Gönderen Konu: SEBZE TOHUMU ÜRETİMİ  (Okunma sayısı 14642 defa)

0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı ayoruk81

  • Genel Moderatör
  • *****
  • İleti : 2366
  • Nerden: DÜZCE
  • Aldığı Teşekkür : 146
  • Cinsiyet : Bay
SEBZE TOHUMU ÜRETİMİ
« : 15 Aralık 2012, 02:52:19 »



1. TOHUMLUK SEBZELERDE ÜRETİM VE BAKIM

       Tohumluk olarak yetiştirilecek sebzelerin üretilmesinde tüketim için yetiştirilen sebzelere göre daha fazla özen gösterilmesi gerekir. Bu nedenle sebze tohumu yetiştiriciliğinde bazı özelliklerin göz önüne alınması gerekir.

       Tohumluk sebzelerde aranılan özellikler
  • Bol mahsul
  • Erkencilik
  • Hızlı büyüme
  • Üniformluk (Eşit büyüme)
  • Bir defada hasat yapılan sebzelerde % 70‟in üzerinde hasada gelme
  • Hastalık ve zararlılara dayanıklılık
  • Yetiştirme mevsimine göre soğuğa ve kuraklığa dayanıklılık
  • Uygun sebzelerde makineli hasada uygunluk
1.1. Sebze Tohumu Üretiminde Çevre Faktörlerinin Etkileri
       Sebze tohumu üretiminde çevre faktörlerinin uygun olması, kaliteli ve ekonomik tohum üretimi için zorunluluk arz etmektedir. Tohum üretim alanı seçilirken bu faktörlerin uygunluğu mutlaka incelenmelidir.

1.1.1. İklim
       Sebzecilikte tohum üretimi amacıyla yapılan yetiştiricilikte, özellikle tohumun olgunluk ve hasat devrelerinde hava neminin düĢük, yağışın az olması; sıcaklığın da sebzelerin özelliğine göre 15 – 25 oC arasında olması gerekmektedir. Sıcaklık, nem ve yağış faktörleri uygun olmayan yerlerde vejetasyon süresi uzun olan sebzelerin tohum üretimi imkânsızdır.
       Tohumculuk yaparken bitkiler normal gelişme periyodu içinde yetiştirilmelidir. Erkencilik ve geççilik tohum kalitesini azaltır. İlk çiçeklerden elde edilen meyve ve tohum miktarı az olur. Tohumculukta üretimde geç kalındığı zaman vejetasyon periyodu uzun olan Akdeniz Bölgesi gibi yerlerde aşırı sıcaktan çiçek tozu canlığını kaybeder ve tohum verimi azalır.
Yetiştirme periyodu kısa olan bölgelerde ise döllenmede sakınca olmasa bile meyvenin olgunlaşma süresi kısa olduğundan tohumun beslenmesi iyi olmaz ve verim azalır.

       Sebze tohumu üretiminde iklim yönünden dikkat edilmesi gereken hususlar:
Sıcaklık
       Sıcaklık; özellikle lahanagiller, havuç, soğan kereviz vb. iki yıllık sebzelerin çiçeklenmesini önemli derecede etkiler. Bu bitkiler, gelişmelerinin belirli bir safhasında belirli bir süre soğuğa maruz kalmazlarsa (vernalizasyona tabi tutulmazlarsa) çiçeklenmez. Ilıman iklim bölgelerinde vernalizasyon doğal olarak meydana gelir. Ancak sıcaklığın yüksek olduğu koşullarda vernalizasyon suni olarak yapılır. Örneğin; Çin lahanası çimlenme safhasında vernalize edilir. Lahana 5 oC de 3-4 hafta tutularak vernalize edilir. Havuçta ise seçilen kökler, dikimden önce 2-5 oC de muhafaza edilerek vernalize edilir.
       Bazı tek yıllık sebzeler de üretim mevsimi boyunca sıcaklıktan etkilenir. Domates, gece sıcaklıkları 15-18 oC‟nin altına düşünce meyve bağlama oranı azalır.
       Aynı şekilde ilkbahar aylarında çiçeklenen birçok kültür bitkisinde de bu devrede anormal soğukların olması, tohum bağlama üzerinde olumsuz olarak etkili olmaktadır.
       Kuzey Avrupa ülkelerinde vejetasyon süresi uzun olan sebzelerde açıkta sebze yetiştiriciliği oldukça zor hatta imkânsızdır. Bundan dolayı bu ülkeler yetiştiriciliği ya tamamen örtü altında ya da Akdeniz Bölgesi ülkeleri ile sözleşmeli olarak yapmaktadır.

Gün uzunluğu
       Sıcaklık ile gün uzunluğu arasında çiçeklenme zamanı, çiçek tipi ve çiçek sayısı üzerinde etki bakımından bir etkileşim bulunmaktadır. Işıklanma süresi ve karanlık periyot süresi, bazı sebzelerin çiçeklenmesi ve meyve bağlanmasında çok önemlidir.
       Kabakgillerde yüksek sıcaklık ve uzun günler erkek çiçek oluşumunu, düşük sıcaklık ve kısa günler dişi çiçek oluşumunu hızlandırır ve sayılarını artırır.
       Yemeklik pancarın çiçeklenmesi için vernalizasyon (soğuklama) sonrası en az 12 saat gün uzunluğu gerekir.
       Kısa gün sebzeleri gün uzunluğuna çok hassastır. Bu tip sebzeler gün uzunluğu süresi isteğinden fazla ise çiçeklenmez.
       Ülkemiz iklimi gün uzunluğu bakımından tohum üretimi için genel olarak uygundur.

Yağış ve nem
       Yağış ve nem; meyve bağlama, tohumların olgunlaşması ve hasadı safhalarında son derece etkili faktörlerdir.
       Meyve bağlama safhasında yağış fazla, nem de yüksek olursa tozlanma olmaz. Ayrıca fazla yağış ve yüksek nem, hastalıkların ortaya çıkması için uygun bir zemin oluşturur. Tohumların kurutulması, hasadı ve ayrılması süresince kurak bir periyot gereklidir.
       Karnabaharda tohum üretimi iklim koşullarına çok bağlıdır. Karnabaharlar, kış sonu veya ilkbahar başında çiçeklenir. Bu zaman diliminde havalar genellikle yağışlı ve sisli olduğundan tozlanma ve döllenme sorun olmaktadır. Tohum kalite ve randımanında düşmeler meydana gelmektedir.

Rüzgâr
       Tozlanma ve tohumların kuruması safhalarında son derece önemlidir. Güçlü rüzgârlar baklaların çatlamasına yol açarak tohum kaybına neden olur.

1.1.2. Toprak
       Sebze tohumu üretiminde daima tınlı topraklar tercih edilir. Ağır karakterli topraklarda vejetasyon süresi uzadığından geç devrede oluşan çiçeklerdeki tohumlar tam olarak olgunlaşamaz.
       Hafif karakterli toprakların su ve besin tutma kapasiteleri iyi olmadığından tohumları iyi besleyemez. Bundan dolayı tohum kalitesi ve üretim önemli düzeyde azalır.

1.1.3. Toprak Nemi ve Sulama
       Gereksiz, gelişigüzel, zamansız ve ihtiyaçtan fazla sulamalar, vegetatif gelişimi teşvik ederek çiçeklenmeyi geciktirir. Çiçek dökülmesine, tohumun geç ve istenilen kalitede olgunlaşmamasına neden olur.
       Sulamanın sebze ve toprak karakterine göre mutlaka ihtiyaç duyulan zamanda ve uygun miktarda yapılması ve özellikle çiçeklenme ve hasat devrelerinde daha kontrollü yapılması gerekmektedir.

1.1.4. Besin Maddeleri ve Gübreleme
       Sebze türünün fizyolojik yapısına uygun bir gelişme gösterebilmesi, yüksek ve kaliteli tohum verim için bitkinin ihtiyaç duyduğu besin maddeleri zamanında yeterli miktarda toprakta bulundurulmalıdır. Tüketim için yapılan yetiştiricilikten farklı olarak gübreleme toprak tahlillerine göre ve her sebze türünün isteğine göre tekniğine uygun olarak yapılmalıdır. Özellikle azotlu gübreler, vegetatif gelişimi teşvik ederek çiçeklenmeyi geciktirir. Çiçek dökülmesine, tohumun geç ve istenilen kalitede olgunlaşmamasına neden olur.
       Makro besin maddeleri yanında mikro elementler de tohum kalitesini ve verimini etkilemektedir.

1.1.5. Hastalık, Zararlı ve Yabancı Otlarla Mücadele
       Hastalıkla, zararlı ve yabancı otlarla mücadele, zamanında ve uygun tedbirlerle yapılmalıdır. Hastalıklar ve zararlılar, hem tohum kalitesi ve verimliliğini etkiler hem de tohumla taşınan hastalıkların yayılmasına katkıda bulunur. Yabancı otlar ise hem kültür bitkisinin tohumları ile birlikte yayılır hem de tohum kalitesini azaltır.

1.1.6. Münavebe
       Bitki fizyolojisi ve ekonomik nedenlerle sebzelerin aynı araziye arka arkaya ekim sıralarını yıllık veya çok yıllık olarak planlayan sisteme “münavebe” denir.
       Toprak yorgunluğu, bitki köklerince salgılanan toksik maddeler ile hastalık ve zararlıların birikmesi münavebeyi zorunlu kılar. Her sebze, fizyolojik yapısına ve kök yapısına göre toprağın farklı derinliklerinden ve farklı besin maddelerinden yararlanır. Monokültür (tek tip) üretimde her yıl aynı besin maddeleri tüketilir. Bu durum, toprak yorgunluğu olarak adlandırılır. Farklı familyalara ait derin, orta ve yüzlek köklü sebzeleri arka arkaya getirmekle besin maddesi azalması, toksik madde ve hastalık ve zararlıların birikmesi faktörleri önlenerek topraktan daha ekonomik yararlanılır.
       Münavebe planı, yetiştirilecek bitkinin türüne ve arazi durumuna göre 2 – 6 yıl arayla uygulanabilir. Sebzelere uygulanacak münavebe planında yer alacak sebzeler, kök derinliklerine göre şu Ģekilde gruplandırılabilir:
       Yüzlek köklü sebzeler: Soğan, sarımsak, pırasa, lahana, karnabahar, marul, kereviz, ıspanak, yemeklik pancar.


Resim 1.1: Bazı orta yüzlek köklü sebzelerin kök yapıları

       Orta derin köklü sebzeler: Hıyar, kavun, karpuz, patlıcan, bezelye, fasulye, bakla, biber.


Fasulye kökü                                  Biber Kökü
Resim 1.2: Bazı orta derin köklü sebzelerin kök yapıları

       Derin köklü sebzeler: Enginar, kuşkonmaz, domates.


