Gönderen Konu: organik tarımın iç yüzü  (Okunma sayısı 4328 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı mavikartal5

  • Kahraman Üye
  • *****
  • İleti : 591
  • Nerden: izmir
  • Aldığı Teşekkür : 32
  • Cinsiyet : Bay
organik tarımın iç yüzü
« : 07 Eylül 2012, 21:41:30 »

hiç yorumsuz...
http://www.sondakikahaberleri.info.tr/haber/607650-organik-gida-efsanesi-ni-yikan-arastirma

Linkback: http://www.bizimbahce.net/forum/organik-tarimin-ic-yuzu-t13910.0.html


GELECEĞE YOL ALIYORUZ...

facebook \ ULUSAL TOHUM TAKAS MERKEZİ


Bizim Bahçe Forum

organik tarımın iç yüzü
« : 07 Eylül 2012, 21:41:30 »

Çevrimdışı mavikartal5

  • Kahraman Üye
  • *****
  • İleti : 591
  • Nerden: izmir
  • Aldığı Teşekkür : 32
  • Cinsiyet : Bay
organik tarımın iç yüzü
« Yanıtla #1 : 07 Eylül 2012, 21:42:00 »


Bizim Bahçe Forum

organik tarımın iç yüzü
« Yanıtla #1 : 07 Eylül 2012, 21:42:00 »

Çevrimdışı Savaş

  • Yönetici
  • *****
  • İleti : 3780
  • Nerden: Ankara
  • Aldığı Teşekkür : 304
  • Cinsiyet : Bay
  • doğaya sabır ile bakmak...
organik tarımın iç yüzü
« Yanıtla #2 : 07 Eylül 2012, 23:00:59 »
Sayın mavikartal,

verdiginiz linklerde yer alan yorumlar haberin münferit olması ve yeterli olmamasına, ayrıca ABD'nin ticari kaygılarına da işaret ederken açtığınız başlığın adının "organik tarımın iç yüzü" şeklinde olması pek de yakışık almamış doğrusu.

Adı organik olmuş geleneksel olmuş, mesele yasa değil uygulanabilirlik ve denetlenebilirliktir. Ancak hobbit, GDO vb asla değil.
Balkondaki Özgürlüğüm: www.bizimbahce.net
Dili olmayanın Özgürlüğü de olamaz!


Çevrimdışı mavikartal5

  • Kahraman Üye
  • *****
  • İleti : 591
  • Nerden: izmir
  • Aldığı Teşekkür : 32
  • Cinsiyet : Bay
organik tarımın iç yüzü
« Yanıtla #3 : 08 Eylül 2012, 11:50:22 »
sayın savaş,
yazdığım metinlere bakarsanız, hiç yorum yapmadım. ancak geçmişten bu yana gelen bir tutumla organik tarıma karşıyım.
organik tarım, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de ne yazık ki tam anlamıyla uygulanmamaktadır. ülke içindeki organik pazarlara giren hiçbir ürün denetlenmemektedir, kontrol edilmemektedir.
diğer taraftan, organik tarım ürünleri ve geleneksel tarım ürünlerinde, vitamin ve içerek açısından fazlaca bir fark görülmemektedir. abd'de yapılan araştırma bunu kanıtlamıştır da. ülkemiz gerçeklerine gelince durum hiç de farklı değildir.
organik tarıma asla inanmayan ziraat profesörleriyle de görüşüyorum, onların bir kısım düşünceleri de bu yöndedir.
organik tarım diyerek asla geriye dönemeyeceğimiz başka bir tarım sistemine doğru yönlendiriliyoruz ne yazık ki.
saygılar


Çevrimdışı Savaş

  • Yönetici
  • *****
  • İleti : 3780
  • Nerden: Ankara
  • Aldığı Teşekkür : 304
  • Cinsiyet : Bay
  • doğaya sabır ile bakmak...
organik tarımın iç yüzü
« Yanıtla #4 : 13 Eylül 2012, 22:17:09 »
Sayın mavikartal,

Mesele adının ne olduğu değil bence. Zaten benim anladığım ve bir gün bahçem olursa uygulayacağım yöntem geleneksel yöntem olacak ama ben adına organik tarım diyeceğim. Bana göre ikisi detaylı şey. Organik tarım olsa olsa geleneksel tarımın kağıda dökülmüş, sistematiği oluşturulmuş bir biçimi olabilir. Ben şuna karşıyım, sonuca tarım gerek mi, evet. Ancak insanlar aç, aman tez zamanda bol bol üretelim, tüm dünyayı ABD gibi obezlestirelim, mantığı yanlış. Bu mantığın sonucu da organik olmayan, veyahut geleneksel olmayan tarıma denk geliyor. Bir kere toplumun bir kısmı en azından yılın bir bölümünde tüketim gıda maddelerini kendi bağ ve bahçelerinden temin edebilir. Bu da kentleşme değil, "köylüleşme" ile mümkün olur. İstanbul'da mesela yaşayan bir ceset gibi halden hale giren ama yine de koyüne kasabasına dönmeyen, ancak kentlileşemeyen ve tarihsel olarak bir sınıfa da dahil olamayan bir "ton" insan var. Bunlar doğdukları yerde doysalar tarımın adının da önemi kalmaz.

