Kurtbağrı (Ligustrum ) Yetiştiriciliği

09 Ekim 2011 Yazan  
Kategori AÄŸaclar

Kurtbağrı (Ligustrum ) Yetiştiriciliği

 

Genel Özellikleri

Yaprak döken ya da her dem yeşil, çalı veya ağaç karakterinde, 50 kadar tür bu cinsi bulunur. Asya, Avrupa, Malezya ve Avustralya’da yayılım gösterir. Yaprakları karşılıklı dizilmiş, kısa saplı, kenarları dişsizdir. Genellikle çiçekleri dal uçlarında beyaz renkli, bileşik salkım durumundadır. Beyaz ya da krem renkli çiçekler yazın dal uçlarında kümeler halinde açar ve bazıları hoş kokar. Meyveleri üzümsü meyve durumunda, morumsu-siyah, yeşilimtırak veya beyaz renkli olabilir. Ligustrumlar kolaylıkla üretilebilen, uyumlu ve hızlı büyüyen özellikte olduklarından, en ucuz ve en çok kullanılan çit bitkisidir. Ligustrumlar budamaya dayanıklı ve sağlam bitkilerdir. Bu özellik onları iyi bir çit bitkisi yapar. En iyi tam güneş alan yerlerde yetiştirilir ve kısmı gölge ve şehir şartlarına da uyum sağlayabilir. Çok soğuk aylarda her dem yeşil olan türlerde yapraklar kahverengi – yeşil renge döner. Pek çok toprak çeşidinde ve kuru yerlerde de yetiştirilebilir. En iyi gelişme nemli ve zengin topraklarda olmaktadır. Ligustrum vulgare türü yurdumuzda doğal olarak yetişmektedir. Çit, bordür, yol ağacı, grup ağaç ya da topiary olarak kullanılabilir.
Üretimleri tohum ve çelikle olur.

Fotoğraf : Ligustrum bitkisinin ( Kurt Bağrı ) genel görünüşü

Önemli Türleri

Ligustrum japonicum (Japon Kurtbağrı); Japonya ve Kore kökenlidir. Ülkemizde de yetiştirilmektedir.
 
Fotoğraf : Ligustrum japonica bitkisinin yaprak ve meyvesinden görünüş
Hafif kumlu, balçıklı bahçe toprağında iyi gelişmektedir. Toprak isteği bakımından kanaatkârdır. Kireçli, kuru, asidik ve tuzlu topraklar ile sahil arazide yetiştirmeye uygundur. Şiddetli donlardan zarar görür. – 10 0C sıcaklıklara kadar dayanıklıdır. Ilıman iklimlerde iyi yetişir. Soğuğa karşı, yaz yeşili olanlardan daha dayanıklıdır. Meyve içinde yarım küre şeklinde, 3-5 mm büyüklüğünde, iki adet, açık kahve renkli tohum bulunur. Tohumlar geç sonbaharda olgunlaşır.
Yaygın ve yayvan bir tepe oluşturur. Aynı zamanda yayvan bir kök sistemine sahiptir. Budamaya yatkındır. Çit olarak yetiştirildiği takdirde biri erken ilkbahar, diğeri yaz ortasında olmak üzere yılda iki defa budanmalıdır. Ağır budamaya dayanıklıdır. Budama yapılmadığı takdirde çiçekler yaz sonuna kadar kalır. Hızlı büyür, maksimum 5–6 m boy yapar. Işık isteği bakımından yarı gölge bitkisidir. Yarı gölge de yaprak rengi daha hoştur. Geç sonbaharda olgunlaşan drupa meyveleri, 6mm çapında, siyahımsı, yarı etli ve terminaldir. Hermafrodit çiçekleri, küçük 4 parçalı, kremsi beyaz renkli, tüpümsü, mürekkep salkım şeklinde, piramidimsi ve 6 -15 cm uzunluktadır. Temmuz – Eylül ayları arasında açan çiçekler hafif kokuludur. Her dem yeşil yaprakları 4–10 cm uzunluğunda, geniş ya da uzun yumurta biçiminde, derimsi, ucu sivri veya küttür. Yaprak kenarları tam, orta damar kırmızımsı ve belirgin olmayan 4–5 çift yan damarlıdır. Genç sürgünler ince ve tüysüzdür. İyi sürgün verir.
Tohumla üretim esastır. Tohum toplanır toplanmaz herhangi bir işleme gerek kalmadan geç sonbaharda veya erken ilkbaharda ekilir. Çimlenme yüzdesi yüksektir. İlkbaharda yeşil çeliklerle, yazın 5–10 cm uzunluktaki yarı olgun çeliklerle seralarda, geç sonbaharda 20- 30 cm uzunluktaki sert çelikler ile sera ortamında üretilebilir.
Kirli hava şartlarına dayanıklıdır. Çok iyi bir çit ve bordür bitkisidir. Kısa boylu yol ağacı olarak, tek veya gruplamalarda kullanılır. Kapta doğal drenajın olmadığı çatı, teras, balkon gibi beton zeminlerde yetiştirilebilir.
Ligustrum vulgare (Adi Kurtbağrı); Avrupa, Kuzey Afrika, Batı Asya ve ülkemizde Karadeniz kıyı şeridi ile iç bölgelerde doğal olarak yayılış gösterir. Besince zengin, çoğunlukla kireçli, ılıman ve humuslu topraklarda iyi gelişir. Ağır killi, çakıllı, kurak, kumlu ve kuru topraklar ile tuzlu topraklar ve sahil arazide yetiştirmeye uygundur. Donlara dayanıklıdır. Ilıman iklimli yerlerde en uygun gelişim gösterir. Ancak soğuk iklim şartlarına ve kuraklığa dayanıklıdır.
 