Resim 1.3: Derin köklü sebze (kuşkonmaz) kök yapısı

1.2. Sebze Tohumu Üretim Yöntemleri
1.2.1. Tohumdan Tohuma Tohum Üretim Yöntemi

       Bu metot, ticari tohum üretiminde uygulanır. Tohumluk bitkiler ya direk araziye tohum ekilerek ya da fide ile yetiştirilir. Tohum ekim tarihleri, bölgelere ve bitkilerin özel isteklerine göre değişir. Ekim zamanı belirlenirken bazı sebzelerin soğuklama ihtiyaçlarını karşılayacakları, normal çiçeklenme gösterecekleri ve tohumlarını normal olarak olgunlaştıracakları bir zaman seçilir.
       Yıl içinde çeşit özelliği göstermeyen, hastalıklı ve zarar görmüş bitkiler seçilerek araziden uzaklaştırılır. Geriye kalan bitkilere bakım işlemleri yapılır.
       Ekildikleri veya dikildikleri yıl içinde çiçek açarak tohum oluşturan sebzelerden aynı yılın sonunda tohum elde edilir. Ancak ekildiği veya dikildiği yıl tohum oluşturmayan sebzelerde yıl sonunda (kış başlangıcında) başlar veya yumrular araziden sökülmeden yerlerinde bırakılır. Ancak düşük sıcaklıklardan zarar görmemeleri için sıra aralarındaki toprak, sap, saman vb. malzemelerle baş veya yumruların üzeri kümbet şeklinde kapatılır.
İlkbaharda (iklim koşuları uygun hâle geldiğinde) kümbetler açılarak bitkilerin çiçek sapı çıkartmaları sağlanır. Çiçeklenen bitkilere yıl boyunca bakımları yapılır. Tohumlar olgunlaşınca uygun yöntemlerle hasat edilir. Böylece ikinci yılda tohum elde edilmiş olur.

1.2.2. Baştan veya Yumrudan Tohuma Tohum Üretim Yöntemi
       Bu yöntem, genellikle yumru veya baş oluşturan iki yıllık sebzelerden orijinal, elit veya anaç tohum üretiminde uygulanır. Bu yöntemde tohumluk olarak ayrılan başlar veya yumrular sonbaharda donlar başlamadan önce kökleri ile birlikte dikkatlice topraktan çıkarılır. Kum, talaş, yosun vb. materyallerin içinde hendeklenerek ilkbahara kadar muhafaza edilir. ilkbaharda tohumluk başlar, iklim koşulları uygun hâle gelince (sıcaklık 5-10 oC olduğunda) araziye seyrek olarak tekrar dikilir.
       Yerlerine dikilen yumru veya başlar, burada gelişmeye başladıktan bir süre sonra çiçek sapı çıkarır. Çiçek sapı üzerinde açan çiçekler tozlanıp döllendikten sonra tohumlar olgunlaşıncaya kadar yıl boyunca bakımları yapılır. Tohumlar olgunlaşınca uygun yöntemlerle hasat edilir.
       Bu yöntemin tohumdan tohuma yöntemine göre avantajı; tip dışı bitkilerin araziye dikilmeden uzaklaştırılarak bitki popülasyonunun istenilen düzeyde ayarlanabilmesidir. Dezavantajı ise hendekleme ve muhafazanın maliyeti yükseltmesidir.

1.3. Tohumluk Sebzelerin Kontrolü
       Tohum üretimi yapılan çeşide özgü özellikler göstermeyen bitkilerin üretim alanından uzaklaştırılması gerekir. Bu işlemler, bitki gelişiminin değişik aşamalarında yapılır. Bu işleme tohumculukta “negatif seleksiyon safları” denir. Her bitkinin farklı negatif seleksiyon safhası vardır. Bu safhalar; sebzenin gelişim özelliği, meyve ve tohum bağlama özelliği, mevsim özellikleri vb. faktörler dikkate alınarak her sebze için ayrı ayrı belirlenir. Bu safhalarda kontrol edilen özelliklerden farklı özellik gösteren ve istenmeyen bitkiler araziden uzaklaştırılır.

       Sebzelerin familyalarına göre negatif seleksiyon safhaları şu şekildedir:
  • Patlıcangiller familyası sebzelerinde negatif seleksiyon safhaları:
    • Vegetatif gelişme safhası (çiçeklenmeden önce): Bitki gelişimi, çeşidin yaprak özellikleri, bitki yapısı, hastalık ve zararlı durumu kontrol edilir.
    • Çiçeklenme başlangıcı ve ilk meyve gelişim safhası: Birinci safhadaki özellikler tekrar kontrol edilir.
    • Meyve bağlama sonrası: Birinci safhadaki özellikler tekrar kontrol edilir. Bu kontrole ek olarak olgun meyve rengi, şekli, iriliği, uzunluğu vb. kontrol edilir.
    • Hasat sırasında: Meyve tipi, rengi, hastalık ve zararlı durumu ile olgunluk durumu kontrol edilir.
  • Kabakgiller familyası sebzelerinde negatif seleksiyon safhaları:
    • İlk vegetatif geliĢme safhası: Çeşitlerin kollu veya kolsuz olup olmadığı, yaprak tipi, büyüme gücü, hastalık ve zararlı durumu vb. özellikler incelenir.
    • İlk çiçekler açılmadan önce: Birinci safhadaki gözlemlerle birlikte henüz gelişmemiş meyvelerin karakterlerinin doğru olup olmadığı kontrol edilir.
    • İlk meyve bağlama safhası: Meyve karakterlerinin doğru olup olmadığı kontrol edilir.
    • Meyve gelişme safhası: Meyve karakterlerinin doğru olup olmadığı, verimlilik ve erkencilik durumu kontrol edilir.
    • Olgun meyve safhası: Çeşidin karakterine göre olgun meyvenin rengi, şekli, iriliği vb. kontrol edilir.
    • Hasat sırasında: Meyve tipi, şekli, iriliği, hastalık ve zararlı durumu kontrol edilir.
  • Lahanagiller familyası sebzelerinde negatif seleksiyon safhaları:
    • Dikimden sonra: Çeşitlerin genel yapak özellikleri kontrol edilir.
    • Baş bağlamadan veya taç oluşturmadan önce: Çeşitlerin genel yaprak özellikleri, taç oluşturmadan önceki yaprak sayıları vb. kontrol edilir.
    • Baş bağlamadan veya taç oluşturduktan sonra: Çeşitlerin genel baş özellikleri (şekil, irilik, sıkılık vb.) taç rengi, sertliği, şekli ve tacın yaprakla örtülü olup olmadığı ve ıskarta bitkiler kontrol edilir.
    • Gövde uzaması (çiçek sapı oluşması) sırasında: Erken çiçeklenen, çiçek sapı çıkartamayan bitkiler ile yaprak tipi ve gövde özellikleri kontrol edilir.
  • Ispanakgiller familyası sebzelerinde negatif seleksiyon safhaları:
    • Bitki gelişim safhasında: Çeşitlerin genel yaprak şekli, rengi, kök şekli, hastalık ve zararlı durumu kontrol edilir.
    • Çiçeklenmeden önce: Çiçek rozet oluşturmayan, erken çiçeklenen, çeşit özelliği göstermeyen ve erkek bitkiler ile hastalık ve zararlı durumu kontrol edilir.
    • Çiçeklenme safhası: Birinci safhadaki işlemler tekrarlanır.
  • Baklagiller familyası sebzelerinde negatif seleksiyon safhaları:
    • Çiçeklenmeden önce: Bitki yapısı, gelişim gücü, boyu, yan dal sayısı, kanatçıklarda pigment (renk) lekesi olup olmadığı, hastalık ve zararlı durumu kontrol edilir.
    • Çiçeklenme safhasında: Bitki yapısı, gelişimi, çiçek rengi, hastalık ve zararlı durumu kontrol edilir.
    • Bakla oluşumu: Bakla şekli, rengi, uzunluğu vb. özellikler, geç çiçeklenen bitkiler ile hastalık ve zararlı durumu kontrol edilir.
  • Şemsiye çiçekler familyası sebzelerinde negatif seleksiyon safhaları:
    • Birinci yıl bitki gelişim safhası: Yaprak özelliği, (şekli, rengi, uzunluğu vb.) ile hastalık ve zararlı durumu kontrol edilir.
    • Birinci yıl sonunda ve bitkiler söküldüğünde: Bitkilerin gelişim durumu, yaprak özellikleri, kök ve yumru özellikleri ile hastalık ve zararlı durumu kontrol edilir. Ayrıca birinci yıl çiçeklenen bitkiler araziden uzaklaştırılır.
    • İkinci yıl çiçeklenmeden önce: Bitkilerin gelişim durumu ile hastalık ve zararlı durumu kontrol edilir.
  • Zambakgiller familyası sebzelerinde negatif seleksiyon safhaları:
    • Birinci yıl bitki gelişim safhası: Çeşitlerin yaprak ve boş şekli, iriliği, gövde rengi, birinci yıl tohuma kalma olup olmadığı ile hastalık ve zararlı durumu kontrol edilir.
    • İkinci yıl çiçeklenme başlangıcında: Birinci yıl gelişim safhasında kontrol edilen özellikler tekrar incelenir. Ayrıca çiçek özellikleri kontrol edilir.
  • Bileşik çiçekliler familyası sebzelerinde negatif seleksiyon safhaları:
    • Bitki gelişim safhası: Yaprak özelliği, bitki gelişim durumu ile hastalık ve zararlı durumu kontrol edilir.
    • Sapa kalkmadan önce: Bitki geliĢim durumu, hastalık ve zararlı durumu, erken çiçeklenme, çiçek sapı çıkarma, yaprak ve gövde özellikleri kontrol edilir.
    • Çiçeklenme safhası: Çiçek özellikleri ile hastalık ve zararlı durumu kontrol edilir.



