Yer Elması Yetiştiriciliği

02 Aralık 2011 Yazan  
Kategori Bitkisel Üretim

Yer Elması – Yer Elması Nedir – Yer Elması Yetiştiriciliği

 

 

Yer altındaki yumruları ekim-nisan ayları arasında topraktan sökülerek kış sebzesi olarak yenilen Yerelması, Bileşikgiller familyasındandır.

Anavatanı ve yayılma Alanları

Yer elmasının anavatanı Kuzey Amerika ve özellikle Kanada’dır. Fransızların Kanada’yı keşfettiği yıllarda Kuzey Amerika’da yer elmasının bulunduğu ve yumrularının yendiği bildirilmektedir. 17. Yüzyılda Fransa’dan Almanya’ya ve İngiltere’ye geçen yer elması 19. yüzyılda İstanbul ve çevresinde üretimde alınmıştır. Akdeniz, Ege, Marmara ve İç Anadolu’da yer yer üretimine rastlamak mümkündür.

1,5-2 m. kadar boylanabilen yerelması bitkisi ayçiçeğine benzer; ama, yaprak ve çiçekleri daha küçüktür. Yazın açan sarı çiçekleri iri papatyaları andırır. Yer elması ekonomik açıdan fazla önemi olmayan bir sebzedir. Hayvan yemi olarak ta kullanılır. Ülkemizdeki ekim alanı yıldan yıla değişmekte olup yaklaşık 20-30 hektarlık bir alanda 650 ton civarında yer elması üretilmektedir. Yer elması için özel bir yer ayrılmaz. Bahçenin bir köşesinde veya arazinin sınır kısımların da sınır bitkisi olarak yetiştirilir. Son yıllarda ender olarak tarla tarımı şeklinde de üretimi başlamıştır. Yer elması patates gibi yüksek oranda nişasta ve şeker içerir. Kuru madde oranı %30-50 arasında değişir. Yer elması, şeker hastalarının kullandığı şeker ve ispirto yapımında geniş çapta kullanılır. Yer elmasının verim ve kalitesi toprakta kaldığı süreye bağlı olarak değişir. Toprakta ne kadar uzun süre kalırsa tadı ve kalitesi istenilen düzeye ulaşır.

Yer elması yumrusunun şekli ve kabuk rengine göre gruplandırılırlar. Kabuk rengine göre kırmızı ve sarı kabuklu olanların yumruları girintili ve çıkıntılı olup şekilsizdir. Yumruları genellikle ufak olup sanayide veya hayvan yemi olarak kullanılır. Sarı kabuklu olan yer elması ise daha çok yemeklik olarak kullanılır. Yumrular patatese benzer, oldukça iri ve düzgün şekillidir.

2. Morfolojik Özellikleri

2.1. Kök
2.2. Yumru
2.3. Gövde
2.4. Yapraklar
2.5. Çiçek

2.1. Kök

Toprak altında kalan yumrular veya üretim için toprağa atılan yumrular üzerinde gözler bulunur. Bu gözlerden kök ve sürgünler meydana gelir. Yumru üzerinden çıkan kökler yanlara ve derinlemesine büyür. Başlangıçta tek olan kökler daha sonra dallanarak çok köklü bir yapı kazanır. Kökler üzerinde meydana gelen şişkinliklerden yumrular oluşur. Köklerin %70-80 ni toprağın 20-30 cm, derinliğinde bulunur. Geriye kalan köklerin tamamına yakını 60-70 cm derinliğe kadar inebilir.

2.2. Yumru

Toprak altındaki kökler üzerindeki şişkinliklerden oluşan yumruların sayıları ve büyüklükleri bitkinin beslenme durumuna göre değişir. Bir yumrudan gelişen bir bitki 10-30 adet arasında yumru oluşturabilir. Yumru sayısı arttıkça yumrunun büyüklüğü azalır. Yumrular besin deposu görevi görürler. Aynı zamanda da ertesi yıl bitkiyi oluşturacak tomurcukları taşırlar.

Yumrular 10-200 gr arasında değişen ağırlığa sahiptir. Ortalama yumru ağırlığı 50-100 gr.dır. Yumruların şekli başlangıçta yuvarlak ve düzgündür. Düzgün şekilli yumrular yanında kırışık, boğumlu ve düzgün olmayan yumrular meydana gelebilir. Yumruların köke bağlandığı sağ kısmı incedir, diğer ucu kalınlaşarak bir topaç şeklini alır. Yumru üzerinde sayısı değişen büyüme noktaları (sürgün ucu) vardır. Yumruların şiş kabuk rengi kırmızı, sarı bazen beyazda olabilir. Et rengi ise beyaz ve kirli beyazdır.

2.3. Gövde

Yer elması yumruları toprağa tek tek atılmışsa sürgün sayısı her yumru için 2-3 arasında değişir. Kendi halinde bırakılmış yerlerde ise çok sayıda sürgün meydana gelir. Ocak şeklinde üretim yapılıyorsa her ocakta 10-30 arasında sürgün bulunabilir. Yumrular üzerindeki gözlerin uyanması ile oluşan sürgünler (gövde) dik olarak büyür. Başlangıçta tek olarak gelişir ve dallanma meydana getirmez. Rengi yeşil olup üzerinde yapraklar bulunur. Gövde irileştikçe dip kısımları ayçiçeği sapı gibi sertleşir ve yarı odunsu bir yapı kazanır. Gövde belli bir boya ulaştığında dallanır. Her dalın ucunda çiçek tomurcukları meydana gelir. Çiçeklerin oluşması ile bitki boyu uzaması durur. Bitkilerin boy uzunluğu 2-2.5 metre arasında değişir. Gövdenin çapı ise 1-4 cm arasındadır. Gövdenin üzeri tüylü yapıdadır.

2.4. Yapraklar

Yapraklar tek tek ve kısa bir sapla gövdeye bağlanır. Yaprakların ay çiçeği yapraklarına benzer ve parçasızdır. Yaprakların sap ve uç kısmı dar, orta kısmı ise geniştir. Yaprak kenarları dişlidir. Yaprak rengi yeşil olup üzerleri tüylüdür.

2.5. Çiçek

Yer elmasının çiçekleri gösterişli, büyük ve sarı renklidir. Her dalın ucunda tek bir çiçek tablasında çok sayıda çiçek oluşur. Bu çiçek yapısında bileşik çiçek adı verilir. Çiçekler erselik yapıdadır. Çiçeklerin gösterişli olması nedeniyle bazı yörelerimizde ev bahçelerinde süs bitkisi olarak da kullanılır.

Çiçeklenme Temmuz ayında başlar Eylül sonuna kadar devam eder. Çiçekler 1-5 cm büyüklüğünde olup ay çiçeğine çok benzer. Çanak yaprakları yeşil renklidir. Çok sayıda sarı renkli taç yapraklar bulunur. Taç yaprakları çanak topraklardan uzun ve ovaldir. Çiçeklerin orta kısmında püskül görünümünde erkek ve dişi organ topluluğu bulunur. Dişi organ erkek organ demeti arasından çıkar. Dişi organların tepesi parçalıdır. Çiçeklerde tohum oluşumu fazla görülmez. Tohumlar ancak ıslah materyali olarak kullanılır. Toprak altında oluşan yumrularla üretim yapıldığından tohum oluşumu önemli değildir.

3. Tohum ve çimlenme özellikleri

Toprak altında oluşan tohumluk yumrular hasat edildikten sonra, yetiştirme dönemine kadar depolarda saklanır. Çevre şartları elverişli hale geldiğinde yumrular toprağa dikilerek üretim yapılır. Bir yıl önce meydana gelen toprak altındaki yumrular sökülmezse ekolojik koşullar elverişli hale geldiğinde sürgünler meydana getirerek yeni bitkiler oluştururlar.

4. Yetiştirilme istekleri

4.1. İklim isteği
4.2. Toprak isteği

4.1. İklim isteği

Yer elması sıcaklık isteği bakımından geniş bir adaptasyon yeteneğine sahiptir. Bu nedenle dünya üzerinde geniş bir alanda yetiştirilebilmektedir. Bitki gelişimi için optimum sıcaklık isteği 20-25 °C dir. Bitkinin toprak üstü kısımları 0 °C de donar. Toprak altındaki yumruları ise eksi 15-20 °C deki sıcaklıkları dahi donmadan atlatabilirler. Gün uzunluğu bakımından nötr yapıdadır. Gün uzunluğunun arttığı yerlerde bitki gelişimi daha güzel ve verim daha yüksektir. Kısa vegetasyon devresi olan yerlerde bitki boyu kısa kalır. Bu durumda toprak altındaki yumruların miktarı ve büyüklüğü oldukça azalır.

4.2. Toprak isteği

Toprak isteği bakımından kısmen seçicidir. Ağır vekilli topraklardan hoşlanmaz. Bu tip topraklarda yumrular düzgün gelişmez ve küçük kalır. Hafif bünyeli topraklarda yumrular düzgün şekilli ve iri olur. Yetiştiricilik için kumlu tınlı ve tınlı topraklar tercih edilmelidir. Toprakta organik maddenin yüksek olması verim ve kaliteyi olumlu yönde etkiler. 0.5-8.0 pH değerleri arası uygun değerlerdir.