Bı adına ne dersek diyelim, mantık budur. Yoksa elbette organik tarim ile geleneksel tarım arasında fark arama zahmetine katılıp bir de araştırma yapmak zaten saçmalık, boşa zaman harcamak demek.

Esas olan şudur, topraktan aldığını toprağa ve yaşam yaraşır bir sekilde yerine geri koy, ihtiyacın olmayanı üretme, aza kanaat getir, boşa tüketme. Bu bir kültür meselesi, topyekün bir kültür... Adını ne olduğu önemli değil.

Önemli olan var olan veya yaratılmış olan hiç bir seye zarar vermeden veya en az zararla sürekliliği sağlamak. Adının ne olduğu kimin umurunda...

Saygılarımla.


Çevrimdışı mavikartal5

  • Kahraman Üye
  • *****
  • İleti : 591
  • Nerden: izmir
  • Aldığı Teşekkür : 32
  • Cinsiyet : Bay
organik tarımın iç yüzü
« Yanıtla #5 : 13 Eylül 2012, 22:50:34 »
sayın savaş,
organik tarım ile geleneksel tarım, birbirinden apayrı üretim sistemlerini içerir.

geleneksel tarım, sizin de belirttiğiniz gibi köylü tarımı, küçük çiftçi tarımıdır. az çaplı da olsa çeşitli kimyasalları içermektedir. ancak tarım parselleri genellikle küçük tutulur.

organik tarım ise bilim adamlarının da açıkladığı şekilde, endüstriyel tarıma giden, küçük çiftçiyi ve köylü tarımını yok edecek olan, hibrit tohumların kullanıldığı, -sözüm onu- sertifikalı tohumların kullanıldığı ancak yeterli miktara ulaşılamadığından şimdilik olmak kaydıyla yerel tohumları destekleyen görünen bir üretim modelidir.

geleneksel tarım sisteminde halkın tamamı faydalanmaktadır ancak organik tarım üretimlerinde ise sadece azınlık sınıfı faydalanacaktır. zaten fiyat karmaşası da bu yüzdendir.

ancak, organik tarım yeterli üretim miktarına ulaşmadığından şimdilik olmak kaydıyla yerel tarıma/geleneksel tarıma destek verir görünmekte ise de organik tarımın bir sonraki basamağı endüstriyel tarımda ise, geleneksel tarım tamamen yok edilecek ve tüm üretimin firma yönetimine geçeceği de bir gerçektir.

ege üniversitesinde katıldığım bir toplantıda sorum üzerine, "organik tarım ile doğal tarım tanımları" açık bir şekilde belirtilmemiş ve sorumun yanıtsız bırakıldığını değerlendirmiştim.

saygılar


Çevrimdışı mavikartal5

  • Kahraman Üye
  • *****
  • İleti : 591
  • Nerden: izmir
  • Aldığı Teşekkür : 32
  • Cinsiyet : Bay
organik tarımın iç yüzü
« Yanıtla #6 : 30 Haziran 2013, 19:04:31 »
organik tarımdaki oyunlar.

alıntı "Buğday Derneği ve destekçileri olarak görüyoruz ki, Monsanto Türkiye halkını yanıltmanın başka yollarını arıyor. Türkiye'de "BIODIRECT" adıyla tescil ettirmek istediği markayla kimyasallar üretebilir, tarlalarımıza ve sofralarımıza zehir akıtabilir. "

görüldüğü gibi BIODIRECT, kimyasal içeren bir ilaçtır ve tüm insanlığa kimyasalsız diye yutturulmak istenmektedir. içinde bio kelimesi geçen ilaçlara sakın güvenmeyin ve oyuna gelmeyin !

http://www.change.org/tr/kampanyalar/t%C3%BCrk-patent-enstit%C3%BCs%C3%BC-monsanto-nun-halk%C4%B1-yan%C4%B1ltmas%C4%B1na-izin-vermeyin-tpekurumsal



Yeni Konu Açamazsınız.
Cevap Yazamazsınız.
Eklenti Gönderemezsiniz.
Mesajınızı Düzenleyemezsiniz.
BBCode Açık
İfadeler Açık
[img] Açık
HTML Açık

 

solucan gübresi