Fotoğraf : Ligustrum vulgare bitkisinin genel görünüşü
Kahve renkli tohumlar yarı küre görünümlü, ucu sivri ve 2–3 mm büyüklüğündedir. Meyve içinde cilalı görünüşlü, 2 adet tohum bulunur. Ağustos –eylül ayında olgunlaşan tohumların çimlenme yüzdesi düşüktür. Habitüsü sık görünümlü çalı durumundadır. Tepe çapı 3–4 m dir. Hızlı büyür. Maksimum 4–5 m boy yapar. Yaygın kök sistemi geliştirir.

Fotoğraf : Ligustrum vulgare bitkisinin yaprak ve çiçek görünüşü
Makaslama ve budamaya son derece yatkındır. Canlı çit oluşturmaya uygundur. Makaslanarak kolayca şekil verilebilir. Erken ilkbaharda veya çiçeklenmeden sonra, yaz sonu budanması uygundur. Işıklı ortamda çiçek ve meyve verimi artar. Ekim – aralık aylarında olgunlaşan meyveleri sürgün uçlarında, bezelye büyüklüğünde, üzümsü meyve durumunda, olgunlukta parlak siyah renkli ve bol miktardadır. Haziran –temmuz ayında açan çiçekleri hermafrodit,beyaz renkli ve keskin kokuludur. Sıcak iklimlerde yarı hep yeşil yapraklar 4–6 cm uzun, ters oval biçimli, uçları sivri veya küt, kenarları düz ve yumuşak, üst yüzü koyu, alt yüzü açık yeşil renkli ve tüysüzdür. Genç sürgünler yumuşak yeşil renkli ve tüysüzdür. Tohumla üretim esastır. Tohumlar toplandıktan sonra sonbaharda ekilebileceği gibi rutubetli kumda + 40 C de 2–3 aylık soğuk katlamadan sonra erken ilkbaharda da ekilir. Yeşil çeliklerle erken ilkbaharda, yarı olgun odun çeliklerle yazın seralarda, sonbaharda sert çelikle ısıtmalı sera ortamında üretilir.
Kirli hava şartlarına, kent iklimine ve endüstriyel yörelere dayanıklıdır. Canlı çit tesisinde ve erozyon önlemede kullanılır. Su baskınlarına dayanıksızdır. Sonbaharda yapraklar morumsu bir renk alır, ama gösterişsizdir.

Üretimi

Genel olarak ligustrum bitkileri tohum ve çelikle üretilir. Tohum ile çoğaltma; çelikle çoğaltmanın güç olduğu türlere uygulanır. Sonbaharda toplanan tohumlar 1-10 C’ de 2-3 ay katlandıktan sonra ilkbaharda ekilir. Çelikle çoğaltma; değişik yöntemler uygulanmaktadır. Haziran ayında 10- 12,5 cm uzunluğunda hazırlanan yumuşak çelikler, soğuk yastıklardaki 2 kısım kum + 1 kısım peat karışımına dikilir. Çeliklerin nemini koruyabilmek için üzerleri örtülür. Herhangi bir hormon uygulamasına gerek yoktur. Dikimden takriben 6 hafta sonra % 100 dolaylarında köklenme elde edilir. Köklenme olduktan sonra dışarıda iyi hazırlanmış geliştirme yastıklarına 25 x 25 cm mesafelerle dikilir. Kurak aylarda sulama yapılarak, sezon sonunda oldukça iyi bir forma ulaşırlar. İlkbaharda kalsiyum – amonyum nitrat gübresi ile gübrelenmelidir.
Diğer bir yöntemde, temmuz ayında hazırladığımız çelikleri gölgelendirilmiş soğuk yastıklara alınır. 12 hafta sonra köklenme elde edilir.
Diğer bir yöntemde ise Ekim ayında 25 – 30 cm uzunluğunda hazırlanan odun çelikleri açık araziye dikilir. Bu çeliklerdeki pişkinleşmemiş yeşil aksam kesilerek çıkarılır.
Hazırlanan çelikler % 0,8’lik toz IBA ile muamele edilirler. Ancak Ligustrum vulgare çeliklerinin hormon uygulamasına ihtiyacı yoktur. Bu yöntemle % 80 – 95 oranında köklenme elde edilir. Sonbaharda söküme gelir.

Peyzajda Kullanımı

Ligustrumlar kırpılmaya ve kuvvetli budanmaya dayanıklı, sağlam bitkilerdir. Bu özellik onları iyi bir çit bitkisi yapar. Çit, bordür, yol ağacı, grup ağaç ya da topiary olarak kullanılır.
 
Resim : Ligustrum bitkisinin peyzaj da iki değişik şekilde kullanımı

Karşılaşılan Hastalık ve Zararlılar

Ligustrumda görülen zararlılar arasında yaprak biti, hastalık olarak da külleme ve alterneria görülmektedir.
Kaynak :http://www.megep.meb.gov.tr

Bu yazı toplamda 762, bugün ise 6 kez görüntülenmiş

Alıç Yetiştiriciliği

02 Ekim 2011 Yazan  
Kategori AÄŸaclar

ALIÇ YETİŞTİRİCİLİĞİ – ALIÇ VE FAYDALARI

Potansiyel kullanım alanlarına ve bilinen faydalarına rağmen, henüz hakkettiği ilgiyi yeterince görmeyen ve ihmal edilmiş olan bir tür olan Alıç ağacını sizler için bizimbahce.net olarak detaylı olarak araştırdık. Umarım bu değerli meyve ağacı ilerleyen günlerde hak ettiği ilgiyi görür.