5. Yetiştirilme Şekli

5.1. Toprak hazırlığı ve dikim
5.2. Çapalama
5.3. Sulama
5.4. Gübreleme
5.5. Tarımsal savaşım

5.1. Toprak hazırlığı ve dikim

Sonbaharda yer elması yetiştirilecek toprak yanmış çiftlik gübresi ile gübrelenip, pullukla derince sürülür. Tohumluk yumrular Mart ayı içinde ocak usulü veya sıravari olarak toprağın 8-10 cm derinliğine dikilirler. Pratikte tohumluk olarak 30-50 gram ağırlıktaki küçük yumrular tercih edilir.

Sıra usulü yetiştiricilikte 70 cm aralıklarla 8-10 cm derinlikte çiziler açılır. Bu çizilere 25-30 cm sıra üzeri mesafelerle yer elması yumruları dikilirler ve daha sonra bu yumruların üzeri tavlı toprakla kapatılır. İki hafta sonra yumrular sürgün meydana getirilirler ve sürgünler toprak yüzeyinde görülmeye başlar. Dekara yaklaşık 100 kg tohumluk yer elması kullanılır.

5.2. Çapalama

Gelişme dönemi boyunca 2-4 defa çapa işlemi yapılır. Sürgünler yeterli boya ulaştıklarında son çapa ile beraber boğaz doldurma yapılır. Bitkinin gelişme durumuna ve toprak yapısına göre kaymak kırma, havalandırma ve yabancı ot temizliği düzenli olarak aksatılmadan yapılmalıdır.

5.3. Sulama

Boğaz doldurma döneminde sulama karıkları da hazırlanır. Yer elması suyu seven bir bitki olarak bilinir. Ancak fazla rutubetli topraklardan hoşlanmaz. Toprakta suyun fazla olması ve toprağın devamlı ıslak olması yumruların çürümesine ve hastalanmasına neden olur. Yer elması sıra usulü yetiştiriliyorsa su karıklara verilir. Ocak usulü yetiştiricilikte ise yağmurlama veya salma sulama yapılmalıdır.

5.4. Gübreleme

Sonbaharda toprak işleme sırasında dekara 3-5 ton yanmış çiftlik gübresi verilir. Son toprak işlemede ise dekara 8-10 kg fosfor, 10-20 kg potasyum ve 3-5 kg azot verilir.

5.5. Tarımsal savaşım

Yer elması yetiştiriciliğinde hastalık ve zararlılarla ilgili fazla bilgi bulunmamaktadır. Ancak danaburnu, köstebek ve fare gibi zararlılar yumrularda önemli zararlara neden olurlar. Bu zararlılara karşı düzenli ve planlı bir mücadele yapılmalıdır.

6. Olgunluk, Hasat ve Depolama

Yer elması bitkileri Temmuz ve Eylül aylarında çok gösterişli sarı çiçekler açar. Ekim ayından itibaren bitkinin çiçek ve diğer toprak üstü dal ve yaprakları kurumaya başlar. Ekim ayı başında hasada başlanabilir. Hasada başlamadan önce birkaç ocak açılarak yumruların olgunluk durumuna bakılır. Yumrular hasat olgunluğuna gelmiş ise hasada karar verilir.

Hasada başlamadan önce toprak üstü kısımları kesilerek tarlanın bir kenarında kurumaya bırakılır. Kesilen ve kurutulan sürgünler kış aylarında yakacak olarak kullanılır. Yumruları erken hasat etmek kaliteyi düşürür. Yumrular ne kadar uzun süre toprakta kalırsa kalite o kadar artar, tat ve aromada en yüksek seviyeye çıkar.
Hasat olgunluğuna gelmiş yumruların toprak üstü kısımları tamamen temizlendikten sonra, yumrular küçük işletmelerde elle çapa veya bel kullanarak büyük işletmelerde ise pullukla veya patates hasat makinaları ile hasat edilirler. Hasat edilen yumrular havuzlarda iyice yıkanır ve temizlenir. Daha sonra yumrular havadar bir yerlerde kurutulurlar ve büyüklüklerine göre boylanarak 10-15 kg lik kasalarda veya 5-10 kg lik plastik torbalarda pazara arz edilirler.

Yer elması adi depolarda 8-10 °C sıcaklıkta ve %60-80 nemde 2-3 ay muhafaza edilebilir. Kontrollü koşullarda soğuk hava depolarında ise 1-2 °C sıcaklıkta ve %70-75 nemde 4-6 aya kadar saklanabilirler. En kolay saklama yöntemi yumruların sökülmeden toprakta bırakılmasıdır. Don tehlikesi olmayan yörelerde toprakta saklama yöntemi uygulanır.

7. Verim

Yetiştirme ve bakım şartlarına bağlı olarak iyi vasıflı tohumluk kullanılırsa dekardan ortalama 2000-2500 kg yer elması yumrusu hasat edilebilir.

8. Tohum Üretimi

Yer elmasında tohum oluşumu ve üretimi önemli değildir. Üretilen tohumlar ıslah amacıyla kullanılır. Yer elması üretiminde tohumluk olarak yumrular kullanılır. Üretimde 30-50 gr ağırlığındaki yumrular tohumluk olarak tercih edilirler. Hasat döneminde Pazar değeri olan büyük yumrular hasat edilerek satışa gönderilir. Küçük yumrular ise tohumluk materyali hasat edilerek satışa gönderilir. Küçük yumrular ise tohumluk materyali olarak ayrılırlar ve depolanırlar. Tohumlukların yüksek verimli ve sağlıklı bitkilerden alınmasına özen gösterilmelidir.

Yer elmasının faydaları nelerdir? Öğrenmek için buraya tıklayınhttp://www.bizimbahce.net/dogal-ve-bitkisel-saglik/yer-elmasinin-faydalari.htm

Kaynak:

http://www.bizimbahce.net/bitkisel-uretim/yer-elmasi-yetistiriciligi.htm

http://forum.saraytarim.gov.tr/?part=forum&gorev=oku&id=5122&cat=6&title=Yer%20Elmas%FD%20Yeti%FEtiricili%F0i

Bu yazı toplamda 1956, bugün ise 7 kez görüntülenmiş

Tatlı Patates Yetiştiriciliği

05 Ekim 2011 Yazan  
Kategori Bitkisel Üretim

TATLI PATATES YETİŞTİRİCİLİĞİ

1. Ekonomik önemi, anavatanı ve yayılma alanları

Tatlı patates ülkemizde çok az tanına ve sadece bazı meraklı bazı kişilerce sofralık, aynı zamnda da süs bitkisi şeklinde değerlendirilen tek yıllık, bir sebzedir. Tatlı patatesin Türkiye’ye Kıbrıs’tan 1930’lu yıllarda geldiği sanılmaktadır. Ülkemizdeki üretimi ekonomik bir değer ifade etmemektedir.

Tatlı patatesin anavatanı Amerika’dır. Özellikle Meksika’nın tatlı patatesin gen merkezi olduğu, buradan Avrupa ve Asya’ya daha sonrada Afrika’ya yayıldığı bilinmektedir. Bu gün Afrika ve Asya ülkelerinin çoğunda yaygın olarak yetiştirilerek tüketilmektedir. Mc Collum (1968) tatlı patatesin 300 yıldır Virginia’da yetiştirildiğini ve bu bitkini,n orta ve güney Amerika’’an İspanyollar kanalıyla dünyaya yayıldığını bildirmektedir. Tatlı patates yumruları %27 oranında şeker içerirler. 100 g tatlı patates 125 kalori verir.

2. Morfolojik Özellikleri

2.1. Kök

Tatlı patatesin kökleri büyük ölçüde toprağın 30-40 cm derinliğinde yayılmışlardır. Bitki çok miktarda kök meydana getirir. Kazık kökleride çok dallanmış olup yer yer depo kök haline gelerek tatlı patatesin yenilen kısmı olan patatesini oluşturur. Bazen bu kazık kökler kök uzunluğu boyunca kalınlaşarak depo halini aldıkları halde yumru oluşturmazlar. Depo kök haline gelmiş bu kazık kökler, üzerinde bol miktarda saçak kökler taşırlar.

2.2. Gövde

Tatlı patates gövdesi otsu ve sürüngen yapıda olup toprak üzerinde bir bitkiden çıkarak gelişen uzun dallar halindedir. Uygun şartlar oluştuğunda bir bitki 3-6 m boyunda birkaç daldan oluşan bir gövde meydana getirir. Bitki sürekli olarak büyüme yeteneğine sahiptir. Bu özelliği bitkiye iki avantaj kazandırır. Bunlardanbirincisi gövde parçaları alınarak bitkinin çelikle vegetatif olarak üretilmesi mümkün olur ve bit bitkiden 60-80 adet veya daha fazla çelik elde edilebilir. Bu özellik üretim maliyetini düşürür. İkinci avantaj ise vegetatif üretim sayesinde çeşit muhafazasında sorun yaşanmaz. Ayrıca bitki bu özelliği nedeniyle tarla yüzeyini tamamen kaplayarak yabancı otların gelişmesine imkan vermez. Bu özellik aynı zamanda kendinden sonraki bitkiler için iyi bir arla bırakmasını sağlar. 9:57

2.3. Yaprak

Tatlı patates bitkisi toıprak üzerinde sürünerek uzanan ve çok dallanan gövdesi üzerinde her nodyumdan bir adet 15-20 cm uzunluğunda kuvvetli bir yaprak sapı ve be sapın uç kısmında yukarıya doğru bakan, yuvarlak şekilli kenarları dişli yapıda bir yaprak meydana getirir. Yapraklar koyu yeşil renkli olup yaprak yüzeyleri tüysüz ve parlaktır. Bitki meydana getirdiği yapraklarla toprak yüzeyini tamamen örter. Her yaprak koltuğunda uyuyan bir göz bulunur. Sürgünün ucu herhangi bir şeklide zarar görür veya koparılırsa yaprak koltuklarında uyuyan gözlerde zarar gören uç kısma en yakın göz uyanarak sürgünün gelişmesine devam etmesini sağlar. Bitkinin yaprakları çok iyi bir hayvan yemi materyalidir. Ancak yem olarak soldurulmadan kullanılmalıdır.