Linkback: http://www.bizimbahce.net/forum/sebze-tohumu-uretimi-t14119.0.html


On tane 10 Kuruşun Olacağına, Bir Tane 1 Liran Olsun.(Kıssadan Hisse)


Bizim Bahçe Forum

SEBZE TOHUMU ÜRETİMİ
« : 15 Aralık 2012, 02:52:19 »

Çevrimdışı ayoruk81

  • Genel Moderatör
  • *****
  • İleti : 2366
  • Nerden: DÜZCE
  • Aldığı Teşekkür : 146
  • Cinsiyet : Bay
HİBRİT TOHUM ÜRETİMİ
« Yanıtla #1 : 15 Aralık 2012, 05:56:22 »

2. HİBRİT TOHUM ÜRETİMİ

2.1. Hibrit Tohumun Önemi
       Tohum, bir bitki türünün veya aynı tür içindeki muhtelif türlerden ikisinin gametlerinin birleşmesiyle meydana gelmiş ve o bitkiyi yeniden meydana getirebilecek en küçük canlı parçasıdır. Tohum, tür ve çeşidin özellikleri ile muhafaza süresine göre değişmekle beraber bir süre sonra canlılığını kaybeder.
       Kültür sebzeleri genellikle tohumla çoğaltılır. Yetiştiricilikte başarı, büyük oranda iyi bir çeşit seçimine ve kullanılan tohumun kalitesine bağlıdır. Muhtelif ıslah metotları ile elde edilmiş üstün özelliklere sahip çeşitlerin optimum koşullarda yetiştirilmesi ile hedeflenen başarıyı elde etmek mümkün olabilir. Ancak bu tohumların üretimi, pazar için yetiştiriciliğe göre daha fazla bilgi birikimi, dikkat ve çalışma isteyen bir bilim koludur.
Günümüzde sebze tohumculuğu uluslararası bir sektör hâline gelmiştir. Sebze tohumculuğunda gelişmiş ülkeler her geçen gün yenisini geliştirdikleri değişik sebze türlerine ait F1 hibrit ve standart çeşitlerini dünya piyasasına sunmaktadır.
       Monoik (kabakgiller) ve dioik (ıspanakgiller) çiçek yapısına sahip tüm sebzeler yabancı tozlanma gösterir. Erselik çiçek yapısına sahip sebzelerde üç tip tozlanma görülür.
       % 100 kendine tozlananlar: Baklagiller
       % 100 yabancı tozlananlar: Lahanagiller, zambakgiller
       Çok az yabancı tozlananlar: Patlıcangiller, şemsiye çiçekliler, bileşik çiçekliler

       Özellikle yabancı döllenme oranı yüksek olan sebzelerden alınan tohumlarla yapılan üretimlerde elde edilen ürünler, bir önceki yıl yetiştirilen çeşitlerin özelliğini göstermeyebilir. Bu da ürün kalitesini ve satışını olumsuz yönde etkiler. Bu nedenle çeşitli ıslah yöntemleri ile özelliği her yıl aynı olan çeşitleri yetiştirmek mümkün olmaktadır. İşte bu yöntemlerle elde edilen yeni tohumlara “hibrit tohum” denilmektedir.

2.2. İzolasyon
2.2.1. İzolasyonun Önemi

       Sebzelerde yabancı tozlanmayı gerektiren sebepler:
       Çiçek tozları ile dişi organın aynı anda döllenme çağına gelmemesi
       Erselik - çiçeklerde erkek ve dişi organlar arasındaki seviye farkının olması (Antenler dişi organın seviyesinin biraz daha aşağısındadır.)
       Protandri (dişi organların erkek organlardan önce olgunlaşması)
       Kendine uyuşmazlık
       Erkek organ kısırlığı
       Erselik çiçeklerde tozlanmanın çiçekler açılmadan veya açılmanın değişik aşamalarında meydana gelmesi

       Yabancı tozlanmaya karşı alınacak tedbirler:
       Tozlanmada en önemli rolü oynayan arıların uçuş özellikleri ve hava şartları dikkate alınarak gerekli izolasyon tedbirlerinin zamanında ve yeteri kadar alınması gerekir.
       Yağış çiçek tozlarının yıkanması veya dişicik tepesindeki şekerli sıvının kurumasına neden olur. Bu nedenle fazla yağış alan bölgelerde tohum üretimi yapılmamalıdır.
       Özellikle hıyarda, tozlanma ve döllenmeye gerek olmadan yetiştirilen partenokarp çeşitlerde, gerekli izolasyon tedbirlerinin alınması zorunludur. Aksi takdirde çekirdeksiz karakterde olan meyvelerde çekirdek oluşacağından hem pazar değerini kaybetmekte hem de tohumculuk firmalarına güven azalmaktadır. Bunlarda tozlanmayı önlemek amacıyla özellikle seralarda birden fazla çeşitle yapılan yetiştirme çalışmalarında içeriye arı ve tozlayıcı çeşitlerin girmesine engel olmak için kapı ve havalandırma pencerelerinin açıklıkları kapatılmalıdır. Bunun yanında bitkiler üzerinde oluşacak erkek çiçekler de koparılmalıdır.

2.2.2. İzolasyon Yöntemleri
       Islah ve tohum üretimi çalıĢmalarında yabancı tozlanmaya karĢı alınacak tedbirler:

Mesafe izolasyonu
       Yabancı tozlanma ve döllenmeye karşı en garantili sistem, kapalı izolasyon sistemi olmasına rağmen geniş çapta yapılan tohum üretimlerinde bu yöntem pratik bakımdan oldukça güç hatta imkânsızdır. Geniş çapta yapılan tohum üretimlerinde genellikle mesafe izolasyonu uygulanmaktadır. Çeşitler arasındaki bırakılması gerekli mesafe çeşit özelliği, çevre faktörleri ve yabancı tozlanmaya yardım edebilecek arı ve böceklerin varlığına ve araştırıcılara göre değişmektedir.
       İzolasyon mesafesi yabancı tozlamalılarda kendine tozlamalılardan daha fazla tutulmaktadır. Yani izolasyon mesafesi arttıkça sebzenin yabancı tozlamalı olduğu, azaldıkça ise kendine tozlamalı olduğu anlaşılır.

       Bazı sebzelerde uygulanması gerekli izolasyon mesafeleri :



Kapalı izolasyon
       Yabancı tozlama ve döllemeye karĢı en garantili sistem kapalı izolasyon sistemidir. Bu sistemde bitki üzerinde izole edilecek kısımların özelliklerine ve miktarlarına göre değiĢik vasıtalardan yararlanılmaktadır. Ġki tip kapalı izolasyon yöntemi vardır:

       • Çiçek ve salkım izolasyonu
       Çiçek veya salkım izolasyonu araştırma kuruluşlarının yürütülen ıslah çalışmalarında, elit veya orijinal tohumlukların çoğaltılmasında, F1 hibrit tohum üretiminde kullanılır. Sertifikalı tohum üretiminde de diğer şartların sağlanamadığı durumlarda çiçek veya salkım izolasyonu uygulanabilir.
       Üzerinde çalışılacak çiçek veya salkım, parşömen kağıdından hazırlanmış bağlama yerleri büzgülü kese içine alınır. Keselerin içinde bulunan çiçek veya salkımın havalanması için çok ince iğnenin ucu ile delikler açılır. Bu delikler, hiçbir böceğin ve çiçek tozunun giremeyeceği küçüklükte olmalıdır.
       
       • Bitki izolasyonu
       Elit ya da orijinal tohumların çoğaltılmasında ve F1 hibrit tohum üretiminde kullanılır. Kabakgillerde mutlaka emasculasyon (erkek organ kesimi) yapılmalıdır.
       Bazı durumlarda bütün bir bitki izole edilerek çalışmalar bu bitkiler üzerinde yapılır. Bunun için çiçeklenmeden önce uygun büyüklükte tahta veya demirlerden hazırlanmış iskelet üzerine çok ince tülbent veya çok sık delikli tel geçirilerek hazırlanan koruyucular bitki üzerine kapatılır. Örtünün toprağa temas eden kısımlarında herhangi bir böcek veya çiçek tozu girişinin olması gerekir. Çiçeklerde döllenme olayının sona erdiği tespit edildikten sonra izolasyon iskelet ve örtüleri kaldırılabilir.


Resim 2.1: Bitki izolasyonu

       • Bitki grubu izolasyonu
       Bu amaçla çalışmanın önemine göre çok ince kafes veya plastik materyalden yapılmış küçük evcikler, cam seralar kullanılır. Kapı ve havalandırma pencereleri tülbent veya ince delikli tel ile kapatılır. Tozlayıcı böcek ve arılar tekniğine uygun olarak bu yapılar içine bırakılabilir.

Zaman izolasyonu
       Ispanak, soğan, marul vb. bazı sebzelerde zaman izolasyonu yapmak mümkün değildir. Çünkü bunlar uzun gün bitkisi olduğundan hemen tohuma kalkar.
       Bitkiler farklı zamanlarda dikilerek faklı zaman çiçek açmaları sağlanabilir. Bunların ilk çiçeklerinden tohum alınır.
       Sürekli çiçeklenen sebzelerde (domates, biber, patlıcan vb.) zaman izolasyonu yapmak zordur. Ancak bunlarda zaman izolasyonu yapılacaksa diğerlerini etiketleyerek uç alarak farklı zamanlarda çiçek açtırılabilir.

Çit izolasyonu
       Rüzgârla tozlanan sebzelerin (ıspanak, marul, maydanoz vb.) tohumluk parsellerinin çevresinde mısır gibi boylanan bitkiler, çit olarak yetiĢtirilerek yabancı tozlanma engellenebilir. Ancak tohumluk parseller küçük tutulmalıdır.

2.3. Hibrit Tohum Üretimi
       İki farklı saf hattın birbirleriyle melezlenmesinden elde edilen yavru döl (hibrid) melez olarak adlandırılır.

Hibrid tohum elde edilirken izlenen yollar şunlardır:
       İntrodüksiyon (materyal toplanması)
       Bitki ıslahında ilk adım, ıslah için gerekli olan materyalin toplanmasıdır. Materyal toplamada önemli olan husus, toplanan materyalin bulunan yerin çevre koşullarına benzer yerlerden (yurtiçi yada yurtdışı) sağlanmış olmasıdır.
       İntrodüksiyon yolu ile materyal toplamanın amaçları şunlardır:
       • Yurdun herhangi bir bölgesinde yetiştirilmekte olan üstün bir çeşidi arayıp bularak diğer bölgelere de yayılmasını sağlamak
       • Diğer ülkelerde yetiştirilen çeşitler arasında ıslahçının çalıştığı ekolojiye uygun, üstün vasıflı çeşitleri arayıp bulmak ve bunların üretilmelerini sağlamak
       • Yerli ve yabancı materyal içinden belli karakterler bakımından üstün olan çeşit veya tipler seçip bunları doğrudan doğruya üretime almak veya melezlemelerde anaç olarak kullanmak

       Seleksiyon (seçme)
       • Teksel seçme (saf hat seleksiyonu)
       Teksel seçme, popülasyondan (bitki topluluğu) tek bitkilerin seçilmesine ve tek bitkilerin yavru döllerinin kontrolü temeline dayanır. Teksel seçme ile ortaya çıkan çeşit, bir bitkinin kendine döllenmesi ile meydana gelen döllerin çoğalması ile elde edilmiştir. Bu nedenle böyle bitkilere “saf hat çeşidi” denir.
       Doğada uzun yıllar kendi hâlinde yetişmiş olan bitki popülasyonları (yerli çeşitler) seleksiyon için büyük değer taşımaktadır. Çünkü bunlar tarımsal, patolojik ve kalite karakterleri yönünden farklı genotipli (özellikli) saf hatlardan oluşur. Bu gibi yerli çeşitler, yeni ıslah çeşitleri ile yer değiştirdikçe giderek ortadan kalkmakta ve asırların seleksiyonu ile ortaya çıkmış genotipler kaybolma tehlikesiyle karşılaşmaktadır. Bu nedenle yerli materyalin toplanması ve korunması önemli bir sorundur.
       Teksel seçmenin uygulanması aşağıda özetlenmiştir. Pratikteki ıslahçı, kendi şart ve amaçlarına göre değişiklikler yapabilir.
       1. yıl: Popülasyon içinden (karışık bir çeşit veya açılım gösteren melez materyal) 200 – 1000 kadar bitki seçilir. Bunlara “elit bitkiler” denir.
       2. yıl: Seçilen her bitki ayrı sıra yada ocaklara ekilir. Bütün yetişme süresince yapılan gözlemlere göre üstünlük gösteren sıralar seçilir ve her sıra ayrı hasat edilir. Her sıradan elde edilen tohum yeni bir deneme hattıdır.
       3. yıl: Seçilen hatlar, tekrarlamalı (genellikle üç tekrarlamalı ) gözlem ve mikro verim denemelerine alınır. Gözlemler ve verim sonucuna göre en üstün görünen hatlar seçilir.
       4 – 7. yıl: Tekrarlamalı denemelere devam edilir. Verin denemelerine paralel olarak gerekirse hastalıklara dayanma gibi özel denemelerde yürütülür. Bu denemelerde tekrarlama sayısı genellikle 4, parsel büyüklüğü ise ürünün çeşidi ve arazi durumuna göre 5 – 10 m2 olabilir. Verim denemeleri sırasında ürünün gelişme devrelerinde yine gözlemler yapılır. Bunlar kışa-kurağa dayanma, hastalıklara dayanma vb. gözlemlerdir.
       8. yıl: Deneme sonuçlarına göre en üstün ve ümit veren bir veya birkaç çeşit seçilir. Seçilen bu çeşitler genellikle üç yıl denendikten sonra tescil edilir ve yeni bir çeşit olarak çiftçiye dağıtılır. Böylece başlangıçtan çiftçiye dağıtılma safhasına kadar 11 – 12 yıl kadar zaman alır.