 GİRİŞ:

Meyve yetiştiriciliği bakımından dünya ülkeleri arasında Türkiye önemli bir konuma sahiptir. Kültüre alınmış meyve türlerinin önemli bir kısmı ülkemizde ticari olarak yetiştirilebilmekte, geriye kalanların büyük bir kısmı ticari olarak yetiştirilebilme potansiyeline sahip olmaktadır. Ayrıca, kültüre alınıp yetiştirilen meyve türlerinin yanında, ülkemizin farklı bölgelerinde birçok yabani meyve türü doğal olarak yetişmektedir. Bu yabani meyve türlerinin çoğu halkımız tarafından farklı amaçlarla kullanılmaktadır. Değişik kullanım alanlarına sahip bu meyve türlerinden birisi alıç olmaktadır.

Alıç, sistematik olarak, Rosaceae familyasının Crataegus cinsi altında yer almaktadır (Ağaoğlu ve ark.,1995). Alıcın kuzey yarım kürede yayılış gösteren 50, ülkemizde ise 17 türü bulunmaktadır. Doğal olarak en fazla yayılış gösteren tür Crataegus monogyna olmaktadır. Crataegus orientalis, Crataegus oxyacantha, ve Crataegus aronia türleri de yaygın olarak bulunmaktadır. Alıç, ülkemizde halk arasında, yemişen, alıç, aluç veya ekşi muşmula gibi farklı isimlerle bilinmektedir (Karadeniz, 2004).

Alıç, kışın yaprağını döken, dikenli ağaç veya çalı formunda bir meyve türüdür. Yaprakları basit veya loplu, meyveleri sarı, kırmızı, mor veya siyah renkli olabilmektedir (Seçmen ve ark., 1989).

Bahçe kültürleri dikkate alındığında, alıcın önemli bazı yumuşak çekirdekli meyve türleri için anaç olarak kullanma potansiyeline sahip olduğu ancak bu potansiyelin henüz yeterince değerlendirilmediği görülmektedir. Ülkemizin farklı bölgelerinde doğal olarak yetişen alıçlar çoğu kez çevirme aşılarıyla armut ve bazen de elmaya dönüştürülmektedir (M.N. Nas, kişisel gör., 2007). Alıç, derinliği az, kurak, kumlu ve taşlı topraklarda, yetiştirilecek armutlar için iyi bir anaç özelliği taşımaktadır. Alıç anacına aşılanan armutlar bodur kalmakta ve fazla büyümemektedir (Özbek, 1978). Alıç, ayrıca elma için de anaç olarak kullanılma potansiyeline sahiptir. Yaşlı alıç ağaçlarına aşılanan elmaların iyi bir performans göstermesi bu konudaki çalışmaların önemini ortaya koymaktadır (M.N. Nas, kişisel gör., 2007). Diğer taraftan, pek yaygın olmamakla beraber, alıcın ayva için de anaç olarak kullanıldığı bildirilmektedir. Alıç, anaç olarak kullanıldığında ayva kuru-kumlu topraklarda yetiştirilebilmektedir. Ancak bu gibi şartlarda ağaçların büyümesi zayıf ve verimleri düşük olmaktadır (Anonim, 2007).

Alıç aynı zamanda önemli tıbbi bitkiler arasında yer almaktadır. Alıcın meyve ve çiçeklerinde antioksidant özellikteki flavonoidler (flavanlar), vitaminler (özellikle C vitamini), saponin, organik asitler, eter yağı ve şekerler başta olmak üzere insan sağlığı bakımından faydalı birçok madde bulunmaktadır. Alıç ağacının yaprak, çiçek ve meyveleri kalbin düzenli çalışmasını desteklemek ve kalp-damar sistemi fonksiyonlarını normalize etmek için kullanılmaktadır (Karadeniz, 2004).

Alıç meyvesinin içerdiği antioksidantlar serbest radikal oluşumunu engelleyerek kalbin düzenli çalışmasını olumlu yönde etkilemektedir. Bunun yanı sıra kalp ve beyine olan kan akışını arttırarak kalbi düzensiz atışlara karşı korumakta, kalbin kasılma gücünü ve kalp basıncını dengelemektedir. Alıcın kurutulmuş çiçek ve meyveleri çay gibi hazırlanarak boğaz iltihabına, öksürüğe, kalp faaliyeti zayıflığına, kalp ağrılarına, kalp çarpıntısına, böbrek  hastalıklarına, damar sertliğine ve karaciğer ağrılarına karşı kullanılmaktadır (Karadeniz, 2004).

Alıç meyvesinin en önemli özelliklerinden birisi de oldukça yüksek miktarlarda mineral madde içermesidir. Meyveler başta Ca, P, K, Mg ve Fe olmak üzere yüksek miktarda mineral madde içermektedir. Ayrıca, meyveler karbonhidrat, şeker ve vitamin (özellikle C vitamini) bakımından oldukça zengindir (Özcan ve ark., 2005).