2.4. Çiçek

Bitki belli bir sıcaklık toplamı olmadan çiçek meydana getirmez. Çiçekleri beyaz veya mor renkli taç yapraklara sahiptir ve birkaç tanesi bir salkım halinde bulunur. Patlıcan çiçeklerine çok benzer. Taç yapraklar birbirlerine bir perde ile bağlanmıştır. Tohum bağlarsada üretimi vegetatif yolla yapılabildiği için tohumları ıslah çalışmaları dışında kullanılmaz.

3. Tohum ve çimlenme özellikleri

Çiçekler daha sonra meyveyi geliştirerek koyu renkli köşeli yapıdaki tohumlarını oluştururlar. Tohumlar çimlenmelerini 4-5 yıl korurlar. Yetiştiricilik açısından önem taşımazlar.

4. Yetiştirilme istekleri

4.1. İklim isteği

Tatlı patates iklim istekleri bakımından seçici bir bitkidir. Ilık, sıcak, subtropik ve tropik iklimlerde yetiştirilir. Bitkinin yumru oluşturması için 175 günlük donsuz geçen bir yetiştirme periyoduna ihtiyaç vardır. Bu süre erkenci çeşitlerde 120 güne kadar düşebilir. Yetiştirmenin başarılı olabilmesi için gece sıcaklıklarının 18-20 °C olması istenir. Bu şartları sağlamayan yerlerde bitki gelişmesi olsada yumru oluşumu olmaz. Ülkemizde sadece bu şartları taşıyan belli yörelerde (Güney Ege, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgesinin önemli bir kısmında yetiştirilebilir.)

4.2. Toprak isteği

Atlı patates üretimi için en uygun topraklar kumlu topraklardır. Tatlı patates yetiştirilecek toprağın iyi derene edilmiş olması istenir. Optimal toprak pH’sı 5.3 ile 6.7 arasındaki değerlerdir. Tatlı patates yetiştiriciliğnde ön bitki olarak tahılalr tercih edilmelidir.

Yüksek verim almak için iyi direne edilmiş kumlu topraklar daha uygundur.

5. Yetiştirme Şekli

5.1. Toprak hazırlığı, ekim, dikim ve bakım işleri

Tatlı patates üç şekilde üretilir:

  • Yumruları ile üretim
  • Köklü sürgünleri ile üretim
  • Çelikleri ile üretim

Her üç üretim şeklide pratikte uygulanır. Uygulanan bu üç üretim şeklinin üçündede gübreleme ve tarlanın sürülmesi işlemleri aynıdır.

Tatlı patates yetiştirilecek tarla 25-30 cm derinliği geçmeyecek şekilde sürülür. Derin sürümlerde kökler derinlere giderek yumru oluşturmazlar. Sürümlerden sonra dekara 10-12 kg N, 10 kg p2o5 ve 10-12 kg k2o gelecek şekilde yapay gübre Disk-Harrow altına olmak üzere toprağa verilir. Böylece toprak hazırlığı ve gübreleme yapılmış olur. Daha sonra yapılacak yetiştirme şekline göre toprak ekime veya dikime hazırlanır.

Yumruları ile tatlı patates üretimi : Bu üretim şeklinde tatlı patates yumruları veya üzerinde en az 2-3 gözü bulunan, kesilerek parçalar haline getirilmiş tatlı patates parçaları üretim materyali olarak kullanılır. Tavlı olarak işlenmiş ve gübrelenmiş toprakta sıra araları 80-100 cm olacak şekilde 20 cm derinliğe karıklar açılır. Dikim bu karıkların boyun noktalarına ve tavlı toprağa yapılır. Sıra üzerinde, çeşit özelliğine bağlı olarak 40-50 cm mesafe bırakılır. 6-8 cm derinliğe ocak şeklinde ve her ocağa bir adet küçük patates veya parça patates gelecek şekilde dikim yapılır. Eğer patetesler kesilerek parçalara ayrılmış ise yumuşak çürüklüğün yumru parçalarında zarar yapmaması için parçalar ekim öncesinde meşe kömürü tozuna batırılır. Tatlı patates sıcağı seven bir bitki oluşu nedeniyle çok aceleci olmamak toprak sıcaklığının 18-20 °C olmasını beklemek yararlı olur. Bu şartlarda dikilen patatesler dikimden 7-10 gün sonra toprak yüzüne çıkarak hızlı bir şekilde gelişmeye başlarlar. Bitkiler toprak üzerinde dallanmaya başlamadan bir defaya mahsus olmak üzere çapalanırlar. Esasen daha sonra bitkiler dallanarak yayılacaklarından çapa yapma imkanı ortadan kalkar.

Daha sonraki dönemde düzenli sulamaların dışında herhangi bir işlem yapılmaz. Bitkinin ülkemizde zarar yapan herhangi bir hastalığı veya önemli bir zararlısı yoktur. Tatlı patates bitkileri hızla gelişerek yeni dallar meydana getirerek toprak yüzünü tamamen örterler. Böylece tarlada hiçbir yabani otun gelişmesine imkan vermezler, iyi bir yabancı ot kontrolüde yapılmış olur.

Sonbaharda yumruların olgunlaştığı, yaprakların yeşil renkten kızıl kahve rengine dönmesi ile anlaşılır. Bu dönemde tarlanın birkaç yerinden söküm yapılarak yumruların yeterli büyüklüğe ulaşıp ulaşmadığı belirlenir ve buna göre hasada karar verilir. Hasadın gecikmesi yumruların irileşmelerine olumlu etki yapmakla birlikte hasat çok gecikirse yumrularda kalite kayıpları başlar, yumrular iç boşaltırlar ve koflaşırlar. Bu nedenle hasadın zamanında yapılması gereklidir.

Hasat pullukla veya elle yapılabilir. Pullukla hasat da sürüm yapılarak toprak yüzüne çıkan yumrular toplanır. Elle hasat yapmak yüksek maliyetli bir işlem olduğu için ve geniş alanlarda uygulama imkanı bulunmadığından pek kullanılmaz.

Köklü sürgünleri ile tatlı patates üretimi : Bu metodla yetiştirme yapılabilmesi için önce köklü sürgünlerin üretilmesi gerekir. Bunun için daha önceden ayrılmış bulunan tatlı patatesler bir ılık yastık içine yere yatay olarak toprağın 10-12 cm derinliğine birbirinden 30-40 cm sıra arası, 10-15 cm sıra üzeri mesafelerle dikilirler. Bu patateslerin her birindne en az patates üzerindeki göz sayısı kadar. Sürgün meydana gelir ve bu sürgünler gözün hemen üzerinden itibaren köklenirler. Havaların soğuk olduğu ve son riskinin bulunduğu dönemde yastık içinde gelişen bu köklü sürgünler don riski ortadan kalkıncaya kadar bekletilir. Toprak dikim sıcaklığına ulaşınca (18-20 °C) sürgünler patates yumrularından ayrılarak daha önceki yöntemde belirtildiği şekilde hazırlanan karıkların boyun noktalarına çapa ile dikilir. Can suyu verilir. Bu yöntemle yetiştirmede toprak tavı çok önemli değildir. Dikimde kullanılan sıra arası ve sıra üzeri mesafeler aynııdır. Bu şekilde dikilen köklü tatlı patates sürgünleri hemen gelişmeye başlarlar. Bitki gelişmesine bağlı olarak 2. Veya 3. Sulamadan sonra bir çapalama yapılır. Bitkinin gelişme ve hasat dönemindeki bütün işlemler birinci üretim şeklinde olduğu gibi sürdürülür. Bu yöntemde, diğer iki yönteme göre birkaç günlük erkencilik sağlanır

Çelikleri ile tatlı patates üretimi : En çok kullanılan üretim yöntemlerinden birisidir. Bu yöntemle üretimde kullanılan üretim materyali olan çeliklerin üretimi için diğer yöntemle üretimde kullanılan üretim materyali olan çeliklerin üretimi için diğer yöntemlerde olduğu kadar patates materyaline gereksinim duyulmaz. Ancak bu yöntemde hasadın 10-15 gün gecikmesi gibi bir sakınca vardır. Çeliklerin köklenerek gelişmesi için kullanılan bu zaman bu metodun en önemli sakıncasını oluşturur.