       • Toptan seçme (mass seleksiyon)
       Fenotipik (dış görünüşleri) olarak birbirlerine benzeyen bitkilerin seçilip birlikte harman edilerek tohumlarının karıştırılmasına “toptan seçme” denir. Toptan seçme ile elde edilen çeşitler; renk, olgunlaşma zamanı gibi gözle görülebilen karakterler bakımından oldukça saftır. Verim ve kalite gibi karakterler bakımından farklı hatları (genotipleri) içerebilir.
       Toptan seçmede bitkiler, fenotip (dış görünüş) esasına göre seçilir. Hasat edilen tohumlar döl kontrolü yapılmaksızın karıştırılır. Amaç, popülasyonda mevcut ve üstün genotipleri seçerek populasyonun genel düzeyini yükseltmektir.

       Toptan seçme yönteminin uygulama prensipleri genel hatları ile aşağıda açıklanmıştır:
       1. yıl: Populasyon içinden birbirine benzeyen ve arzulanan tipte birkaç yüz bitki seçilir, harman edilerek tohumları karıştırılır.
       2. yıl: Seçilen bitkilerin tohumları, bölgenin standart çeşitleriyle karşılaştırmalı ön verim (mikro verim) denemelerine alınır. Toptan seçme eski ve karışık bir çeşidin saflaştırılması amacıyla yapılıyorsa bu eski çeşit de kontrol olarak denemede bulundurulur. Çeşitlerin bitki boyu, yatma, erkencilik, kışa dayanma gibi karakterleri yönünden gözlemler yapılır. Kalite ve verimleri de saptanır.
       3-6. yıl: Standart çeşitlerle karşılaştırmalı verim ve adaptasyon denemelerine devam edilir.
       7. yıl: Önceki yıllar denemelerinde yeni çeşit üstün durum gösteriyorsa tohum üretimine başlanır ve çiftçiye dağıtılır.
       Bitkilerin içinde yetiştiği çevre koşulları, onların gelişmesi ve saflığı üzerinde etkilidir. Bu nedenle fenotipe göre yapılan toptan seçmede üstün görünüşlerinin genotipten mi yoksa çevre koşullarından ileri gelen bir durum mu olduğunu bilmek olanaksızdır. Bu nedenlerle kendine döllenen bitkilerde toptan seçme yöntemi, teksel seçme yöntemine göre daha az kullanılır. Toptan seçme daha çok karışık çeşitlerin saflaştırılmasında ve çeşitli kuruluşlar tarafından dağıtımı yapılan tohumlukların saf tohumluğunu koruyabilmek amacıyla kullanılır.




Bizim Bahçe Forum

HİBRİT TOHUM ÜRETİMİ
« Yanıtla #1 : 15 Aralık 2012, 05:56:22 »

Çevrimdışı ayoruk81

  • Genel Moderatör
  • *****
  • İleti : 2366
  • Nerden: DÜZCE
  • Aldığı Teşekkür : 146
  • Cinsiyet : Bay
TOHUMLARIN ÇIKARILMASI VE MUHAFAZASI
« Yanıtla #2 : 15 Aralık 2012, 08:46:45 »
Melezleme
       Kendini dölleyen bitkilerde uygulanan melezleme ıslah yöntemi, iki çeşidi birbiriyle melezleyip elde edilen anaçlarda arzu edilen karakterlerini taşıyan bitkileri seçme temeline dayanır. Amaç değişik anaçlarda bulunan karakterleri aynı bitki üzerinde toplamaktır.
       Ana ve baba karakterlerini bir bitki üzerinde toplamanın yanında verim, kışa dayanma, erkencilik vb. gibi karakterleri bakımından anaçlardan daha üstün genotipler elde edilmesi de mümkün olabilir.
       Ticari melez tohum üretimi şu şartlara bağlıdır:
       • Tohumların meydana geldiği ebeveyn çiçek tozu meydana getirmemelidir.
       • Çiçek tozu hazır olarak baba çeşitten kolayca transfer edilebilmelidir.
       • Ebeveyn olarak oldukça homozigot (saf) hatlar kullanılmalıdır.

       Melezleme ıslahı yönteminde ıslah amaçlarına göre anaç seçilir. Melezlemede kullanılacak anaçlar, aynı türden olabileceği gibi farklı türlerden de seçilebilir. Ancak yeni çeşidin yörede kullanılan eski çeşidin yerini alacağı çeşitten verim ve adaptasyon bakımından üstün olması gerektiği dikkate alınarak melezlemede kullanılacak anaçlardan biri seçilmelidir. Diğer anaç ise ilk anaçtaki zayıf özellik veya özellikleri tamamlayıcı niteliğe sahip olmalıdır. Bu melezlemeden istenilen karakterleri taşıyan bitkiler elde edilemezse üçüncü, gerekirse dördüncü bir anaç da melezlemeye katılabilir.
       Seçilen anaçlar, farklı zamanlarda ekilerek melezleme süresince çiçekli olması sağlanmaya çalışılır. Bu amaçla geççi olan anaç daha erken, diğer anaç ise daha geç ekilir. Eş zamanlı çiçeklenmeyi sağlamak için her anaç 3- 4 farklı tarihte de ekilebilir.
       İstenilen sayıda F1 tohumluğu elde etmek amacıyla anaç olarak kullanılacak bitkilerde yeterli sayıda salkım kısırlaştırılır. Ana olarak kullanılacak bitkiden çiçek tozu keselerinin (anterlerin) koparılıp uzaklaştırılması işlemine “emasculasyon” denir. Emasculasyonun ne zaman yapılacağı üzerinde çalışılan bitkilerin çiçek yapısı ve döllenme biyolojisine bağlıdır. Genel prensip, ana bitkinin erkek organlarının çiçek tozlarını dökmeden koparılması ve dişi organın canlılığını kaybetmeden tozlanmanın yapılmasıdır. Bu işlem sırasında anterlerin yeşilimsi ve fazla gelişmemiş olması; yapılan işlemin doğru ve güvenilir olması açısından önemlidir. Emasculasyon işlemi özellikle hava sıcaklığı yüksek ise öğleden önce yapılmalıdır. Kısırlaştırılmış salkım, kâğıt ya da bez torba ile dışarıdan gelebilecek çiçek tozlarına karşı korunur. Bu amaçla tül ile kaplı izolasyon kafesi de kullanılabilir. Kısırlaştırılmış salkımlar etiketle belirlenir. Etiket üzerine ana bitkinin çeşidi ve kısırlaştırılma tarihi yazılır.


Resim 2.2: Çiçekteki erkek organların koparılması (emasculasyon)

       Kısırlaştırılma işleminden 1–3 gün sonra tepecik (stigma) çiçek kabul etme olgunluğuna gelince baba olarak seçilen bitkilerden alınan çiçek tozları ile tozlanır. Tekrar kese kâğıdı vb. ile izole edilir. Salkıma bağlı etikete baba olarak kullanılan çeşidin adı ve tozlanma tarihi yazılır.
       Çiçek tozu, dişicik tepesine konulduktan sonra bazen canlılığını kaybettiği için çimlenip çim borusu meydana getiremeyebilir. Bu durumda çiçek tozlarının canlı olup olmadığını tespit etmek gerekir. Çiçek tozunun cansızlığı bazen çıplak gözle bile belirlenebilir. Ancak çoğu zaman çıplak gözle belirlenemez. Özelikle ilkbaharda çimlenmede son donlar, önemli zararlar meydana getirir.
       Çiçek tozlarının canlılığının tespitinde bazı kimyasal maddeler kullanılır. Bu kimyasal maddeler çiçek tozlarını boyar. Kimyasallar renksizdir. Bu amaçla kullanılan kimyasallardan bazıları TTC (Triphenly Tetrazolium Chloride), FDA (Fluorescein diacetate), safranin (Gliserin) dir. Lamın üzerine bir damla damlatılır. Bunun üzerine çiçek tozu fırça ile serpiştirilir ve lamel kapatılır. 7-8 saat sonra canlı çiçek tozları kırmızı ve tonlarına boyanır. Mikroskop ile sayımı yapılır. Cansızlar hiç boyanmaz. Yarı canlılar açık kırmızı renk alır. Mikroskop altında belirli bölgeler seçilir. Genellikle üç ayrı alan seçilir. Renkli ve diğer çiçek tozları sayılır. Üç bölge sayılır ve ortalaması alınır. Canlılığın %50‟nin üzerinde olması istenir.
       Örneğin; toplam 100 adet çiçek tozundan 45 adedi kırmızı, 20 adedi açık kırmızı ve 35 adedi de beyaz olursa bu çiçek testinin sonucu çiçek tozlarının %45‟i canlı, %20 yarı canlı ve %35‟i ise ölüdür.
       Geri melezleme yöntemi, aslında üstün olan bir çeşidin yetersiz olan bir veya birkaç karakterini tamamlama amacıyla kullanılır. Yöntemin planlanması oldukça basittir. Anaçların seçimi önemlidir. Anaçlardan birinin bölgeye adapte olmuş verimli bir çeşit, diğerinin de birinci çeşitte bulunmayan üstün karakteri taşıyan bir çeşit olması gerekir. Bu iki çeşit arasında melezleme yapıldıktan sonra meydana gelen F1, bölgenin standart çeşidi olan birinci anaçla yeniden melezlenir ve bu işlem birkaç kez tekrarlanır. Her melezlemeden sonra ortaya çıkan bitkiler arasından ikinci çeşidin üstün karakterlerini taşıyan bitkiler seçilir ve birinci çeşitle geriye melezlenir. Böylece yalnız aktarılması arzulanan karakteri taşıyan bitkiler geri melezlemede kullanılır. Buna “tekrarlanan (recurrent) anaç” denir. Diğer anaç ise yalnız bir kez melezlemeye girmiş ve aktarılması istenen karakterlerini vermiştir. Buna da “verici (donör) anaç” denir.
       Geri melezleme standart çeşidin bütün karakterleriyle birlikte ikinci anacın üstün karakterini de taşıyan çeşit elde edilinceye kadar sürdürülür. Geri melezleme bir çeşit kendileme sayılabilir. Her geriye melezleme sonunda standart çeşidin özellikleri (genleri) artarak çoğalır. Her geriye melezlemede tekrarlanan anaçtan genlerin yarısı geldiğinden donör (verici) çeşidin genleri %50 azalır. Geri melezleme sayısı ıslahçının görüşüne ve aktarılacak karakterin kalıtım özelliğine göre 1-8 arasında değişir. Eğer aktarılması istenen karakterin kalıtımı basit ve melezlerde kolayca görülebilen dominant bir karakter ise geri melezleme yöntemi daha kolay ve başarılı olur.
       Melezlerin anaçlarından daha üstün olması genel bir özellik olup buna “melez azmanlığı (heterosis)” denir. Melez çeşit; sözcük olarak değişik kendilenmiş hatlar, klonlar veya popülasyonlar arasında gerçekleşmiş melezlerin F1 döllerini ifade eder. Heterosisten yararlanmak için F1 tohumluğun kullanılması gerekir. En çok kullanılan melez çeşit, iki veya daha fazla kendilenmiş hattan elde edilen çeşitlerdir. Günümüzdeki uygulama, kendilenmiş hatların elde edilmesi ve bunlar arasında uygun melezlerin yapılması şeklindedir. Bu nedenle melez çeşidi verecek kendilenmiş hatlar ve bunların elde edilmesi çok önemlidir.