Son yıllarda, farklı ülkelerde çoğunlukla doğadan toplanan alıç meyvelerinin özellikle kimyasal içeriği ve pomolojik özellikleri üzerine çok sayıda araştırmanın yapıldığı görülmektedir. Ayrıca tıp alanında, alıç meyvelerinin içerdiği maddelerin insan sağlığı üzerine yaptığı etkileri araştıran çalışmaların sayısı her geçen gün artmaktadır. Tıp alanında yapılan çalışmalar özellikle kalp sağlığı üzerine alıç meyvesinin olumlu etkiler yaptığını göstermektedir. İnsan sağlığına yararlı olan doğal ürünlere yönelimin artması yakın gelecekte bu yabani meyve türünün ticari kültürüne olan ihtiyacı ortaya koymaktadır.

Bu nedenle, alıç dahil olmak üzere, ülkemizde doğal olarak yetişen ve farklı kullanım alanları olan türlerin araştırılması ve çoğaltılması önem kazanmaktadır.

Potansiyel kullanım alanlarına ve bilinen faydalarına rağmen, alıç henüz hakkettiği ilgiyi yeterince görmeyen ve ihmal edilmiş olan bir tür durumundadır. Ağaç şekli ve güzel çiçeklerinden dolayı süs bitkisi olarak kullanılmasının dışında genellikle yabani bir tür olarak bilinmektedir. Gerek ülkemizde gerekse diğer ülkelerde alıcın ticari yetiştiriciliği pek yapılmamaktadır (M.N. Nas, kişisel gör, 2007). Bu nedenlerden dolayı meyveler genellikle doğal popülasyonlardan toplanarak değerlendirilmektedir.

Bütün özellikleri dikkate alındığı zaman, alıç meyvelerinin insan sağlığı bakımından oldukça önemli olduğu, bitkisinin önemli bazı yumuşak çekirdekli meyve türleri için anaç olarak kullanılma potansiyeli taşıdığı, güzel bir süs bitkisi olarak peyzajda geniş bir kullanım alanına sahip olduğu görülmektedir. Ayrıca, yaban hayatının sürdürülebilirliği bakımından alıç önemli bir tür olmaktadır (M.N. Nas, 2007. kişisel gör.).

İçeriğinin İnsan sağlığı üzerine olan yararlı etkilerinden dolayı alıç meyvelerinin tüketimi önerilmekte ve alıç meyvelerinden elde edilen ekstraktların kullanımı birçok ülkenin sağlık bakanlığınca onaylanmış bulunmaktadır (Anonım, 2006). Yakın gelecekte gıda sanayinde alıç meyvelerine bir talebin olacağı beklenmektedir.

Küresel ısınma ve kuraklaşmaya paralel olarak, kurağa dayanıklı anaç ve daha az sulama gerektiren süs bitkilerinin kullanımının önemi her geçen gün artmaktadır. Bu durumda alıç gibi kurağa dayanıklı türlerin değerlendirilmesi önemli olmakta ve yakın gelecekte bu yönde bir talebin artacağı düşünülmektedir. Ancak, yetiştiriciliği, uygun tipler (çeşitler) ve özellikle çoğaltılması üzerine yeterli araştırma yapılmamış olduğundan, alıç bitkilerine olması beklenen talebin kısa sürede karşılanması mümkün olmayacaktır. Bu durumda, seleksiyon aşamasından sonra, yabani türlerin kültüre alınmasının en önemli adımlarından birisi etkili bir vejetatif çoğaltma metodunun geliştirilmesi olacaktır (M.N. Nas, kişisel gör, 2007).

Türkiye, meyve yetiştiriciliği bakımından dünya ülkeleri arasında önemli bir konuma sahiptir. Ticari olarak yetiştiriciliği yapılan birçok meyve türünün yanında, Türkiye, aynı zamanda birçok yabani türün doğal yayılış ve çeşitlilik alanı durumundadır. Tarih boyunca, Anadolu’da yaşamış milletler kültür meyvelerinin yanında çevrelerinde doğal olarak yetişen yabani meyve türlerinden de farklı amaçlar için yararlanmışlardır.

Günümüzde yabani meyve türlerinden yararlanma geleneği hala devam etmekte, fakat bu kullanım şekilleri daha düzenli ve bilinçli olmaktadır. Elde edilen bilgiler sonucunda yabani türlerden bazıları daha fazla kullanım alanı bulmakta veya çeşitli nedenlerden dolayı diğerlerine göre daha fazla önem kazanmaktadır. Günümüzde farklı kullanım alanlarıyla öne çıkan yabani meyve türlerinden birisi alıç olmaktadır.

Alıç, ülkemizde genellikle dağlık alanlarda, çalılıklarda ve kayalıklarda doğal olarak yetişmekte ve bu doğal bitkilere herhangi bir kültürel işlem yapılmamaktadır. Türkiye’de alıç seleksiyonu üzerine sınırlı sayıda çalışma olmasına rağmen (Karadeniz ve Kalkışım, 1996), çoğaltımı üzerine herhangi bir çalışmaya rastlanılmamıştır. Benzer durum diğer ülkeler için de söz konusudur. Tohumla çoğaltma üzerine az sayıda çalışmanın yapıldığı bildirilmekte (Borkowska , 2002; Person ve ark., 2006), vejetatif çoğaltma üzerine yapılan çalışmaların ise çok daha sınırlı olduğu görülmektedir (Piccioni ve Standardi, 1995; Dai ve ark., 2007).