Bu yöntemde sadece bir yumrudan 50-60 hatta daha fazla çelik dolayısıyla bitki elde edilebilir. Yetiştirme için ihtiyaç duyduğumuz çelik miktarı daha önceden hesaplanarak sonbaharda kış döneminde oluşabilecek çürümeleride dikkate alarak yeteri kadar yumru ayrılır. Bu yumrular ılık yastıklara köklü sürgün elde edildiğinde olduğu gibi ancak iki katı aralıklarla dikilirler. Bitkiler ilk gelişmelerini yastık içinde yaparlar. Soğukların etkisi kalkınca yastıklar açılır bir dahada kapanmaz. Gövde dallanarak yastık dışına taşar. Bu dallar daha sonra üretim materyali olarak kullanılacak olan çelikleri oluşturacağından düzgün şekilli olarak gelişmeleri sağlanır. Dalların çiğnenmemesine özen gösterilir.

Dikim öncesinde çeliklerin dikime hazırlanması gereklidir. Bunun için dallar dikkatli bir şekilde yumrunun hemen üzerinden kesilerek alınırlar. Yapraklar gövdenin üzerinde 1-2 cm yaprak sapı kalacak şekilde gövdeden kesilerek atılırlar. Kalan gövde, üzerinde 3-4 yaprak koltuğu kalacak şekilde 15-20 cm uzunluğunda parçalara ayrılır. Bu parçalar üretimde kullanılacak olan çeliklerdir.

Toprak sıcaklığı 18-22 °C’ye ulaşıldığında aynen diğer üretim yöntemlerinde olduğu gibi önce karıklar dikime hazırlanır. Yine çeşide ve tarla özelliklerine bağlı olarak değişmek üzere karıklar arasında 80100 cm mesafe verilir. Sıra üzerinde ise yine çeşide, dikim zamanına ve tarlanın verimlilik özelliklerine göre 25-30-40 cm arasında değişen aralıklar bırakılır.

Dikim esnasında bir gözün toprak altında diğer gözlerin ise toprak üstünde kalmasına özen gösterilir. Dikim karıklara su verildikten sonra karıkların boyun noktasına, çelikler karık sırtına doğru hafif meyilli olacak şekilde yapılmalıdır.

Çelikleri oluşturan gövde bitkinin gelişme döneminde yaprakların altına gölgede kaldığı için güneşe karşı hassastır. Çelikler dikimden sonra korunmazsa güneşten kolayca zarar görür ve kururlar. Bu nedenle tarlaya dikilen çeliklerin üzerine gölgelemeyi sağlayacak şekilde bir tutam kuru ot veya saman konulmalıdır. Böylece çeliklerin güneşli ortamdan zarar görmeden kök ve sürgün meydana getirmeleri sağlanmalıdır. Çelikle üretimde bu uygulama başarıda önemli rol oynar.

Bu şekilde dikilerek güneşten korunan çelikler bir hafta içinde toprak üstündeki yaprak koltuklarından sürgün meydana getirmeye başlarlar. Dikimden sonraki 15 gün içinde 3-4 yaprak oluştururlar. İşte bu dönemde bitkiler bir defaya mahsus olmak üzere çapalanırlar. Bundan sonra yapılan işlem sadece düzenli aralıklarla bitkilerin sulanmasıdır. Tatlı patatesler daha sonra hızla gelişirler toprak üstünü örterek yabancı ot gelişmesine engel olurlar. Hasat diğer metotlarda olduğu gibi yapılır.

5.2. Tarımsal savaşım

Daha öncede belirtildiği gibi hastalık ve zararlılar açısından sorunlu bir sebze değildir. Ancak kadı lokmasının çok bulunduğu tarlalarda yetiştirme yapmaktan kaçınılmalıdır. Köstebekte tatlı patateste önemli zararlara yol açabilmektedir.

6. Olgunluk hasat ve depolama

Tatlı patateste olgunluğun ilk işareti yaprak renklerinin koyulaşarak kahverengi görüntü almasıdır. Belli dönemden sonra örnek birkaç söküm yapılarak çeşidin büyüklüğünü kazanıp kazanmadığı tespit edilerek hasada başlanır veya hasat bir süre geciktirilir.

Tatlı patateslerde hasat makine ile yapılmalıdır. Hasat edilen yumrular iriliklerine göre gruplandırılır. Küçük yumruklar tohumluk materyali olarak ayrılır.

Tatlı patatesler depolanabilirler. Depolama tahta kasalarda %85 nemli depolarda ve 10-12 °C sıcaklıkta yapılırsa 6 aya kadar saklama mümkün olur. Muhafaza sırasında meydana gelen kaybın düşük olması için yumruların tam olgunlaşmaları, hasat edilirken yaralanmamaları ve depoya koymadan önce iyice kurumuş olmaları sağlanmalıdır.

kaynak:http://bahceziraati.com/sebzeler/tatli_patates.html

Bu yazı toplamda 792, bugün ise 2 kez görüntülenmiş

Röportaj:Solucan Gübresi Üzerine Bir Söyleşi-Solidem

05 Haziran 2011 Yazan  
Kategori Bitki yetiştirme ortamları

Bizimbahce.net yöneticisi sayın Savaş Gönen beyin hazırlayıp sunduğu bu muhteşem söyleşiyi forum sayfalarında sunmuştuk. Diğer yorum ve görüşleri okumak için burayı tıklayabilirsiniz.

Bu sayfada yer alan röportaj bizimbahce.net adına Savaş Gönen tarafından yayınlanmıştır. Kaynak gösterilmeden konu ve resimlerin kullanılması yasaktır. Kaynak gösterilmesi durumunda yayınlanmasında mahsur yoktur. http://www.bizimbahce.net/bitkisel-uretim/bitki-yetistirme-ortamlari/roportajsolucan-gubresi-uzerine-bir-soylesi-solidem.htm

Röportaj: Solidem-Mehmet Aksoy ve Saadettin Başak ile Solucan Gübresi Üzerine Bir Söyleşi

Türkiye’de bir hayli gecikmiş de olsak, solucanların mucizevi değerini nihayet yavaş yavaş keşfetmeye başladık. Artarak devam eden bu keşif yolculuğumuza taze bir solukla devam ediyoruz. Bu defa gayretli insanlar karşımıza güzel şehir Burdur’da çıkıyor. Sayın Mehmet Aksoy ve sayın Saadettin Başak beylerle siz değerli forum üyeleri ve konuya ilgi duyan herkes için 27 Kasım 2010 tarihinde güzel bir sohbet gerçekleştirdik.

Söyleşimizden bol fayda görmeniz ve yorumlarınızı burada bizlerle paylaşmanız dileğiyle…

Not: Sayın Aksoy ve sayın Başak’a bütün bir çalışma gününü bana ayırdıkları için özellikle teşekkür ediyorum.

Buyurun lütfen!

Devam?n? oku

Bu yazı toplamda 1578, bugün ise 8 kez görüntülenmiş

Paulownia fidanı üretim teknikleri

30 Nisan 2011 Yazan  
Kategori Bitkisel Üretim

2004 senesinde palulownia bitkisi üzerine üretim araştırmalarım olmuştu. Bir çok paulownia fidanı yetiştirmiştim. Bu üretim aşamalarını fotoğraflayıp bilgi ve deneyimlerimle beraber bir e-kitap haline getirmiştim. İnternet aleminde ilk defa kapsamlı olarak paulownia fidanı üretim tekniklerini burada sizlerle paylaşmak istiyorum.

Ayrıca paulownia ağacı hakkında bilgilere şu linkten ulaşabilirsiniz; http://www.bizimbahce.net/forum/genis-yapraklilar/paulownia-(pavlonya)/

Faydalı olabilmek dileklerimle.

Bu bilgilerin kaynak göstermeden kısmen veya tamamen yayınlanması yasaktır.

www.bizimbahce.net

PAULOWNİA FİDANI ÜRETİM TEKNİKLERİ

Paulownia fidanı üretimi kök, sürgün çelikleri ve tohum ile ayrıca doku kültürü yöntemi ile de yapılabilmektedir.

Basit ve ucuz yoldan sağlıklı ve bol fidan üretebilmek için genelde kök çelikleri kullanılır.

Bu amaçla bu kitapta kök çelikleri ile fidan üretim teknikleri anlatılmıştır.

VEGETATİF ÇOĞALTMA

Vegetatif çoğaltma sonunda çoğaltılan bitkinin genetik yapısında bir değişiklik meydana gelmez.

Hücre bölünmeleri sırasında kromozom sayı ve sistemleri olduğu gibi aynen kalır.

Bu nedenle vegetatif yolla çoğaltılan bitkiler genetik yapı bakımından ana bitkinin aynısıdır.

Paulownia ağaçlarında gövde çeliklerinin adventif kök teşkil etme yeteneği olmadığından vegetatif çoğaltmada gövde çelikleri kullanılmaz. Nadir olarak sürgün çelikleri kullanılarak köklendirilebilir. Paulownia ağaçlarının çelikle üretilmesi kök çelikleriyle kolayca yapılabilmektedir.


