« Yanıtla #45 : 07 Temmuz 2010, 16:12:02 » |
|
|
|
|
bizimbahçe/FORUM
|
 |
« Yanıtla #45 : 07 Temmuz 2010, 16:12:02 » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
« Yanıtla #46 : 07 Temmuz 2010, 16:17:41 » |
|
|
|
« Yanıtla #47 : 07 Temmuz 2010, 16:40:11 » |
|
|
|
|
bizimbahçe/FORUM
|
 |
« Yanıtla #47 : 07 Temmuz 2010, 16:40:11 » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
« Yanıtla #48 : 07 Temmuz 2010, 16:43:08 » |
|
|
|
« Yanıtla #49 : 07 Temmuz 2010, 17:07:05 » |
|
|
|
« Yanıtla #50 : 07 Temmuz 2010, 19:04:11 » |
|
|
|
« Yanıtla #51 : 07 Temmuz 2010, 19:27:26 » |
|
|
|
« Yanıtla #52 : 08 Temmuz 2010, 02:13:10 » |
Yönetici
    
Üye Grubu: Kahraman Üye
Cinsiyet: 
Nerden: Ankara
Kayıt Tarihi: 01 Aralık 2008, 20:07:07
Mesaj Sayısı: 3771
Teşekkür Sayısı: 261
Kişisel Mesaj : doğaya sabır ile bakmak...
Offline
|
Amanin! Mail attım işe gittim işten döndüm konu aşüre kaznı gibi... Maşallah! Yıllar önce izlediğim ve adı gülmek olan bir kısa film geldi aklıma. Adamın biri soğuk ve donuk suratlıların doldurduğu bir metroya biniyor. Birisinin karşısına oturuyor. Önce hafiçe gülümsüyor. Sonra tıksırarak ve kendini sıkarak gülmeye çalışıyor. Sanki kendini tutma çabası içindeymiş gibi. Derken koyveriyor kendini ve gülüyor gülebildiğince. Karşısındaki bozuluyor tabi. Ama hemen yandaki diğer bir adam bu duruma gülmeye başlıyor. Derken bu duruma gülene başkası gülüyor. Bu gülenler yüksek harflerle gülmeye başlıyorlar. Sonra öbürü, öteki derken vagonun yarısı neredeyse gülüyor. Tabi o ilk bozulan adam da yavaşa yavaş sağa sola bakıyor ve 'eh bari ben de güleyim' diyor olacak ki o da yavaş yavaş gülüyor ve derken tamamen gülüyor. Az sonra tüm vagon gülüyor. Kimse neye güldüğünü asla bilmiyor. Derken vagon bir istasyona geliyor. Herkes kıt diye susuyor. Niye? Çünkü bir yolcu biniyor, tabi o yolcu yabancı, yüzüne karşı gülmek olmaz. Ama nasıl? Herkes kendisini öyle zor tutuyor ki? Vagona binen yabancı, herkeste bir gerginlik, bir acayiplik seziyor. Ne olduğunu anlamaya çalışıyor. Bizimkiler daha fazla ne kadar dayansın, topluca koyuveriyorlar kendilerini. Yabancı neye uğradığını şaşırıyor. Ama o da çok geçmeden gülüyor. Neye güldüğünü o da hiç hem de hiç bilmiyor. Ha bu arada bizim adam, o vagona ilk binen adam vagondan iniyor ve insanları güldürmek için başka bir vagona biniyor. Aaaaa! Bu arada bir de ne göreyim, sinema salonunda tek bir koltuk kalmamacasına katıla katıla gülmüyor muyuz! Vallahi biz seyirciler de neye güldüğümüzü hâlâ bilmeyiz. En azından ben hâlâ bilmiyorum. Bu film benim izlediğim en interaktif sinema örneğiydi. O filmi sonradan temin etmeye çalıştım ama geldiği ülkeye gitti. Festival görevlisi olduğum halde alamadım. Bana kala kala anısı ve hatırladıkça gülmek kaldı. Yaaaaa! 
|
|
|
|
|
Logged
|
Balkondaki Özgürlüğüm: Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yapwww.bizimbahce.net Dili olmayanın Özgürlüğü de olamaz!
|
|
|
« Yanıtla #53 : 08 Temmuz 2010, 06:33:27 » |
|
|
|
« Yanıtla #54 : 08 Temmuz 2010, 08:15:17 » |
|
|
|
« Yanıtla #55 : 08 Temmuz 2010, 09:12:00 » |
Genel Moderatör
    
Üye Grubu: Kahraman Üye
Cinsiyet: 
Nerden: ANKARA
Kayıt Tarihi: 05 Mart 2010, 14:33:25
Mesaj Sayısı: 6313
Teşekkür Sayısı: 260
Offline
|
GÜLÜMSEYEREK GÜNE BAŞLAYIN
Sağlık için güne ilk uyandığımız anda yanınızdakilere “Günaydın!”, “ Hayırlı günler!” diyerek başlayın. Bu hem sizin için hem etrafınızda, çevrenizde olan insanlar için sağlık işaretidir. Doğan ve yaşayacağınız güne şükredin, aldığınız soluğa şükredin. Ve soluk alıp vermekte zorluk çeken insanları düşünün. Yaşamın size sunduğu sevgilere, yaşamın size sunduğu sağlığa, güzel bir uykuya ve kışın soğuğunda içtiğiniz sıcak bir çorbaya şükredin. Sağlık için insanların gözlerine sevgiyle bakın. O bakışı insan olan fark edecektir, algılayacaktır. Hayvanlara dahi sevgiyle baktığınızda bunu anlar, algılayabilir. Hangi insan bunu fark edemez? Güne başlarken gülümsemeyle başlayın. Zor olduğunu söyleyebilirsiniz. Zor olanı deneyin, zor olanı seçin. Size sunulan kısa bir ömrün mutluluk veya mutsuzlukla geçmesi sizin elinizde. Beyninizde yarattığınız kargaşalarla onu karanlık bir geceye çevirmeyin. Gecenin güzelliğini, karanlığın da güzelliğini ve gizemini keşfedin. İnanın orada da farklı boyutlar bulunduğunu göreceksiniz. Yeni dünyalara gideceksiniz. Sevginin egemen olduğu, Tanrı’nın size sunduğu bambaşka dünyalar. Güzel renkler, güzel müzikler, önünüzde çiçeklerle donanmış yollar. Ve ışıl ışıl gelecekler.
Çok güzel bir yazı paylaşmak istedim. Alıntı Dr.Eser Alptekin
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş YapLinklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş YapLinklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
|
|
|
« Yanıtla #56 : 08 Temmuz 2010, 09:20:20 » |
|
|
|
« Yanıtla #57 : 08 Temmuz 2010, 09:22:45 » |
|
|
|
« Yanıtla #58 : 10 Temmuz 2010, 11:12:20 » |
|
|
|
|