Potansiyel kullanım alanlarına ve bilinen faydalarına rağmen, alıç henüz hakkettiği ilgiyi yeterince görmeyen ve ihmal edilmiş olan bir tür olmaktadır. Ağaç şekli ve güzel çiçeklerinden dolayı süs bitkisi olarak kullanılmasının dışında genellikle yabani bir tür olarak bilinmektedir. Gerek ülkemizde gerekse diğer ülkelerde alıcın ticari yetiştiriciliği pek yapılmamaktadır (M.N. Nas, kişisel gör, 2007). Bu nedenlerden dolayı meyveler genellikle doğal popülasyonlardan toplanarak değerlendirilmektedir.

Karadeniz ve Kalkışım (1996), Van ilinin Edremit ve Gevaş ilçelerinde yetişen alıçlar arasından yapmış oldukları seleksiyon çalışmasında verim ve kalite bakımından üstün özellik gösteren 14 tipi belirlemişlerdir. Yapılan değerlendirme sonucunda bu tiplerde, meyve ağırlıkları 0.81-2.14 g, SÇKM oranı %12.20-27.20, pH 3.47-4.45, et oranları %70.27-82.83, çekirdek ağırlıkları 0.17-0.55 g, meyve eni 10.74-17.06 mm ve meyve boyunun 10.65-15.49 mm arasında değişim gösterdikleri bildirilmiştir.

Asma ve Birhanlı (2003), Malatya’nın Hekimhan ve Yazıhan ilçelerinde doğal olarak yetişen alıç popülasyonlarında meyve kalitesi yüksek tipleri seçmek amacıyla yapmış oldukları çalışmada, pomolojik ölçümleri her ağaçtan topladıkları 25 meyve üzerinden yapmışlardır. Bu çalışmada, ortalama meyve ağırlığı 7.58-2.16 g, suda çözünür kuru madde miktarı %18.83-12.80, et/çekirdek oranı 6.86-2.55, çekirdek ağırlığı 1.16-0.77 g ve toplam asitlik 1.69-1.29 g/100 ml olarak belirlenmiştir.

Özcan ve ark. (2005)’nın, alıç meyvelerinin bazı fiziksel ve kimyasal özellikleri üzerine yapmış oldukları araştırmada bütün meyvelerin yüksek miktarda Ca, K, Mg, Na ve P içerdiği belirlenmiştir. Bu değerler sırası ile 3046.37 ppm, 13531.96 ppm, 1502.55 ppm, 312.18 ppm, 1477.88 ppm ve 431307.29 ppm olarak bulunmuştur. Meyve eti, tohum ağırlığı, uzunluğu, çapı, kütlesi, hacmi, geometrik esas çapı sırasıyla 2.16 g, 0.87 g, 14.39 mm, 19.34 mm, 3.03 g, 3083.3 mm³, 17.52 mm, 1.22 ve 4.19 cm² olarak bulunmuştur.

Alıç meyvelerinin enerji, protein, selüloz, yağ, kül, asitlik, suda çözünen kuru madde içeriği ise sırasıyla 34.02 kcal/g, %2.48, %4.67, %0.87, %2.28, %1.98 ve 32.31 olarak bildirilmiştir.

Alıç tohumlarında dinlenmenin ortadan kaldırılması üzerine Borkowska (2002)’nın, yapmış olduğu çalışmada tohum amacıyla alıç meyvelerinin en iyi toplanma zamanının Ekim ayı olduğu bildirilmiştir. Meyve etinden çıkarıldıktan sonra tohumların oda sıcaklığında %10 nem sağlanıncaya kadar kurutulması gerektiği bildirilmiştir.

Katlandıktan sonra sülfürik asit ile aşındırılan tohumların çimlenme oranına karşın katlama sonrası herhangi bir aşındırma muamelesi uygulanmadan 25 °C de ekilen tohumlarda çimlenme oranının daha yüksek olduğu görülmüştür.

ALIÇ (Crataegus monogyna-Crataegus oxycantha)

YAYGIN ADLARI:

Aluç –Alış-Aloş- Beyaz diken- Edran- Eksi Muşmula- Eloç- Geviş- Geyik Dikeni– Halıç-Haluç- Kızlar Yemişi– Yemişen.

 ETKEN MADDESİ:

-Flavanoidler (Rutin, hiperozit, viteksin, asetil viteksin ve türevleri) -Oligomerikprosiyanidinler (Kateşin, epikateşin)-Aminler (kolin) -C vitamini

 BİTKİNİN ORİJİNİ VE TAKSONOMİSİ:

Anavatanı: Asya ve Akdeniz Ülkeleri’dir. Kuzey Yarıküre’de yayılış gösterir.

Taksonomisi: Bölüm:Spermatophyta Alt bölüm: Angiospermae Sınıf: Dicotylodone  Alt sınıf:RosidaeTakım:Rosales Familya:Rosaceae Cins:Crataegus

 MORFOLOJİSİ:

Dikenli, 10 m’ye kadar boylanabilen, nisan ayı ortalarından itibaren beyaz ve pembe renkli çiçekler açan, yaprak döken çalı ve ağaçlardır. Yapraklar basit ve lobludur. Dalları koyu kahve renkli, 1.5- 2.5 cm çapındadır. Meyvesi eylül ekim döneminde olgunlaşmaya başlar; 6- 10 mm çapında, 1- 3 tohumlu, sarı, kırmızı, mor veya siyah bir grupadır.