KÖK ÇELİKLERİ İLE ÜRETİM

ANAÇ YETİŞTİRME ORTAMLARI

Paulownia fidanları dikildikleri ortamda ilk yıl 1.5-2 metre kök sistemi oluştururlar.

Bu nedenle uygun bir ortam hazırlanarak anaç fidan dikilip 1 yıl boyunca  büyütülüp ertesi sene ortamdan çıkarılan anaç fidanın kökleri çelik olarak alınarak üretim yapılabilir.

Bol ve sağlıklı kök elde etmek için ilk önce anaç bitkinin yetiştirileceği yapı hazırlanmalıdır.

Anaç bitkinin büyüyeceği yapı 2 metre derinliğinde olmalıdır. Ortalama genişlik ise 50 cm. olabilir.

Bu durumda hazırlayacağımız anaç yetiştirme ortamı 50cm. X 200 cm. boyutunda dikdörtgen olmalıdır.

Ortam hazırlamada kereste kullanılabilir.

Fakat kereste ile hazırlanan ortam, sulama suyu ve nemlilik nedeniyle zamanla çürüme ve mantari hastalıklara maruz kalabilir.

Gene ortalama 2m. derinliğinde teneke veya plastik bidonlar, özel boyutlarda bulunabilen plastik saksılar anaç fidan üretimi için kullanılabilir.

Basit ve ucuz yoldan ve kullanım rahatlığından dolayı kereste ile yapılacak bir ortam kullanılabilir.

Bunun için 4 adet 200cm. X 50cm. , 1 adet 50cm. X 50cm. kereste birbirine çivilerle monte edilerek dikdörtgen bir yapı hazırlanır.

Hazırlanan yapının sulama suyunu kenarlardan taşırmaması ve çürüyerek ortama hastalık bulaştırmaması için hazırlanan yapının iç kısmına kerestenin suyla temas etmemesi amacıyla çeşitli örtülerle kapatılması uygun olacaktır.

Bu amaçla kalın naylonlar düşünülebilir.

Ayrıca basit olarak 3-4 adet 18 lt. lik  yağ tenekeleri birleştirilerek anaç fidanın büyütülmesinde kullanılabilir.

ANAÇ FİDANIN YERİNE DİKİMİ

Şubat sonu aşırı soğukların bittiği zaman, mevsim ve bölge  şartlarına bağlı kalınarak dikim yapılmalıdır.

Dikim yapılacak fidanlar aşağıdaki özelliklere sahip olmalıdır:

En az 1 yıllık olmalıdır.

İleride boy gösterebilecek hastalık ve zararlılardan uzak sağlıklı fidanlar seçilmelidir.

Kök yapısı iyi gelişmiş olmalıdır.

Muhakkak fidanın türü bilinmeli ve dikim esnasında karıştırılmamalıdır.

Bir kaba iki adet fidan dikilerek tasarruf sağlanabilir. Böylece ortamdan çıkarılan köklerden ortalama 600 adet kök çeliği alınabilir.

Yıllık 10.000 adet fidan üretimi için; her ortama 2 adet fidan dikimi hesabıyla 17 tane anaç büyütme ortamı hazırlanmalıdır.

Hazırlanan anaç büyütme kabına, hazırladığımız toprak karışımı konulur.

Toprak karışımı olarak 1 kısım ince bahçe toprağı, 1 kısım organik madde (yanmış çiftlik gübresi, yaprak kompostu vb.) ve de bir kısım ince kum kullanılabilir.

Karışım birbirine iyice karıştırıldıktan sonra hazırladığımız anaç büyütme kabına doldurulur.

Daha sonra yeteri kadar sulama yapılarak bir iki gün toprağın çökmesi beklenir.  Ve temin ettiğimiz anaç fidan ortama dikilir.

Toprak doldurulduktan hemen sonra yapılan dikim neticesinde birkaç gün sonra yapılan sulamalarla toprak çöktükçe fidanlarda aşağı inecektir. Bunun için bir iki gün toprağın çökmesi beklenir ve  ondan sonra fidan ortama dikilir.

Uygun şartlarda dikilen fidanlar o sene ortalama 2 m. kök sistemi oluştururlar.

Fidanların  hızlı büyüme zamanı, yaz sıcaklarında sulama en önemli husustur.

Sulama sabahın erken saatlerinde veya akşam üzeri yapılmalıdır.

Sulama haricinde fazla bir bakım yapılmaz.  Fakat sayfa 108 deki tablodaki gübreleme programı uygulanmalıdır.

Sonbaharda yapraklarını döken fidanlar kış dinlenmesine girerler.

Uygun bakım şartlarında kışı geçirirler. Aşırı soğuk olan yerlerde köklerin dondan etkilenmemesi için yetiştirme ortamı çeşitli örtülerle sarılmalı veya dondan etkilenmeyecek alanlarda muhafaza edilmelidir.

Kış aylarında aşırı sulama yapılmamalıdır. Kış boyunca kök gelişimi devam etmektedir.

KÖK ÇELİKLERİNİN KULLANILMASI

ANAÇ BİTKİNİN YERİNDEN ÇIKARILMASI

Çelikler, gelişme periyodu başlamadan önce, köklerin depo maddeleriyle çok zengin olduğu kış sonu ve erken ilkbaharda alınması gerekmektedir.

İlkbaharda Anaç bitkinin büyüme ve sürgün verme devresinde kök çelikleri alınmamalıdır.

Anaç bitki, köklerin alımından bir gün önceden sulanmalıdır.

Anaç büyütme kabı açılarak mümkün olduğunca köklerine zarar vermeden bitki ortamdan çıkarılır.

Çelikler sabah erken saatlerde alınmalıdır.

Alınan çelikler hemen nemlendirilmiş çuval veya yosun içinde, nemli bir yere bırakılmalıdır.

Çeliklerin birkaç dakika bile olsa güneş altında kalması çok zararlıdır.

Çelikleri taze tutmak amacı ile su içinde tutma veya suya batırma ise önerilmez.

Anaç bitkinin türlerini karıştırmamak için türleri ayrı yerlere götürmeli ve bitkinin gövdesine kağıt parçası bağlayarak kurşun kalemle bitkinin türü yazılmalıdır.

ÇELİKLERİN SAKLANMASI VE NAKLİ

Alınan çelikler saklanıp daha sonra kullanılacaksa veya bir başka bölgeye gönderilecek ise bunların uygun şartlarda saklanması veya ambalajlanıp gönderilmesi gerekir.

Erken ilkbaharda alınan kök çelikleri serin dönemlere rastlayan bu dönemlerde saklanması veya gönderilmesi uygunsa da havaların ısınmasıyla birilikte çeliklerin saklanma zamanı kısalabilir. köklerin kullanılmasına kadar sağlıklı, canlı ve sulu ve de sürmemiş olması gerekir.

Bu nedenle kökleri saklarken veya gönderilirken genelde köklerin rutubetini muhafaza edici şartlar yerine getirilmelidir.

Bu anlamda rutubetlendirilmiş talaş, rutubetlendirilmiş sap, saman ile yosun gibi ortamlar kullanılmalıdır.

Kısa mesafelerde kökler plastik torbalarda gönderilebilir.

Uzun mesafeye gönderilirken ise sandıkların içine bir kat nemlendirilmiş ortam dökülür onunda üzerine kökler düzgün biçimde sıralanır.

Ve üzerine tekrar nemlendirilmiş ortam konularak sandık doldurulur.

Sandığın üzerini kapatmadan önce köklerin alındığı tarih, bitkinin türü ve çeşidi kurşun kalemle yazılır. Ve sandık artık kapatılır.

Kök çelikleri kullanılmak istendiğinde  açılıp kontrol edilir.

Varsa bozulmuş olanlar seçilip atılır. Ve sağlam olanları kullanılabilir.

ÇELİKLERİN KÖKLENDİRİLMESİ

Alınan çelikler genel olarak 2 yöntemle köklendirilebilir.

Kasa veya kaplarda köklendirme
Plastik bardaklarda köklendirme

KASA VEYA KAPLARDA KÖKLENDİRME

Bu yöntemle çelikleri köklendirmek için çeşitli ölçülerdeki kasa ve kaplar kullanılır.

Çeliklerin köklenebilmesi için uygun ortam hazırlamalıdır.

Köklendirme ortamının gevşek, havadar, drenaj ve su tutma kapasitesinin yeterli olması gerekir.

Ortam olarak kum perlit, vermukilit, sphagnum yosunu ayrı olarak veya karışım halinde kullanılabilir.

Kasa veya  kaplara hazırladığımız ortam üstten 5 cm lik bir boşluk kalacak  şekilde doldurulur. Ve tesviye aletiyle yüzey düzgünleştirilir.

Alınan kökler 3-6 cm. uzunluğunda kesilir.

Çelikler düzgün aralıklarla ortam yüzeyine dikey olarak dikilir.

Çeliklerin ortalama 80-90 derecelik açıyla dikilmesinden iyi sonuç alınmıştır (2005).

1 m2 lik  bir alana ortalama 1000 adet çelik dikilebilir (2005). Fakat dikim aralıklı yapılırsa daha iyi olacaktır.

Dikim esnasında kökün alt kısmı aşağıda kalacak şekilde dikim yapılmalıdır, bu durumda kökün alt kısımlarından kökler çıkacak üst kısmından ise sürgün vererek toprak yüzeyine çıkacaktır.