Resim 2.3: Hibrit tohum üretim şeması


3. TOHUMLARIN ÇIKARILMASI VE MUHAFAZASI

3.1. Sebzelerde Tohum Çıkarma Yöntemleri
3.1.1. Tohumluk Sebzelerin Hasat Zamanları

       Domates, biber, patlıcan, kavun, karpuz, hıyar, kabak sebzelerinin tohumluk bitkileri yenilen kısımlarının hasadından çok daha sonraya bırakılır. Tohumluk sebzelerin hasadı meyvenin durumuna bakılarak anlaşılabilir. Domates meyveleri yumuşar ve buruşur, patlıcan meyveleri irileşerek renkleri solgunlaşır, hıyar ve kabak meyveleri tamamen irileşir ve gerçek renklerini kaybeder.
       Fasulye, bezelye, bakla, lahana, karnabahar, havuç, turp vb. sebzelerde tohumların içinde bulunduğu baklalar tamamen kurur.
       Soğan, pırasa, havuç, marul vb. sebzelerde tohumların içinde bulunduğu kapsüller tamamen kurur.
       Ancak baklaları ve kapsülleri bulunan sebzelerde hasat işlemi geciktiğinde tohumların içinde bulunduğu kapsüller çatlar ve dökülür. Bu nedenle hasat zamanı geciktirilmemelidir.

3.1.2. Tohum Hasat Yöntemleri
Elle hasat
       Tohumluk sebzelerin hasadı, küçük işletmelerde ve ıslah çalışmalarının ilk kademelerinde elle yapılır. Geniş çapta tohum üretiminde elle hasat zor ve maliyeti yüksek bir yöntemdir. Ancak bu yöntemde istenmeyen tip dışı bitkilerin tespit edilmesi hususunda daha dikkatli ve titizlikle hasat yapma imkânı bulunmaktadır.


Resim 3.1: Elle domates hasadı

Makine ile hasat
       Geniş çapta üretim yapan büyük işletmelerde maliyetleri düşürmek amacıyla sebze türüne uygun hasat makineleri ile hasat yapılmaktadır. Bu yöntemin sakıncası, tohumluk özelliği olmayan meyve ve bitkileri seçme imkânının olmamasıdır. Hasat öncesi tip dışı bitkiler ve tohumluk özelliği olmayan meyveler toplanarak bu sakınca en aza indirilebilir.


Resim 3.2: Makine ile domates hasadı

3.1.3. Tohum Ayırma Yöntemleri
3.1.3.1. Kuru Tohum Ayırma

       Fasulye, bezelye, bakla, havuç, kereviz, lahanagiller, maydanoz vb. sebzelerde tohumlar, kuru ayırma yöntemiyle ayrılabilir. Tohumlar, bakla veya çiçek demetleri tamamen kuruduktan sonra özel makineler, bakla veya çiçek demetleri beton zemine serilerek üzerinde ağır aletler gezdirilerek veya bir bez ya da sopa ile yavaş yavaş vurularak bakla ve çiçek demetlerinden ayrılabilir.


Fasulye                                                        Bakla


Marul                                                                Turp


Havuç                                                             Dereotu
Resim 3.3: Kuru tohum ayırmaya uygun bazı sebzeler


Resim 3.4: El ile kuru tohum ayırma

3.1.3.2. Yıkayarak Tohum Ayırma
       Domates, patlıcan, hıyar, kabak, kavun, karpuz vb. sebzelerde meyve içinde kısmen yaş ve yapışkan hâlde bulunan tohumlar, değişik yöntemlerle yıkanarak ayrılmaktadır. Bu yöntemler:
  • Tohumlar su altında ve bir eleğin üzerinde elle ovuşturularak meyve etlerinden ayırt edilir.
  • Önceden parçalanan meyveler, içi su dolu kap içine atılır ve meyvelerin etli kısımları seçilerek alınır. Bir süre sonra dolgun ve sağlam tohumlar su kabının dibine çökerken hafif ve kalitesiz tohumlar suyun üzerine çıkar. Suyun üzerine çıkan tohumlar atılır.
  • Meyve suyu fabrikaları, domates gibi meyve suyu tüketilen sebzelerin suyundan yararlanmak amacıyla uygun makineler geliştirmiştir. Bu makineler ile tohumlar meyvelerinden ayrılırken etli kısımlar meyve suyu olarak değerlendirilir. Bu makineler, meyveleri özel bıçaklarla parçalar ve içlerinden ayrılan tohumlu kısımlar, içinde su akan bir kanala boĢalır. Buradan da yumuşak fırçalarla otomatik olarak temizlenir.
       Yıkama ile tohum ayırma ne kadar dikkatli yapılırsa yapılsın tohum üzerine genellikle yapışkanımsı bir sıvı tabaka (müsilaj) kalır. Bu tabakada bulunan engelleyici maddeler, tohumun çimlenmesini engeller. Ayrıca tohumlar birbirlerine yapışarak topraklaşır. Bu duruma dikkat etmek gerekir.
       Yıkanan tohumlar, kesinlikle güneşte kurutulmamalıdır. Fazla su kaybı ve güneş ışınları tohuma zarar verir. Kurutma işlemi, gölgede veya kurutma odalarında yapılmalıdır.




Hıyar
Resim 3.5: Yıkanarak tohumu çıkarılan bazı sebzeler

3.1.3.3. Fermantasyon ile Tohum Ayırma
       Domates, patlıcan ve hıyar gibi sebzelerin meyveleri parçalanarak tohumlu etli kısımları; fıçı, tekne, kova, plastik bidon veya su dolu bir kap içine doldurulur. Fermantasyonun her yerde eşit olması ve tohumların kararmaması için zaman zaman karıştırılır.
       Sebzenin özelliğine göre 22-27 oC‟de 1-2 gün, 15-22 oC ortam sıcaklığında 2-4 gün
sonra fermantasyon tamamlanır. Böylece bazı mantar ve bakteriler de ölür.
       Fermantasyon süresine özellikle dikkat edilmelidir. Çünkü fermantasyonun gerekli olan süreden daha uzun olması durumunda tohumlarda kararma ve çimlenme oranında düşme meydana gelir.
       Fermantasyon tamamlanınca yüzeye çıkan hafif tohumlar atılır ve kalan kısımlar elekten geçirilerek yıkanır. Gölgede, kurutma odalarında ya da sıcak hava üflemeli makinelerle kurutulur.

3.1.3.4. Kimyasal Maddelerle Tohum Ayırma
       Hıyar, domates ve diğer bazı sebzelerin tohumlarının ayrılmasında hidroklorik asit, sodyum karbonat, sülfürik asit, amonyak vb. kimyasal maddeler kullanılır.

Hidroklorik asit ile tohum ayırma
       Büyük işletmelerde ticari düzeyde tohum elde etmede kullanılır. Tohumlar, çok parlak ve iri görünüşlü olur.
Örneğin; domates meyveleri parçalanarak fermantasyona bırakılır. 10 litre domates pulpu (parçalanmış eti ve tohumu karışık domates) için 567 mƖ hidroklorik asit ilave edilir. Tohumların kararmaması için pulp karıştırılır. 30 dk. sonra tohumlar elekten geçirilir, yıkanır ve kurutulur.
       Hıyarda ise 100 kg meyve için 750 g hidroklorik asit ilave edilir ve tohumların karamaması için pulp karıştırılır. Asit uygulamasından 15-20 dk. sonra tohumlar iyice yıkanır ve kurutulur.

       Asitle tohum ayırmanın avantajları şöyle sıralanabilir:
  • Tohumlar 1 günde ayrıldığından işçilikten tasarruf sağlanır.
  • Yüksek ve düşük sıcaklık farklarından etkilenmez.
  • Elde edilen tohumlar arasından renk bakımından arzu edilmeyenler kolaylıkla elenir.
  • Tohumlar, meyve eti parçası veya müsilaj (tohum üzerinde yapışık hâlde bulunan geçirimsiz ince tabaka) kalmadığı için birbirine yapışmaz ve çimlenme yüzdesi düşmez.
  • Virüs, bakteri ve mantarlar inaktif (çalışamaz) hâle getirilir.
Sodyum karbonat ile tohum ayırma
       %10‟luk sodyum karbonat (çamaşır sodası) başka bir kapta parçalanan domates pulpu ile eşit oranda karıştırılır. Bir süre fermantasyona bırakılır. Fermantasyon süresi 1-2 gündür. Bu yöntemde tohumlarda kararma olduğu için ticari düzeyde kullanılmaz. Kararma, tohumun canlılığını ve genetik yapısını etkilemez. Tohumun sadece görünüşü ve rengi bozulur. Bu yöntem, genellikle ıslahçılar tarafından ebeveyn (ana-baba) hatlarını ve ıslah materyallerini korumak amacıyla kullanılır.