 KULLANIM ALANLARI:

-Kalp krizi-Konjestif kalp yetmezliği dolaşım bozukluğuna bağlı kalp yetmezliği-Yüksek kolestrol -Alzimer -Hafıza sorunu-Hiperaktiviteye bağlı dikkat eksikliği-Kanlanmış göz -Diabetik retinopati -Gözde karasu hastalığı -Glokom-Kötü kokan nefes -Anjin -Astım -Yaygın lupus kızarıklığı-Yüksek tansiyon  -Felç -Kanser-lösemi -Varis-Dejeneratif eklem hastalığı -Kemik erimesi-Damar tıkanıklığı-Ayak bileği ve ayak şişkinliği

KULLANIM ŞEKLİ:

Alıcın etkili olabilmesi için uzun süreli kullanılması gerekir. Çiçekler tamamen açılmadan, ağacın kabukları ve meyvaları ise sonbaharda toplanıp kurutulmak suretiyle kullanılır. Kurutulmuş çiçekler, meyvalar ve kabuklardan toz halinde veya kaynatılarak faydalanılır. Bir tatlı kaşığı ince kıyılmış yaprak-çiçek ve meyve karışımı, kaynamış bir bardak suyla haşlanır. 10 dakika bekletildikten sonra süzülür, balla tatlandırıldığında (şeker hastaları tatlandırma yapmamalı) etkisi daha da artar. Günde 2-3 bardak taze demlenmiş çay aç karnına veya öğün aralarında sıcak içilir. Meyvaları semt ve kasaba pazarlarında özellikle çocuk müşterilere hitaben ip halkalara dizilmiş olarak satılmaktadır.

YETİŞTİRME TEKNİĞİ:

Türkiye’de, daha çok derelere bakan yamaçlarda, kayalık, taÅŸlık yerlerdeki çalılıklar içinde, ormanlarda ya da daÄŸlık çevrelerde yabani olarak yetiÅŸir. Alıçlar ülkemizin soÄŸuk ve kurak bölgelerinde, kırsal ve kentsel peyzajın önemli bitkileri olmaları yanında, içerdikleri yüksek vitamin deÄŸerleri ile sosyal ormancılık açısından da önemlidirler.

İklim ve toprak isteği bakımından seçici değildir, karasal iklim özelliği gösteren yerlerde ve kıraç alanlarda da rahatlıkla yetiştirilebilir. Suya gelişim döneminde ihtiyaç duyar, sonraki evrelerinde hayatını devam ettirmek için yağmur suları yeterli olur. Tohumları sert kabuklu olduğu için çimlenme engeliyle karşılaşılır. Çimlenme engelini aşmak için aşağıdaki işlemlerden biri tercih edilir.

- Tohumlar zımparalanır.
- Tohumlar 6 ay soğuk katlama yöntemiyle stratifikasyon işlemine tabi tutulur.
- Tohumlar gibberallik asitle (GA3) muamele edilir.

Alıç meyveleri sonbaharda toplanır ve tohumlar çıkartılır. Ekimlerde 5’li çizgi ekimi uygulanır ve metrekareye 100-200 gr. arası tohum ekilir. Tohumların çimlenme oranı % 35-60 arasındadır ve metrekareden 50-100 adet fidan elde edilir. Tohumlar kış ve bahar aylarında doğal ortamda katlamaya alınır ve zaman zaman sulanır. Bunun ardından sonbahardan bahar aylarına kadar geçen süreçte tohumlar yastıklara ekilir. Diğer bir yöntemde, meyveler henüz olgunlaşmaya başladığı dönemde toplanıp hiç bekletilmeden ekilmeleri doğal ortamda katlanmaları durumunda çoğu kez başarılı sonuç alınır. Tohumların 1000 tane ağırlığı 80-170 gr. arasında, ortalaması 110 gramdır. Tohumlar 10-15 mm. derinlikte ekilir. Ağaçlandırma çalışmalarında 1 yaşında tercihen tüplü fidanlar kullanılır. 1 yaşındaki alıç fidanları; 40-60 cm boya, 5-9 mm çapa ulaşır. Alıç fidanlık tekniğinde üzerinde önemli durulması gereken konu fidanları memeli pas hastalığına karşı korumaktır. Bunun için çimlenmeyi takiben 4-7 kez aralıklı olarak ilaçlama yapılır.

 UYARILAR:

Tansiyon düşürücü ilaçlarla beraber aşırı miktarda alıç kullanımı çok düşük tansiyona neden olabilir. Kalp ilaçları kullanan şahışların, alıç bitkisini mutlaka doktor kontrolünde kullanması gerekir.

BOTANİK ÖZELLİKLERİ:

 Dikenli, 10 m’ye kadar boylanabilen, nisan ayı ortalarından itibaren beyaz ve pembe renki çiçekler açan bir ağaççıktır. Dalları koyu kahve renkli, 1.5- 2.5 cm çapındadır. Meyveler eylül ekim döneminde olgunlaşmaya başlar; 6- 10mm çapında, 1- 3 tohumlu, esmer veya kırmızı renklidir.

 Fitokimyasal maddeleri:

Procyanidin, flavonlar, rutozit, hiperozit, viteksin, epikateÅŸin, kesretin, triterpenik asitler, oleanolik asit

Yayılışı:

Avrupa, Batı Asya, Kuzey Afrika, Kuzey Amerika dünya genelinde yayılış gösterdiği alanlar; ülkemizdeyse yurt genelinde yayılış gösterir.

 İklim isteği:

İklim isteği bakımından seçici değildir, karasal iklim özelliği gösteren yerlerde de rahatlıkla yetiştirilebilir.