Yanlışlıkla çelikler ters dikilirse kökler çeliğin üstünden çıkacak, sürgün ise alttan patlayarak istenmeyen biçimde toprak yüzeyine çıkacaktır.

Böyle köklendirilmiş bir fide ise kullanılamayabilir veya atılmak zorunda kalınabilir.

Bu yüzden çelikler kesildikten sonra gelişi güzel bırakılmamalıdır.

Çeliklerin dikimi esnasında köklerin toprağa itilmesiyle dikim, ince köklerin kırılmasına neden olabilir. Bu amaçla bir çubuk yardımıyla toprak delinir ve açılan deliğe çelikler yerleştirilir.

Dikilen kök çeliklerinin üzeri 2-3 cm. kalınlıkta kum veya ince toprakla örtülür. Aşırı kurumayı önlemek için sık sık sulanır veya kasaların üzeri camla örtülür.

Uygun bakım şartları sonrasında kısa zaman sonra adventif kökler meydana gelir ve gelişme neticesinde sürgünlerde toprak yüzeyine çıkarlar.

Toprak yüzeyine çıkan fideler 3-4 yapraklı olunca köklendirme ortamından alınarak plastik torba veya bardaklara şaşırtılır.

Köklendirme ortamının sıcaklığı çok önemlidir.

Köklendirme az çok kontrol edilebilen bir sera ortamında gerçekleştirilmelidir.

Genel olarak en uygun sıcaklık 18-24°C’ dir.

Ortam sıcaklığı atmosfer sıcaklığından 2-6°C daha yüksek olması arzu edilir.

Çeliklerin köklendirilmesinde alttan ısınan banklarda sisleme sureti ile perlit ortamında en iyi sonuç alınabilir.

ŞAŞIRTMA

Şaşırtma köklenip sürgün veren fidenin bir yerden sökülüp başka bir yere dikilmesi olayıdır ve fidelerin değişik koşullara alıştırarak güçlendirmek için yapılır.

Toprak yüzeyine çıkan fideler 3-4 yapraklı olunca şaşırtma yapılabilir.

Yaprakların gelişip daha çok yaprak oluşturmasını beklememek gereklidir.

Zira yaprakların gelişmeye başlamasıyla birlikte köklerde saçaklanmalar başlar.

Kökleri saçaklanan fidelerin sökülmesi sırasında zararlanmaları söz konusudur, böyle fidelerin tutma şansı azalır veya birkaç hafta büyümesini yavaşlatabilir.

Fidelerin şaşırtılmaları amacıyla yerlerinden sökümlerini kolaylaştırmak için bir gün önceki akşam sulanmaları gerekir.

Böylece fidelerin yerlerinden  sökümü sırasında köklerinin daha az zararlanmaları söz konusudur.

Şaşırtma steril bir ortamda yapılmalı ve şaşırtma öncesi eller iyice sabunla yıkanmalıdır.

Fideler ufak saksılara naylon torba veya plastik bardaklara şaşırtılabilir.

Paulownia fideleri genelde 10×12 cm, 12×15 cm veya 15×15 cm boyutlarındaki naylon torbalara şaşırtılabilir.

Naylon kalınlığına göre değişmekle birlikte 3000 torba için yaklaşık 7 kg torba almak gerekir.

1 m2 lik bir alana, büyüklüklerine bağlı olarak, 125-140 torba yerleştirilebilir.

Daha önceden hazırlanan harç saksılara doldurulur.

Dolum işlemi öncesi plastik torba veya bardakların alt kısımları kesilmelidir, böylece sulama sularının drene edilmesi sağlanır.

Genelde 1m3 lük harçla yukarda belirtilen boyutlardaki naylon torbalara 1200-1500 adet doldurulabilir.

Harçla doldurulan kabın orta kısmı parmakla ve çubukla açılarak fidenin kökleri bu çukura yerleştirilerek dikim yapılır.

Veya şaşırtma kapları yarıya kadar harçla doldurulur ve bir elle fide saksı ortasında tutulurken diğer elle de fide etrafına harç koyma işlemi yapılarak saksı doldurulur ve hafifçe bastırarak şaşırtma işlemi tamamlanır.

Dikimden hemen sonra fidelere can suyu verilmelidir.

Şaşırtılan fideler direk güneş ışığı almayan yerlere bırakılır. Dikilen fideler serilmiş bir naylon örtü üzerine yerleştirilirse topraktan gelecek enfeksiyonlardan da korunmuş olurlar.

PLASTİK BARDAKLARDA KÖKLENDİRME

Havaların durumuna göre ortalama şubat sonunda alınan çelikler sera ortamında 7 x 5 cm ebadındaki bardaklarda köklendirilir.

Bardakların altları drenaj için kesilir. Hazırlanan köklendirme ortamı plastik bardaklara üstten 4-5 cm boşluk kalacak şekilde  doldurulur ve hafifçe bastırılır.

Bir çubuk yardımıyla toprak delinir ve hazırlanan çelikler dikey olarak açılan deliğe yerleştirilir.

Üzerine 2-3 cm kalınlıkta toprak dökülüp daha sonra sulama yapılır.

Dikim yapılan bardaklar bitkinin türüne göre ayrı yerlere konulur.

1 m2 lik bir alana ortalama 250 adet bardak sığdırılabilir.

Bardaktaki toprak nemli tutulmalı ve sık sık sulama yapılmalıdır.

Veya  bardakların üzerine naylon örtü sererek ortamın sıcaklık ve nemini korumuş oluruz.

Uygun sıcaklıkta ortalama 2-3 hafta sonra çelikler patlayarak toprak yüzeyine çıkarlar.

Bazı bardaklarda toprak yüzeyine 2 ve daha fazla sürgün çıkabilir. Bu durumda en sağlıklı ve düzgün olan sürgün bırakılır ve diğerleri koparılarak atılır.


BAKIM

BAKIM

Uygun ışık, sıcaklık,dikkatli sulama, besleme ve hastalık ve zararlılarla zamanında savaş sağlıklı fide elde etmenin koşullarıdır.

Fidelere havaların sıcak günlerde sık fakat az, kapalı gittiği günlerde ise seyrek fakat fazla su verilmelidir.

Ortam sıcaklığı en uygun gündüz 18-20° C, gece 12-15° C olmalıdır.

Bazı fideler uygun şartlara rağmen cılız veya zayıf kalabilir.

Bu durumlarda besin maddesi takviyesi uygulanabilir.

Bu amaçla 10 lt suda 150 gr triple süper Fosfat ve 200 gr potasyum sülfat eritilir.
Elde edilen eriyik 10 misli sulandırılarak fidelerin sulandırılmasında kullanılabilir.

Yetiştirme işlemi başlangıçta  saksılar birbirine değecek şekilde yapılırsa da fideler gelişip yaprakları birbirine değmeye başladığında saksı aralarında ortalama 15 cm kadar bir aralık kalacak şekilde yeni bir düzenleme yapılmalıdır.

Uygun bakım neticesinde fideler gelişip büyürken yabancı ot tohumları da bu uygun ortamda çimlenip büyüyecektir.

Bu amaçla belli aralıklarla fidelere ot alma işlemi uygulanmalı ve büyümelerine engel olunup ortamdan koparılıp atılmalıdır.

Ortalama 15 cm boya ulaşan fideler daha büyük boyda saksı, teneke veya naylon torbalara 2 kısım humus, 1 kısım turba ve 1 kısım dere kumu şeklinde hazırlanan ortam kullanılarak dikilmelidir.

fidanlara vejetasyon dönemi sonuna kadar değişik içerik ve oranlardaki kompoze gübreler  verilmelidir.