3.2. Tohumların Kurutulması
       Muhafaza edilecek tohumların kuru olması gerekir. Bu, son derece önemlidir. Ayrıca tohumlarda yaralanmalar olmamalıdır. Tohum muhafazasına daha hasat devresinden itibaren itina göstermek gerekir.
       Hasat ve harman işlerinde mekanik olarak yaralanmış tohumların su alması daha kolaydır. Ayrıca bu gibi tohumlarda mantar ve bakteriler bu yaralardan kolaylıkla girerek tohumu hastalandırabilir.
       Hasattan sonra sebze tohumlarının içerdiği su miktarı genellikle % 16-20 arasındadır. Bu rakam yüksek bir rakamdır. Bu tohumlar, ikinci ekim zamanına kadar dayanamaz. Bunun için bu tohumların kurutulması gerekir. Kurutmanın derecesi muhafaza edilmek istenen süreye bağlıdır. Birkaç aylık muhafaza için tohumlardaki nem (su miktarının) % 4-8‟in altında olmalıdır. 2-3 yıllık muhafaza söz konusu ise o zaman tohumlardaki su miktarı daha yüksek tutulabilir.
Değişik muhafaza sıcaklıklarında muhafaza edilecek sebze tohumlarında bulunması gereken nem miktarları aşağıda verilmiştir. Muhafaza sıcaklığı yükseldikçe tohumda bulunması gerekli nem miktarı düşer.


Tablo 3.1: Bazı sebzelerde belli sıcaklıklarda bulunması gereken nem miktarları
       Yukarıda belirtilen nem miktarındaki muhafaza süresinin uzun olmayışı, sadece solunumla ilgili değildir. Bu nem miktarında bakteri ve mantarların da iyi bir gelişme ortamı bulabildikleri göz önünde tutulmalıdır. Nem miktarı yukarıda belirtilen rakamların üstüne çıktığı zaman çimlenme yeteneği kısa zamanda kaybolmaktadır. Örneğin; %16 oranında nem ihtiva eden fasulye tohumları 27 0C„de çimlenme yeteneklerini ticari anlamda 40 gün içinde kaybeder. Aynı şartlarda fakat % 12 oranında nem ihtiva eden fasulye tohumları ise çimlenme kabiliyetlerini 180-200 gün muhafaza edebilir. Genel bir kural olarak tohumdaki nemin %1 oranında düşürülmesinin tohumun ömrünü iki misli uzattığı tespit edilmiştir.
       Bakla veya meyveler içinden çıkarılan tohumlar, muhafazaya alınmadan önce ya ince tabakalar hâlinde serilerek gölgede ya da torba veya çuval gibi uygun ambalaj içinde sıcak hava (30-35 0C) ayarlı özel kurutma odalarında kurutulmalıdır.
       Tohumların kurutulması için direkt toprak yüzeyinden ziyade yüksekçe yerler seçilmelidir. Tohumlar, kurutulacak yerin döşemesi üzerine konan tahta veya bez örtüler üzerine 10 cm kalınlıkta serilmeli ve sık sık elle veya kürekle aktarılmalıdır. Kurutma yapılan yerlerin de kuru olması gerekir. Bu yerlerin kapı ve pencereleri özellikle yağışlı havalarda sıkıca kapatılabilmelidir. Bu suretle nemli havanın içeri girmesi önlenmiş olur. Ayrıca kurutma yerine kuşların ve farelerin girmesine karşı da tedbir alınmalıdır. Bu maksatla pencere ve kapılar tellenmelidir. Güneşli havalarda ise kapı ve pencereler tamamen açılmalıdır.
       Tohumlar iyice kurumadan asla çuvallara doldurulmamalıdır. Zorunlu hâllerde çuvalların ağzı açık bırakılmalıdır.
       Tohumlar için ayrıca sıcak hava veren aletlerden de yararlanılabilir. Kurutmada sıcaklık, tohumun nemine göre ayarlanmalıdır. Nemli tohumlar için 30 0C ve nispeten kuru tohumlar için 50 0C sıcaklık yeterlidir. Kurutmada sıcak hava devamlı değil azar azar aralıklı olarak verilmelidir.
« Son Düzenleme: 15 Aralık 2012, 08:49:13 Gönderen: ayoruk81 »


Çevrimdışı ayoruk81

  • Genel Moderatör
  • *****
  • İleti : 2366
  • Nerden: DÜZCE
  • Aldığı Teşekkür : 146
  • Cinsiyet : Bay
TOHUMLARIN ÇIKARILMASI VE MUHAFAZASI
« Yanıtla #3 : 15 Aralık 2012, 11:43:53 »






Soğan tohumu                                      İlaçlanmış sebze tohumları
Resim 3.6: Kurutularak ilaçlanmış ve ambalajlanmaya hazır bazı sebze tohumları

3.3. Tohumların Ambalajlanması (Paketlenmesi)
       Sebze üreticilerinin çoğu tohumlarını bizzat elde etmektedirler. Tohumlar temizlenip kurutulduktan sonra muhafaza edilmek üzere değişik tipte materyalden yapılmış torbaların içine konmaktadır.
       Paketleme yapılmadan da tohumlar muhafaza edilebilir. Ancak ne kadar iyi şartlarda muhafaza edilirse edilsin tohumlar, havanın nemini alma kabiliyetleri dolayısıyla muhafaza yerinden çıkarıldıktan sonra hemen ekilmezlerse çimlenme yeteneklerini hemen kaybetme durumundadır. Bu durum tohumların uzak yerlere gönderilmesinde daha belirgin olarak etkisini göstermektedir. İşte bu nedenledir ki tohumların muhafaza yerinden çıktıktan sonra ekim zamanına kadar korunması gerekmektedir. Paketleme, bu koruma görevini yapması bakımından birinci derecede önem kazanmaktadır.
Tohum paketlemesinde kullanılan materyalin su buharını geçirmeyen cinsten olması gerekir. Bu nedenle su buharını geçirmeyen materyaller üzerinde yoğun araştırmalar yapılmaktadır. Bu konuda yapılan araştırma sonuçlarına göre su buharı geçirmeyen materyaller geçirgenlik derecelerine göre sınıflandırılmaktadır.
       Su buharını mutlak anlamda (%100) geçirmeyen materyaller arasında kapakları iyice lehimlenmiş teneke kutular en basta yer almaktadır.
       Alüminyumdan yapılmış kutular da su buharına karşı %100 dayanıklı ise de bunların lehimlenmesi zordur. Sıkıca kapatılmış cam kavanozlar da aynı görevi görmektedir. Polietilenle özel olarak yapılan ve 0,09 mm kalınlıkta alüminyum levhalar da su buharına karşı %100 dayanıklıdır. Bu levhaların üzerine bazı hâllerde kâğıt yapıştırmak da mümkündür.
       Su buharına karşı %80-90 oranında dayanıklı olan materyaller arasında alüminyumlu poliester torbalar, iç kısımları alüminyumlanmış çok cidarlı kâğıt torbalar ve 0,01 mm veya daha kalın polietilenden yapılmış torbalar sayılabilir. Polivnylchlorid (PVC) plastikleri de tohum paketlenmesinde başarı ile kullanılabilmektedir. Su buharına karşı nispeten dayanıklı olan materyaller arasında bitumenli çok cidarlı ve polietilenli kâğıtlar sayılabilir.
       Su buharına karşı dayanıklı olmayan material olarak da bez ve kâğıt torbalar gösterilebilir.
       Ülkemizde genellikle tohum paketlenmesinde su buharına karşı dayanıklılık derecesi en düşük olan materyaller kullanılmaktadır. Bu nokta sebze tohumculuğu açısından önemlidir. Bez ve kâğıt torbalar yerine ülkemizde bol miktarda piyasası olan polietilen torbalar kullanılması yoluna gidilmektedir.
       Son yıllarda yurdumuzda hibrit domates tohumları alüminyum levhalardan yapılmış torbalar içinde paketlenmektedir.
       Paketin büyüklüğü, paket içindeki iklimi etkilemesi bakımından önem kazanır. Aynı materyalden yapılmış farklı büyüklükteki torbalar aynı muhafaza şartlarında farklı sonuçlar vermektedir. Genel anlamda paketler küçüldükçe duyarlılık artmaktadır. Başka ifade ile küçük paketlerin muhafazası daha zordur. Buna karşılık büyük paketlerde muhafaza nispeten kolaydır. Zira büyük paketlerde paketin dışına yakın bulunan tohumlar paketin içindeki tohumlar için koruyucu bir tabaka görevini görebilmektedir. Küçük paketlerde ise böyle bir koruyucu tabaka söz konusu değildir.
       Bu açıklamalara göre paketleri büyük yapmanın (mesela 50 kg‟lik torbalar) daha uygun olacağı anlaşılmaktadır. Ancak bu konuda paket büyüklüğünü etkileyen diğer faktörlerin de dikkate alınması gerekmektedir.

Paket büyüklüğüne etki eden başlıca faktörler şunlardır:
  • Büyük paketlerin sık sık açılıp içinden küçük paketler için tohum alınmasının zorunlu olduğu hâllerde paketler 50 kg yerine 25 kg olarak yapılabilir. Bu suretle paketlerin hareket ettirilmesi kolaylaşmış olur.
  • Sebze tohumunu kullananların istekleri farklı olabilir. Tohum üretenler ve bu işin ticaretini yapanlar büyük paketlere daha fazla ilgi duyar. Perakendeciler ile ticari anlamda sebzecilik yapanlar ise kolay açılıp kapanabilen ve arta kalan tohumu yeter derecede koruyan paketlere ihtiyaç hisseder. Amatör sebzeciler ise kendi özel ihtiyaçlarına uyan küçük paketleri tercih etmektedirler. O hâlde paket büyüklüğüne karar verilirken materyalin ve işleme tarzı bakımından çeşitli tüketici çevrelerinin farklı isteklerinin göz önünde tutulması gerekmektedir.