 Toprak isteği:

Toprak isteği yönünden de seçici değildir. Doğal ortamda çok kıraç alanlarda da iyi geliştiği görülmektedir.

Su isteÄŸi:

Suya gelişim döneminde ihtiyaç duyar, sonraki evrelerinde hayatını devam ettirmek için yağmur suları yeterli olur.

Üretimi:

Bitki tohumla üretilir. Tohumları sert kabuklu olduğu için çimlenme engeliyle karşılaşılır. Çimlenme engelini aşmak için aşağıdaki işlemlerden biri tercih edilir.

- Tohumlar zımparalanır.

- Tohumlar 6 ay soğuk katlama yöntemiyle stratifikasyon işlemine tabi tutulur.

- Tohumlar gibberallik asitle (GA3) muamele edilir.

 Hasat:

 Çiçekler açma döneminde, tomurcuk haldeyken hasat edilir; gölgede veya 40 ºC ısılı fırınlarda kurutulur. Kuru çiçekler kendine has koku ve tatta olup beyaz veya krem renklidir. Kabul edilebilir rutubet %12’dir. Yabancı madde oranı %0.05’i aşmamalıdır. Balya halinde paketlenir.

Meyveler tam olgunlaşınca toplanır; tatlımsı ekşi olup, kokusu yoktur. Meyve sapları %1, organik karışımlar %1, mineral karışımlar %0.05’ten fazla olmamalıdır. Meyveler de gölgede ve kuru, havadar binalarda kurutulur. Çuvalla paketlenir.

Tıbbi kullanılışı:

Alıç kalp üzerine olumlu etkileri olan ve zehirli bileşikler ihtiva etmeyen en önemli bitkisel droglardan en önemlisidir. Kalp kuvvetlendirici olarak kullanılan bitkiler genellikle zehirli glikozitler ihtiva ettiğinden ancak standardize edilerek kullanılabilirler. Alıçta bu durum zehirli glikozitler taşımadığından söz konusu değildir. Bu sebeple de evde bulundurulabilecek en iyi droglardan bir tanesidir.

Koroner damarları genişleten bioflavononidler açısından zengin olan bitki bu maddeler sayesinde damarları genişleterek kan dolaşımını arttırır. Bioflavonoitler çok güçlü antioksidanlar olup, kalbe oksijen ve kan akışını arttırırlar. Dolayısıyla da angina denilen kalp ağrıları azalır.

Özellikle yaşlılarda kalp atımlarının hızlanmasıyla birlikte görülen kalp ritmi bozukluklarında da faydalıdır.

Yaşlılarda kalbi kuvvetlendirmek, yüksek tansiyonlu hastalarda kalbe destek olmak, bilhassa ateşli hastalıklardan sonra yorulan kalbi kuvvetlendirmek ve kalpteki ritim bozukluklarını tedavide kullanılır. Hafif kalp yetmezliğinde de kullanılabilir.

Ayrıca spazm çözücü, kabız yapıcı ve idrar söktürücü etkileri de bulunur.

Kalple ilgili bu etkiler uzun süreli kullanımda kendini gösterir.

İnfüsyon şeklinde kullanılabilir. Piyasada ekstreleri de mevcuttur.

Kombinasyonları

Kalp için kullanılan diğer droglarla kombine edilebilir.

Kaynaklar:

http://www.bizimbahce.net/agaclar/alic-yetistiriciligi-2.htm

http://kutuphane.ksu.edu.tr/e-tez/fbe/T00821/Leyla_Gokbunar_Tez.pdf

http://www.batem.gov.tr/urunler/sus_ve_tibbi/tibbi/tibbi_bitkler.htm#ALIÇ

Bu yazı toplamda 1694, bugün ise 8 kez görüntülenmiş

Harnup (Keçiboynuzu) Ağacı

15 Kasım 2009 Yazan  
Kategori AÄŸaclar

Baklagiller familyasından; Güneydoğu Anadolu ve Akdeniz havzasında yetişen 6-10 metre boyunda, kışın yaprak dökmeyen bir ağaç ve onun meyvesidir. Çiçekleri yeşilimtıraktır. Meyvesi 10-20 cm boyunda, yassı, etli, açılmayan ve koyu renklidir.Eylül ve ekim ayı gibi olgunlaşan yemişler kendiliğinden ağaçtan dökülebilir.

Harnup ağacı ilk 15 yıl hiç meyve vermeyen bir ağaçtır. Yetişkin bir ağaç 1000 kiloya kadar meyve verebilmektedir.

Edinilen keçiboynuzları rutubetsiz ortamda muhafaza edilmeli özellikle uzun süre bekletildi ise bir keçiboynuzu tüketmeden evvel üç dört yerinden kırılmak suretiyle kurtlanıp kurtlanmadığı kontrol edilmelidir. Keçiboynuzu bol su ile yıkandıktan sonra doğrudan tüketilebileceği gibi, halk arasında harnup denilen pekmezi yapılarak, hatta öğütülüp toz haline getirilerek de tüketilebilir. Keçiboynuzunu doğrudan tüketirken içerisinde ondan fazla ve çok sert çekirdekleri olduğundan dikkatli tüketilmelidir.