KÖK ÇELİĞİYLE FİDAN ÜRETİMİ UYGULAMA ÖRNEĞİ

www.bizimbahce.net

Bu yazı toplamda 1127, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

Forumdan son konular

31 Ocak 2010 Yazan  
Kategori Bitkisel Üretim

Bizimbahce.net Forum sayfalarından son konular.. Bu konulara bakabilmek ve paylaşımlara katılabilmek için buraya tıklayarak forum sayfalarına ulaşabilirsiniz..Vücudu arındıran 10 mucize besin        
Sigarayı bırakmak için bitkisel reçeteler        
Tohumların ekim zamanı ,çimlenme süresi ve diğer özellikler        
Topraksız Tarımda Marul Denemesi        
Hibiscus Mutabilis,Yol hatmisi, Ağaç gülü        
Hava Durumu        
Vermicompost(Solucan gübresi)Çalışmalarım.        
QUINOA        
Bhut Jolokia (Dünyanın En Acı Biberi)        
Topraksız Tarım Şekilleri        
Topraksız Tarım Nedir, Avntajları Nelerdir?        
Soğanlı ve Yumrulu Bitkilerin Toprak İstekleri, Dikim Derinliği ve Aralığı        
Şakayık,Paeonia        
Kırmızı karanfilotu,Geum coccineum SM.        
Yılan bıçağı (Dracunculus vulgaris)        
TAŞINDI: Bu çiçeğin,bitkinin,ağaçın adını öğrenmek istiyorum        
Bu çiçeğin, bitkinin, ağacın adını öğrenmek istiyorum!        
Heuchera ,Mercan Çanları:        
Domates-biber        
Sarı Süsen (Iris pseudacorus) – Süsengiller        
Keven ,Çoban yastığı,Kardikeni (Acantholimon spp.)        
Fermantasyon Esasıyla malç ve kompost yapmak        
Aşı Makası        
Nertera Granadensis        
Aeschynanthus (ruj çiçeği)        
Jineopun Bahçesi        
Aralık Ayı Tarım Takvimi        
Kasım Ayı Tarım Takvimi        
Ekim Ayı Tarım Takvimi        
Eylül Ayı Tarım Takvimi        
Ağustos Ayı Tarım Takvimi        
Temmuz Ayı Tarım Takvimi        
Haziran Ayı Tarım Takvimi        
Mayıs Ayı Tarım Takvimi        
Nisan Ayı Tarım Takvimi        
Mart Ayı Tarım Takvimi        
Anemone narcissiflora,Nergis çiçekli dağ lalesi        
Şubat Ayı Tarım Takvimi        
Ocak Ayı Tarım Takvimi        
KURTBOĞAN (Aconitum)        
Bataklık nergisi,Caltha polypetala        
600 Milyon Dolarlık Türk İcadı        
Sürdürülebilir Tarımın esasları        
Tavşan topuğu (Orchis italica)        
Buhurumeryem (Pallenis spinosa)        
Yılan ekmeği (Arisarum vulgare)        
Çirişotu (Asphodelus aestivus)        
Su Ticari Mal Değildir        
Anız Yakmanın Zararları        
Yapraklar Çöp Değildir!        
Ali Nazmi Acar’ın Kendi Ağzından Başarı Hikayesi        
agaclar.net        
Toprak solucanları.        
Ekim-Dikim Takvimi        
Ekolojik Pazar mı? Nasıl?        
Binalara Enerji Kimliği        
Ekran görüntüsü alma ve yayınlama hk.        
Gaillardia (Gayardia)        
Aster (Saraypatı, Yıldız Papatyası, Yıldızpatı)        
Bal Hakkında Sıkça Sorulan Sorular        
KARDELEN        
Hayvancılıkla ilgili bölümler ekleme        
Latin Çiçeği(Tropaeolum majus,hint teresi)        
Hindistan Alıcı, Limon Çalısı,Rhaphiolepis x delacourii        
Kaktüs,Sukulent,Sedumlarla Yaptığımız Tasarımlar        
Hosta,Funkia,Kalp yaprakli Zambak        
Calycanthus floridus,Kızılçanak        
KALANCHOE        
KURDELE ÇİÇEĞİ        
Teşhis ve Tanıma Amaçlı, Yem Bitkileri Kataloğu        
enginar        
mikro besin maddesi        
TAŞINDI: Sedum Hızlı Bakış Kataloğu,Sedum’s Quick Catalog        
Sedum Hızlı Bakış Kataloğu,Sedum’s Quick Catalog        
Lisianthus Yetiştiriciliği        
İNCİR        
Kullanıcı adı değiştirme        
YENİ DÜNYA (MALTA ERİĞİ)        
ORKİDE AĞACI (BAUHİNİA VARİEGATA)        
CENNET KUŞU(PAŞA BIYIĞI)        
Enginar Yetiştiriciliği        
Datura        
ANGEL’S TROMPET(BRUGMANSİA) Melek borazanı        
Zakkum        
Saksıda bitki yetiştirmek.        
ÜLKÜ’ NÜN BALKONU        
Ağaç Yapraklarından Malç ve Kompost Yapımı        
Nergis (Narcissus)        
Lobelya, Kardinal çiçeği, Frengi otu        

Bu yazı toplamda 9826, bugün ise 13 kez görüntülenmiş

Aralık ayı ücretsiz tohum dağıtımı

23 Aralık 2009 Yazan  
Kategori Bitkisel Üretim

Yeni bir ücretsiz tohum paylaşımıyla daha birlikteyiz. www.tohumlar.net katkılarıyla aşağıda listelenen bir birinden güzel tohumlar ücretsiz dağıtılacaktır. Tohum dağıtımı bitiminde yeni tohum çeşitleri ile dağıtıma devam edilecektir. Ayrıca yüzlerce tohum çeşidini çok uygun fiyatlarla gene www.tohumlar.net sitesinde bulabilirsiniz, bunun için mutlaka siteye bir göz atmanızı tavsiye ederiz.

Tohum dağıtımı için ilgili forum sayfasına bekliyoruz. Buraya tıklayarak ilgili sayfaya ulaşabilirsiniz.

Aşağıda belirtilen tohumlar talep eden il 10 kişiye ücretsiz dağıtılacaktır.

1. Casper Eggplant (Beyaz Patlıcan)
2. Catnip (Kedi Nanesi)
3. Cedrus Libani (Toros Sediri)
4. Chocolate Cherry Tomato (Çikolata Renkli Çeri Domates)
5. Chives Allium (Frenk Soğanı)
6. Gojiberry 2 kuru meyve
7. Miniature Chocolate Bell Pepper (Minyatür Çikolata Renkli Dolma Biber)
8. Fresno Biber
9. Plum Granny Melon (Küçük kokulu Kavun)
10. Sub Arctic Plenty Tomato (En kısa sürede 45 gün hasat edilebilen domates türü.)

Bu yazı toplamda 2504, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

Yeni Ücretsiz Tohum Dağıtımı

16 Kasım 2009 Yazan  
Kategori Bitkisel Üretim

Değerli bizimbahce.net üyelerimiz, sizlere yeniden tohumlar.net in katkılarıyla başlatış bulunduğumuz ücretsiz tohum dağıtımıyla birlikteyiz. Aşağıdaki tohum listesinden istediğiniz tohumları ücretsiz sahip olabilmek için ilgili forum sayfalarına http://www.bizimbahce.net/forum/ucretsiz-tohum-paylasimlari/yeni-ucretsiz-tohum-dagitimi/

Tohum Listesi

1. Gojiberry
2. Kestane Kabak
3. Riesentrube (Alman Cherry) Domates
4. Bolivian Rainbow (Çok renkli biber)
6. 5 Miniature Chocolate Bell Biber (Çikolata renkli mini dolma)
7. Red Pear (Kırmızı Armut) Domates
8. Tomatillo Verde – Tomatillo Purple (Meksika Salsa sosu yapımında kullanılıyor.)
9. Beyaz Patlıcan (Casper)
10. Ordu İli Dev Domates
11. Dev Alman Turpu

Bu yazı toplamda 3910, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Şifalı Bitkiler Tohum Paylaşımı

12 Ekim 2009 Yazan  
Kategori Bitkisel Üretim

Şifalı Bitkiler Tohum Paylaşımı

Aşağıdaki şifalı bitki tohumları ücretsiz siz değerli üyelere dağıtılacaktır.

1. Kış Kekiği (Thyme Winter)

2. Sater Otu (Summer Savory)

3. Fennel Florence (Floransa Rezenesi)

4. Kedi Nanesi (Catnip)

5. Mercanköşk (Oregano)

Bu tohumlara sahip olabilmek için TIKLAYINIZ

Bu yazı toplamda 2265, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

09-11 ekim tohum paylaşımı

09 Ekim 2009 Yazan  
Kategori Bitkisel Üretim

09-11 ekim arasında aşağıdaki tohumları talep eden ilk 5 kişi bu tohumlara ücretsiz sahip olabilecektir. 

Bu tohumlara ücretsiz sahip olabilmek ve ilgili forum sayfalarına ulaşabilmek için TIKLAYIN

İşte dağıtılacak ücretsiz tohumlar;

1.Marglobe Supreme Domates

2.Perfection Drumhead Savoy Lahana

3.Çin Lahanası (Pak Choy)

4.Danvers Half Long (Havuç)

5.Tendergreen Burpless Salatalık

Bu tohumlara ücretsiz sahip olabilmek ve ilgili forum sayfalarına ulaşabilmek için TIKLAYIN

Bu yazı toplamda 1851, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

Yer Kirazı ( Physalis)

19 Eylül 2009 Yazan  
Kategori Bitkisel Üretim

PHYSALİS PERUİANA, CAPE GROSSBERY, İNKA ERİĞİ, YER KİRAZI, GÜVEY FENERİ

Physalis veya yer kirazı, patlıcangiller (Solanaceae) familyasına mensup, ılıman ve astropik bölgelerde yetişen ve birçok türü olan bir bitki cinsi.

Yaklaşık olarak 30-40 cm yüksekliğe erişen bitkinin meyveleri bilye büyüklüğünde ve turuncumsudur. Dokusu domatesi andırır. Meyvesi kağıdımsı bir kabuğa sarılıdır. Meyveler vitamin açısından zengindir, hoş bir kokusu vardır. Ham meyveler ekşidir, güneşte olgunlaştığında sarı-turuncu renge dönerler ve tatlanırlar.