Resim 3.7: Tohum paketleme makinesi


Resim 3.8: Ambalajlanmış sebze Tohumu

3.4. Tohumların Muhafazası
       Ülkemizin her bölgesi, sebze yetiştirmeye müsaittir. Ancak bu tohumlar, hasat edildikten sonra üreticinin eline geçene kadar hatta ekilene kadar değişik ellerde çok çeşitli nedenlerle bekletilmektedir. Bu bekletme süresi içinde tohumlar rastgele ortamlarda bırakılırsa çimlenme güçlerini kaybetmektedir. Çimlenme gücünü kaybeden tohumlar, artık sebze üretiminde görev yapamaz. Bu nedenle değerini kaybeder. Her bitkisel üretim dalında olduğu gibi sebzecilikte de tohum, önemli bir yer tutar. Bu durum özellikle sebzecilik için son derece önemlidir. iyi bir tohum, üretimin temelidir. Özellikle sebzecilikte çok küçük miktarlar büyük alanlara yetebilmektedir. işte bu nedenle son yıllarda piyasaya çıkan hibrit tohumlar çok pahalı olmasına rağmen daima alıcı bulabilmektedir. Zira 10 gram tohumdan 1 dekarlık alan için yeter sayıda bitki elde edebilmektedir. Ancak ne kadar pahalı ve ne kadar kaliteli olurlarsa olsun sebze tohumları iyi muhafaza edilmediği taktirde çok kısa zamanda çimlenme gücünü kaybeder. Çimlenme gücünü yitiren tohumlar gözle fark edilmez. Bu durum tohumculuğun bir itimat müessesesi olduğunu açıklar. Bu nedenle tohum üretenlerin ve onu kullananların olduğu kadar ticaretini yapanların da tohum muhafazasını bilmeleri gerekmektedir. Konu çok önemli olduğu hâlde tohum muhafazasına gereken önemin verilmediği ve dolayısı ile milyonlarca lira tutarındaki milli servetin zayi olduğu yapılan uygulamalardan anlaşılmaktadır.
       Muhafaza aslında geniş bir kavramdır. Bunun içinde kemirici hayvanlardan özellikle farelerden ayrıca böceklerden muhafaza da vardır. Ancak burada esas olarak tohumların çimlenme güçlerini kaybetmemeleri için başvurulacak önlemler üzerinde durulacaktır.
       Tohumlar canlıdır. Her canlı varlık gibi solunum yapar. Solunum yaparken havadan oksijen alıp karbondioksit verir. Bu arada su ve ısı da açığa çıkar. Ancak tohumların solunum yapabilmesi için önce suyun varlığı şarttır. Açıkta duran tohum, havanın nemini emebilecek özelliğe sahiptir. ġayet tohum içinde yeter derecede su varsa tohumda yine solunum olayları görülür. Solunum, sıcaklık arttıkça hızlanır.
       Tohumlar, solunum yaptıkça tohumun içinde bulunan yedek besin maddelerinde azalma görülür. Bu nedenle solunumun hızlı olduğu ortamlarda kalan tohumlar, çimlenme yeteneklerini kaybeder. Bunu önlemek için tohumların en az seviyede solunum yapmasının sağlanması gerekir. Ancak bu suretle tohumların uzun süre çimlenme güçlerini muhafaza etmeleri mümkün olur. Bunun için alınacak tedbirler şunlardır:
  • Tohumun kuru olması
  • Muhafaza yerinin kuru olması
  • Muhafaza yerini serin olması
       O hâlde tohum muhafazası için tohumların kurutulmuş olması ve bu tohumların kuru ve serin kiler, mahzen veya depolarda saklanması gerekmektedir.
       Kurutulmuş sebze tohumları kiler, mahzen ve depolara getirilir. Ancak bu yerlerin hava nemi düşük olmalı ve mümkün mertebe % 30‟u aşmamalıdır. Sıcaklık ise 10 0C‟nin altında tutulmamalıdır. Ancak sıcaklığın ikinci derecede önem kazandığını belirtmekte yarar vardır. Ayrıca bu yerlerin koku yayan yerlere yakın bulunmamasına da dikkat edilmelidir.
       Muhafaza yerlerindeki hava neminin azaltılması için hava akımının engellenmesi şarttır. Bunun için pencere ve kapılar iyice kapanabilir durumda olmalıdır. Bazı hâllerde pencere yapmaya gerek olmayabilir. Duvarlardan sızan nemi önlemek için iç kısma plastik sıvama yapmak gerekir. Aynı sıvamanın muhafaza yerinin giriş kısımlarının iç tarafına yapılmasında da yarar vardır.
       Ayrıca depolarda döşemeler ile duvar ve tavanların su buharı geçirmeyen tabakalarla desteklenmesi gerekir. Eşit sıcaklığın sağlanması bakımından muhafaza yerlerinin toprak altında yapılması tavsiye edilebilir.

3.5. Tohumlukların Sınıflandırılması
       Ülkemizde tohumluk düzenlemeleri 308 sayılı kanun ile düzenlenmektedir. Buna göre tohumluklar değişik gruplara ayrılmaktadır. Bunlar:

3.5.1. Elit Tohumluk
       Yeni ıslah edilmiş veya daha önce ıslah edilmiş olmakla beraber çeşit özelliğini muhafaza ve devam ettiren, doğrudan doğruya ıslahçı tarafından kontrol edilen orijinal tohumluğun başlangıcını, anaç ve sertifikalı tohumluğun kaynağını oluşturan tohumluktur.

3.5.2. Orijinal Tohumluk
       Elit tohumluktan veya kendisinden elde edilen ve çeşit özeliğini devam ettiren araştırma, ıslah ve deneme müesseselerinde veya bu müesseselerdeki ıslahçıların kontrolü altında yetiştirilen tohumluktur.

3.5.3. Anaç Tohumluk
       Orijinal tohumluktan veya kendisinden elde edilen ve çeşit özelliğini devam ettiren, tohumluk kontrol ve sertifikasyon merkezince kontrol edilen tohumluktur.

3.5.4. Sertifikalı Tohumluk
       Anaç tohumluktan veya kendisinden elde edilmiş çeşitlerin tarla ve laboratuvar kontrolleri yapılarak yönetmeliğin standartlarına uygun olarak paketlenmiş, etiketlenmiş ve gerekli görüldüğünde mühürlenmiş tohumlardır.

3.5.5. Kontrollü Tohumluk
       Tarla muayenesi yapılmaksızın sebze türünün standardına göre yalnız laboratuvar muayenelerinde özellikleri tayin ve tespit edilen tohumluklardır. Kontrollü tohumluğun kaynağını sertifikalı tohumluk ve kontrollü tohumluk oluşturur.

3.6. Sebze Tohumlarının Değişik ġekillerde Kullanılması
3.6.1. Bant Tohum (Taped Seed)

       İstenen aralıklarla tohum ekilmesini sağlamak amacı ile suda çözünen bantlar üzerine özel yapıştırıcılar (suda çözünebilen ve tohuma zarar vermeyen) ile tohumların belli aralıklarla yapıştırılması şeklinde yapılır. Plastik bantlar, 1500-1600 m uzunluğunda olup makaralara sarılı hâlde bulunur. Bu şekilde hazırlanmış ekim bantları ile ekim, özel planlanmış mibzerler tarafından açılan izler boyunca sererek yapılır. Bu yöntemde değişik ekim derinliklerinden doğan düzensiz çimlenme durumu, toprak neminin düzensiz dağılımı, tohumların ekildiği yerde değişimlere sebep olması ve bandın raf ömrünün kısa olmasından doğan problemler oluşabilmektedir.

3.6.2. Kaplanmış Tohum (Pelleted Seed)
       Düzensiz şekilli ve çok küçük tohumlar, mibzerler ile hassas ekimi çok zorlaştıran durumlar oluşturabilir. Bu nedenle tohumların irileştirilip eşit şekilli olmasının sağlanması gerekir. ġekli değiştirmenin en bilinen metodu, tohumu toprakta kolay parçalanabilen, fakat taşıma ve ekim sırasında özelliğini ve şeklini muhafaza eden bir kaplama oluşturmaktır. Tohum kaplama; küçük, şekilsiz, tüylü, dikenli, uçları gaga gibi çıkıntılı olan sebze tohumlarının şekillerini düzeltmek, büyüklüğünü yani hacmini artırmak, tüy, diken ve gaga gibi çıkıntılarını ortadan kaldırmak için yapılan işlemdir. Sebze tohumlarının kaplanması, tohumların etrafına belirli maddelerin sardırılması ile mümkündür.
       Kaplanmış tohumun sebze yetiştiriciliğinde geniş bir kullanım alanı vardır. Örneğin; marul, kıvırcık, havuç, kereviz, domates, lahana, turp, soğan, pırasa gibi sebzelerin tohumları kaplanabilir.
       Tohum kaplama, kurak koşullarda çoğunlukla düzensiz çimlenmeye ve sürmeye neden olur. Çünkü, kaplamaların tamamen parçalanarak tohumu bırakmasından önce büyük miktarlarda suya ihtiyacı vardır. Bu nedenle düzenli sulamanın bulunmadığı kurak koşullarda, normal tohumun kullanılması daha doğrudur.

       Kaplanmış sebze tohumu kullanmanın yararları
  • Kaplanmış tohumlar, adi tohum makineleri ile doğrudan doğruya ekilebilir. Böylece sıra arası ve sıra üzeri ekim mesafeleri ile ekim derinliğinde bir örneklik sağlanır. Aynı zamanda birim alandaki bitki sayısında bir denge sağlanır. Böylece düzenli aralıklarla ve derinlikle verimin artırılması sağlanır.
  • Kaplanmamış tohumların serpme ekiminde veya mibzerle sıraya ekimlerinde, tarlaya atılan tohum miktarı fazladır. Normal olarak kaplanmış tohumlar, yuvalı mibzerlerle tek tek istenilen mesafelere ve derinliklere bırakabilir. Böylece kaplama tohum ekimi ile tohum israfı önlenir.
  • Kaplama esasında tohumun etrafına nem çekici ve çimlenmeyi teşvik edici maddeler ilave edilir. Böylece tohumların daha düzgün bir şeklide çimlenme ve sürmeleri sağlanır.
  • Kaplanmış tohumların çimlenme hızı ve gücü ile sürme hızı ve gücünü artırabilmek için çeşitli hormonlar uygulanır ve sıvı gübreler, kaplama materyallerine ilave edilir.
  • Yağmurlama sulama ile kaplanmış tohumların sürmeleri teşvik edilir. Böylece eşit bitki oluşumu sağlanmış olur. Tarlada aynı zamanda süren tohumların bitkileri, aynı anda hasat olgunluğuna gelir. Havuç gibi sebzelerin makine ile hasatları sağlanır.
  • Hastalık ve zararlılara karşı savaşta kolaylık sağlanır. Bu nedenle fungusitler tohuma, insektisitlerde kaplama yapılan tohumun en dış kısmına uygulanabilir.
  • Kaplanmış sebze tohumu kullanıldığında bitkilerdeki seyretme şoku ve seyretme masrafları azalır. Bitki ve toprağa yapılacak olan işlemler, daha çabuk tamamlanır. Aynı zamanda işçilik masrafları önemli ölçüde azaltılır.
  • Kaplanmış tohum kullanmakla piyasaya aynı zamanda aynı kalitede ürün çıkarma olanağı doğar. Bu tip ürünün tasnifi, ambalajlanması hatta depolanabilmesi kolaydır.
  • Konserve fabrikaları için kampanya dönemlerinde ürün çıkışı ayarlanabilir. Özellikle kampanyanın düzenli bir seviyede gitmesi sağlanabilir.

Resim 3.9: Kaplanmış tohum

3.6.3. Aşındırılmış ve Düzgünleştirilmiş Tohum
       Yemeklik pancar meyveleri, düzensiz şekillidir ve mantarımsı perikarp (meyve kabuğu) içinde 2 veya 3 tohum içeren çok tohumlu tipleri vardır. Meyveler tohum olarak ekilir ve çoğunlukla her ekim yerinde 2 veya 3 fide meydana gelir. Bu yığılma tek tohumlu (her meyvede 1 tohum) tipler kullanılarak önlenebilir. Fakat mevcut olan tek tohumlu pancar çeşitlerinin sayısı azdır.
       Normal pancar tohumlarının çapları 2.25-6.50 mm arasında değişir; bunlar hassas bir şekilde sıraya ekilemez. Bu nedenle tohumların köşeleri yok edilerek aşındırılmış tohumlar elde edilir. Böylece tohumlar, sıraya ekilmeden önce boylarına göre ayrılarak sınıflandırılır.