BİLİMSEL SINIFLANDIRMA

Alem : Plantea

Bölüm : Magnoliophyta

Sınıf : Magnoliopsida

Takım : Solanales

Familya : Solanaceae

Cins : Physalis, Perivuana

BOTANİK ÖZELLİKLERİ:

Çok sayıda kökçükleri olan, yaklaşık 1-1.5 metre boyunda daha çok yer örtücü şeklinde, kışın kuruyan, ilkbaharda tekrar yerden çıkan dik gövdeli otsu bir bitkidir. Yapraklar saplı, 4-15 cm oval veya baklava dilimi şeklinde düzensiz ve sivri uçludur. Yaprak ayası çıplaktır. Çiçekler uzun saplıdır ve yaprak koltuklarında oluşur. Meyve turuncu renkte ve üzümsü yapıda olup, portakal sarısı, kağıtsı kapalı bir torba içinde bulunur. Orman içleri, akarsu kıyıları ve kültür alanlarında bitki doğal olarak çoğalma olanağı bulur. Yarı güneşli, gölgeli ortamlarda iyi gelişir. Yazın gelişimi için sulamak gerekir. Özellikle meyvelerin olgunlaşma safhasında bol suya ihtiyaç duyar.

Haziran – Temmuz aylarında açan sarı renkli çiçekler yaz sonuna doğru portakal rengine dönüşür. 2 – 3 santimlik kozalak gibi dilim dilim görünüşü aslında içinde bir sürpriz saklamaktadır. Çiçeğin dış kabuğu sonbaharda kurumaya başlar. Damar gibi ağ doku, yusyuvarlak portakal renkli bir meyveyi adeta kafes içine alır.

ÜRETİMİ VE YETİŞTİRİLMESİ

Yer kirazı tohumundan üretilebilir. Yetiştirilmesi kolay ve zahmetsizdir. Hasat örtü altında yıla yayılı olarak dışarda ise Ağustos-Eylül-Ekim aylarında yapılmaktadır. Bitki uygun koşullarda çok yayılmacı olduğundan dolayı kimi bölgelerde zararlı ot olarakta görülmektedir.

Egzotik meyvenin anavatanı Güney Amerika’dır. Bunun dışında bazı Afrika, Avrupa ve Asya ülkelerinde de kültürü yapılmaktadır. Ülkemizde de yavaş yavaş üretimi artmaktadır. Bitkinin bazı türleri ülkemizin muhtelif bölgelerinde doğal olarak yetişmekle birlikte bu türler genellikle bitkinin yabani türü olup zehirli olabilmektedir. Doğal olarak yetişen bu tür özellikle ilaç sanayisinde kullanılmaktadır. Toplamda 70’in üzerinde türü olan Physalis bitkisinin ticari olarak en fazla kabul gören ve taze olarak meyveleri tüketilebilen türü Physalis Peruviana’dır. Bu tür aynı zamanda Cape Gooseberry olarak da adlandırılmaktadır. Ülkemizde ise “Pelerinli Bektaşi Üzümü” , “Kaz Üzümü” ve “Yer Kirazı” isimleri ile bilinmektedir.

İç piyasada yeterince tanınmayan bu meyvenin iç tüketiminin artması aynı zamanda dış pazardaki rekabet şansımızı da arttıracaktır. Yüksek fiyatı nedeni ile iç pazarda genellikle lüks tüketime yönelik bir gıda olarak yer edinen ve genellikle otellere ve büyük marketlere pazarlanan meyvenin üretimindeki artışa paralel olarak düşmesi beklenen fiyatı ile iç pazardaki bilinirliliğinin artması ve pazarda daha fazla yer edinmesi beklenmektedir.

TİCARET

Ürünün yurtiçinde fazla talebi yoktur. Özellikle lüks oteller ve lokantalar tarafından talep edilmektedir. Mevcut durumda meyvenin hem ithalatı yapılmakta hem de yurt içinde üretilmektedir. Özellikle Kolombiya And Dağlarında üretilen meyveler, sahip olduğu kendine has koku, renk, parlaklık ve aroma nedeni ile daha fazla rağbet görmektedir. Peru, Zimbabwe, Malezya, Çin, Kenya, Karayipler, Kosta Rica, Ekvator, Bolivya ve Güney Afrika diğer önemli üretici ülkelerdir. İthalat yapan ülkeler ise özellikle A.B.D. ve Avrupa ülkeleridir. Avrupa ülkeleri içinde en fazla ithalatı ise Almanya, Hollanda, İngiltere ve Fransa yapmaktadır. Bu ülkelerde, Kolombiya pazarın hakimi durumundadır. Meyvenin FOB fiyatları Avrupa’da 5-9 Euro civarındadır. Ülkemize bitkinin küçük miktarlarda ithali yapılmaktadır. İthalatın küçük partiler halinde yapılması, yüksek vergisi ve yüksek kar marjı nedeni ile ithal Physalis meyvesinin kilosu ülkemizde yaklaşık olarak 120-175 TL’den satılmaktadır.

KULLANIM ALANLARI

Meyveleri taze olarak ta tüketilebilen meyvenin kullanım alanı oldukça geniştir. Sahip olduğu bol aroma ve mayhoş tadından dolayı meyvesi pastacılık ve marmelat yapımında kullanılır. Bunun yanında taze olarak tüketilebileceği gibi meyve salatalarında, tatlılarda, turtalarda da kullanılmaktadır. Reçeli son derece lezzetlidir. Çikolata sosu ile mükemmel bir tada ulaşır. Krema ve dondurma ile birlikteliği de çok lezizdir. Sos yapımında da kullanılabilir. Son yıllarda Avrupa’da konferans ve iş toplantılarının ikram meyvesi olarak (Fondü) popülerlik kazanmıştı

Physalis bitkisinin meyvesi aynı zamanda kurutularakta pazarlanabilmektedir. Kurutulmuş yer kirazı yüksek oranda lif ihtiva etmektedir.

Günümüz peyzaj mimarisinde de kullanılabilecek özellikte bir bitkidir. Kurumuş çiçekler bitkinin en dibinden temizlenip, kış dekorasyonunda aranjmanlarda kullanılabilir. Yer kirazı bitkisi, daima yeşil kalan; orman gülü, pitosporum, porsuk gibi bitkilerle beraber dikildiği zaman çok daha fazla görsellik sunar. Kök gelişimi az olduğu için, büyümede sorun çıkarmaz.

FAYDALARI:

Güney Amerika’da halk tarafından deri, şeker, kalp, verem ve idrar yolu hastalıklarının tedasinde uzun yıllardır kullanılan bir bitkidir. Kandaki fazla ürik asitin atılmasına yardımcıdır. Bu nedenle Gut hastalığının tedavisinde 200 yıldan beri, bilinen en doğal tedavi yönetemi olarak kullanılan bir meyvedir.

Sadece meyveleri değil aynı zamanda kökleri ve yeşil kısımlarıda bazı ilaçların yapımında kullanılmaktadır. Bitkinin köklerinde ve yeşil kısmında 8 ayrı alkoloid bulunur. Elde edilen alkoloidler, bitkisel kökenli ilaçların yapımında kullanılmak üzere sanayide değerlendirilirler.

Yer kirazı, C, B1, B2, B3, Keroten gibi bir takım vitamin ve mineraller açısından zengin bir meyvedir. Potasyum içeriği bakımından zengin meyvelerden biridir. Yine önemli miktarlarda vitamin B içerir. Daha olgun meyvelerin daha yüksek miktarlarda beta karoten ihtiva ettiği bilinmektedir. Besin değerlerinin çok yüksek olması ve içeriğindeki kalsiyum nedeni ile özellikle okul öncesi çocukların beslenmesinde tavsiye edilir.

Yer Kirazı, içerdiği karoten sayesinde serbest radikalleri etkisiz hale getirerek yaşlanmayı geciktirici etki gösterir. Cildi güneşin zararlı etkilerinden ve cilt kanserinden korumaya yardımcı olur. Ayrıca metabolizmayı hızlandırır, kan dolaşımını düzenler. Idrar söktürücü özelliği de vardır.

Yer kirazı kalorisi az ve yüksek lifli yapısı ile zayıflama ve diyet kürlerinin vazgeçilmez meyvesidir. Özellikle yer kirazı kurusu yüksek lif oranına sahiptir.

SEÇERKEN

Meyveler kaliks adı verilen doğal koruyucu kabuğu altında olduğundan ve meyve içi bu yüzden görünmediğinden seçim kriteri çok basit bir yöntemle yapılır. Meyve basketi el ile tartılır. Şayet çok hafif ise meyve suyunu kaybetmiş demektir. Meyve yiyecek olgunluğa ulaştığında turuncu renkte iri bir kiraz görünümündedir. Dışardan bakıldığında altın sarısı parlak renkli olanlar tercih edilmelidir.

MUHAFAZA EDERKEN

Yer Kirazı, 7 ºC de %70 – %80 nem oranında muhafaza edilmelidir. Çok hassas bir meyve olmamakla beraber bütün taze meyveler gibi alındıktan sonra birkaç gün içersinde tüketilmesi tavsiye edilir. Uygun koşullarda dış kabuğu ile muhafaza edildiğinde 2 haftadan fazla bir süre tazeliğini korur. Yıkandıktan hemen sonra tüketilmelidir. Meyvenin kaliksi çıkarılırsa dayanma süresinde azalma olacağından kaliksle muhafaza edilmelidir.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Bu yazı toplamda 2720, bugün ise 2 kez görüntülenmiş

Sonraki yaz?lar »