Resim 3.8: Düzgünleştirilmemiş yemeklik kırmızı pancar tohumu


MAHSÜLÜNÜZ BOL VE BEREKETLİ OLSUN

Kaynak: MEGEP (MESLEKİ EĞİTİM VE ÖĞRETİM SİSTEMİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ PROJESİ)


Çevrimdışı mavikartal5

  • Kahraman Üye
  • *****
  • İleti : 591
  • Nerden: izmir
  • Aldığı Teşekkür : 32
  • Cinsiyet : Bay
SEBZE TOHUMU ÜRETİMİ
« Yanıtla #4 : 17 Aralık 2012, 15:50:04 »
verdiğiniz bu bilgiler için teşekkür ederim sayın ayoruk81
saygılar
GELECEĞE YOL ALIYORUZ...

facebook \ ULUSAL TOHUM TAKAS MERKEZİ


Çevrimdışı ayoruk81

  • Genel Moderatör
  • *****
  • İleti : 2366
  • Nerden: DÜZCE
  • Aldığı Teşekkür : 146
  • Cinsiyet : Bay
SEBZE TOHUMU ÜRETİMİ
« Yanıtla #5 : 14 Ocak 2013, 14:01:13 »
Takdiriniz için ben teşekkür ederim sayın mavikartal5


Çevrimdışı cakir06

  • Doğasever
  • **
  • İleti : 60
  • Nerden: ankara
  • Aldığı Teşekkür : 0
  • Cinsiyet : Bay
  • Bizim Bahçe
SEBZE TOHUMU ÜRETİMİ
« Yanıtla #6 : 14 Ocak 2013, 14:49:59 »
teşekkürler çok faydalı ve güzel bilgiler


Çevrimdışı ayoruk81

  • Genel Moderatör
  • *****
  • İleti : 2366
  • Nerden: DÜZCE
  • Aldığı Teşekkür : 146
  • Cinsiyet : Bay
SEBZE TOHUMU ÜRETİMİ
« Yanıtla #7 : 14 Ocak 2013, 15:20:23 »
Ben teşekkür ederim sayın cakir06


Çevrimdışı ayoruk81

  • Genel Moderatör
  • *****
  • İleti : 2366
  • Nerden: DÜZCE
  • Aldığı Teşekkür : 146
  • Cinsiyet : Bay
SEBZE TOHUMU ÜRETİMİ
« Yanıtla #8 : 26 Haziran 2014, 14:54:26 »
Arkadaşlar, görünen lüzum üzerine bu konuyu tekrar gündeme getirme ihtiyacı duydum.

Gerek forumumuzda ve gerekse int. te diğer platformlar da hybrid konusu GDO ile sanırım karıştırılmakta veya yanlış bilinmekte.

hybrid=melezleme demektir. Melezleme ise doğada zaten her an olmaktadır. Elimizde ki tohum ister yerli cins olsun ister olmasın, eğer izolasyon uygulamıyorsak, o bitkiden alacağımız tohum melez yani hybridleşecektir. Örneğin bir sivri biber fidesi ile çarliston fidesi arasında izolasyon sistemi uygulamadan yakın yakına ekmişsek her iki fideden de alacağımız tohum kesinlikle hybridleşir. Eğer böyle olmasaydı, özellikle meyveler de yapılan aşılama sistemine hiç ihtiyaç kalmazdı. İyi cins bir elmanın tohumundan aynı kalite yeni bir elma fidanı yetiştirmek mümkün olurdu. Başka bir değişle hybrid, bir zenci ile japon'un evlenmesinden dünyaya gelen çocukları gibidir. Daha açık nasıl izah edebilirim bilmiyorum.

Peki hybrid üretime neden ihtiyaç duyuluyor;
Aynı türden bazı cinslerin, kimisi çok lezzetli ama boyut olarak hem küçük ve hemde hastalıklara hassas. Bazı cinsler ise lezzeti olmamakla birlikte hem iri meyveli ve hemde hastalıklara dayanıklı olabiliyor. İşte bu mana da elde edilmek istenen yeni hybrid cins te aranan özellik hem hastalıklara dayanıklı, hem lezzetli ve hemde iri yapılı olması hedefleniyor. Tabi bu çalışmalar onlarca yıl da sürebiliyor istenilen özellikler elde edilebilinceye kadar.

Öte yandan elimizde ki ürünün genetik yapısını bozmamak adına izolasyondan bahsettik. Peki bu izolasyon nedir;

İzolasyon konusu ise bu konunun ikinci mesajında 2.2. İzolasyon/2.2.1. İzolasyonun Önemi gayet açık bir şekilde işlenmiştir.




Çevrimdışı Boska

  • Kahraman Üye
  • *****
  • İleti : 793
  • Nerden: Kütahya
  • Aldığı Teşekkür : 71
  • Cinsiyet : Bay
SEBZE TOHUMU ÜRETİMİ
« Yanıtla #9 : 26 Haziran 2014, 19:15:30 »
Hybrid tohumun bir anlamda katıra benzediğini de belitmekte fayda var. Eşek ile atın birleşmelerinden katır adını verdiğimiz hayvan oluşuyor. Her türlü zorluğa göğüs geriyor ama kendine benzer yavruları olmuyor.
Hybrid tohumlardan yetişen üründen alacağınız tohumdan aynı kalitede ürün elde edilemiyor ve her yıl tohumunuzu ya da fidenizi yeniden satın almanız gerekiyor.
« Son Düzenleme: 26 Haziran 2014, 19:28:24 Gönderen: Boska »
İnsanların da yan etkileri var. Bazıları başınızı döndürürken, bazıları midenizi bulandırabiliyor. (Nicanor PARRA)


Çevrimdışı ayoruk81

  • Genel Moderatör
  • *****
  • İleti : 2366
  • Nerden: DÜZCE
  • Aldığı Teşekkür : 146
  • Cinsiyet : Bay
SEBZE TOHUMU ÜRETİMİ
« Yanıtla #10 : 26 Haziran 2014, 22:39:46 »
Sayın Boska bir miktar haklı olmakla birlikte, her hybridi de aynı kefeye koymanız yanlış. Günümüzde gerek yerli ırk sığırları ve gerekse yerli ırk koyunları verimi yüksek ithal türlerle çiftleştiriyorlar ve çokta güzel verimler de her seferinde alınabiliyor. Öte yandan domates, biber, patlıcan vs sebzelerde yukarıda ki mesajımda belirttiğim gibi izolasyon sistemine sadık kalındığı takdirde yıllar boyu aynı nesli de yetiştirmek mümkün. Hatta araştırmanız mümkün ise bir araştırın. Özellikle sertifikalı tohum üreticileri genelde ürünlerini seralar içerisinde üretirler ve bir seraya aynı türden 2 farklı cins ürün asla ekmezler. Çünkü böcekler ve rüzgar yolu ile değişik cins ürünlerin çiçek tozlarından arındırmak mecburiyetindedirler. Burada önemli olan tohumunu alacağımız bitkilerin izolasyon sistemine sadık kalarak çiçeklenme dönemlerinde hassasiyet gösterilmesidir.

Öte yandan at ile eşek örneklemesi de yanlış. Çünkü bu iki cins aynı türe zaten girmiyor. Dolayısı ile bu ikisinin melezinde mutlaka bir sorun olacak tabii haliyle. Eğer deseydin ki bir İngiliz atı ve bir de arap atın çiftleştirilmesi diye o zaman düşünürdüm.



« Son Düzenleme: 26 Haziran 2014, 22:43:29 Gönderen: ayoruk81 »


Çevrimdışı Boska

  • Kahraman Üye
  • *****
  • İleti : 793
  • Nerden: Kütahya
  • Aldığı Teşekkür : 71
  • Cinsiyet : Bay
SEBZE TOHUMU ÜRETİMİ
« Yanıtla #11 : 26 Haziran 2014, 23:09:48 »
Ahmet bey,
Ben hybrid tohumdan yetişen bitkiden alacağınız tohumla aynı bitkiyi yetiştiremezsiniz demiyorum. Aynı bitki yetişir ama aynı verimi alamazsınız. Ben kendim deneyerek bu sonuca vardığım için bunu rahatça söyleyebiliyorum. Hybrid tohumdan alınan üründen alınacak tohumla aynı verim alınacak olsa zaten hybrid tohum satışı biterdi. F1 hybrid tohumla normal tohumdan alınacak verimden çok daha fazla verim alınacağı da bir gerçek. Ama biz normal tohumlarımızı bırakıp hybrid tohum kullanmaya başlarsak bizden sonrakiler normal tohumları da bulamayıp tamamen hybrid tohum üreticilerinin insafına bağlı kalacaklardır. Mutlaka herkes istediği gibi düşünüp yorum yapabilir ama ben hybrid tohumu gelecekteki tarımımız için bir tehlike olarak görüyorum.


Çevrimdışı ayoruk81

  • Genel Moderatör
  • *****
  • İleti : 2366
  • Nerden: DÜZCE
  • Aldığı Teşekkür : 146
  • Cinsiyet : Bay
SEBZE TOHUMU ÜRETİMİ
« Yanıtla #12 : 26 Haziran 2014, 23:47:54 »
Sayın Boska, peki bu denemeyi yaparken üzerine tekrar tekrar basa basa söyliyeyim, izolasyon sistemine sadık kaldınız mı? Yani yetiştirdiğiniz o bitkinin aynı türden başka bir cins ile tozlaşmasını ve döllenmesini engelleyecek tüm tedbirlerinizi aldınız mı?
Hybrid tohumdan alınan üründen alınacak tohumla aynı verim alınacak olsa zaten hybrid tohum satışı biterdi.
Siz piyasaya her yıl sürülen aynı cins hybrid tohumların her yıl yeniden melezleştirilerek mi piyasaya sunulduğunu sanıyorsunuz? Eğer böyle sanıyorsanız şunu söyliyeyim. Her melezleştirme de aynı genetiğe sahip tohum alınması asla mümkün değil. Çünkü şöyle düşünün, Bir ailenin 5 çocuğu var ama hiçbiri aynı karaktere sahip değil. Dolayısı ile iyi bir karaktere sahip cins elde edildikten sonra tohum üreticisi bunu muhafaza edebilmek için İZOLASYON sistemini titizlikle kullanıyor ve aynı ürünün defalarca serasından tohumunu alıyor.
Mutlaka herkes istediği gibi düşünüp yorum yapabilir ama ben hybrid tohumu gelecekteki tarımımız için bir tehlike olarak görüyorum.

Bence de herkes farklı düşünüp yorum yapabilir ama ben hybrid tohumu gelecek için bir tehlike görmüyorum.




Yeni Konu Açamazsınız.
Cevap Yazamazsınız.
Eklenti Gönderemezsiniz.
Mesajınızı Düzenleyemezsiniz.
BBCode Açık
İfadeler Açık
[img] Açık
HTML Açık

 

solucan gübresi