Dünyada pekçok ülkede gerek sanayii hammaddesi gerekse de bireysel tüketim amacıyla talep edilen keçiboynuzu yurdumuzda gereken değeri görmemekte, yetiştirici sayısı her geçen gün azalmakta doğal yoldan yetişen ağaçlar bakımsız kalmakta ve verimleri gittikçe azalmaktadır

Bu yazının devamı ve paylaşımlarınız için lütfen forum sayfalarını ziyaret ediniz..


Bu yazı toplamda 4849, bugün ise 4 kez görüntülenmiş

Barbados (Acerola) Kirazı

15 Kasım 2009 Yazan  
Kategori AÄŸaclar

Barbados (Acerola) Kirazı

Tropikal bir ağaç olan Açerola ağacının meyvası. Barbados kirazı olarak da tanınan Açerola kirazı bilinen en zengin doğal C vitamini kaynaklarından biridir. C vitamini değerli bir antioksidandır.

Acerola meyvesi, yüksek oranda A, B1 ve B2 vitaminlerini içerdiği gibi aynı zamanda çok zengin bir C vitamini kaynağıdır.

100 gram Acerola meyvesinde bulunan C vitamini miktarı, aynı miktardaki limon ya da portakalın 80 katı kadardır.

Yüksek miktarda kalsiyum, fosfor ve demir de içeren acerola meyvesi çiğ tüketilebildiği gibi meyve suyu, dondurma, reçel ve komposto olarak da tüketilebilir.

Grip, soğuk algınlıkları, verem, şeker hastalığı, karaciğer rahatsızlıkları, dizanteriler ve kapanmayan yaraların iyileşmesi için tüketilmesi tavsiye edilmektedir.

Saç bakımı konusunda pek çok kozmetik ürününde kullanılmaktadır.

Bu yazının forum sayfalarındaki paylaşımı için tıklayınız..

Bu yazı toplamda 3437, bugün ise 2 kez görüntülenmiş

Feijoa (Acca sellowiana)

04 AÄŸustos 2009 Yazan  
Kategori AÄŸaclar

feijoa ağacı ve meyveleri

feijoa ağacı ve meyveleri

Bu yazı toplamda 2323, bugün ise 4 kez görüntülenmiş

Japon akçaağacı (Acer palmatum)

02 AÄŸustos 2009 Yazan  
Kategori AÄŸaclar

Japon akçaağacı (Acer palmatum)

japon akçaağacı bonsai

japon akçaağacı bonsai

AkçaaÄŸaçgiller (Aceraceae) familyasından doÄŸal olarak Japonya, Kore ve Çin’de bulunan akçaaÄŸaç türü.

Morfolojik özellikleri:15 m’ye kadar boylanabilen yaprak döken aÄŸaçlardır. Kabuk yeÅŸilimsi boz veya açık kahverengi ve pürüzsüzdür. Dalları sarı-mor, kış tomurcukları morumsu sarı, konik, büyük, 1 pullu ve pseudoterminaldir. Yaprak sapı 2-6 cm uzunluÄŸunda; yapraklar ilk açtığında sarımsı kahverengi tüylü; elsi (palmat) yapraklar 5-7 loplu, loplar geniÅŸ, kenarı çarpık çift diÅŸli, ucu uzun ve sivridir.

Çiçek kurulu 10-20 çiçekten oluÅŸmuÅŸ, 3-4 cm uzunluÄŸunda, yarı sarkık, altında 1 veya 2 çift yaprak bulunur. Çanak yapraklar 5′li, morumsu kırmızı, dikdörgen biçiminde, 3 mm uzunluÄŸunda ve kenarları tüylüdür. Taç yapraklar soluk sarı ya da pembemsi beyaz, geniÅŸ ve küçüktür. Stamen sayısı 8, uzunluÄŸu 3,5 mm’dir. DiÅŸi çiçekler ise küçük bir disk içerisindedir. Ovaryum düz; birbirine karşı bulunan stigmalar uzuncadır.

Samara 1,5 cm uzunluÄŸunda, kanatlı, kanatlar arasında geniÅŸ bir açı vardır. Nus oval-dışbükey, hafif ince damarlı ve zayıf yapılıdır. Kromozom sayısı 2n=26′dır.

Ekolojik özellikleri: Nisan ve Mayıs aylarında çiçek açar. Tohumlar Eylül ayında olgunlaşır. Ilıman iklimli yerleri sever. Işık-yarı gölge ağacıdır. Besin isteği yüksek bir türdür. Kuru, humuslu, hafif ıslak ve asidik, iyi drenajlı ve organik maddece zengin topraklarda iyi yetişir. Tuzlu topraklardan kaçınır. Şiddetli donlardan zarar görür. -18 C sıcaklıklara kadar dayanır. Sıcak ve kurak iklimlerde iyi gelişmez.

Bu yazının devamı ve forum paylaşımları için tıklayınız..

Bu yazı toplamda 3615, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

Thuja (Mazı)

30 Temmuz 2009 Yazan  
Kategori AÄŸaclar

Thuja (Mazı)

Mazı’nın 5 türü bulunur ve servigiller familyasındandır. HerdemyeÅŸil olan mazı doÄŸal olarak Kuzey Amerika ve Asya’da yetiÅŸir. Ülkemizde doÄŸal olarak yetiÅŸmez ancak üretimi çok fazladır.

Bodur türleri küçük bahçeler için uygundur. Çok güzel kokulu türleri vardır. Bazı türleri çit olarak veya öbekler halinde dikilerek peyzaj bahçelerini süslerler.

Genellikle piramidal bir gelişim gösterir. İbreli yaprakları çok sıktır. Yaprakları diğer ibreliler gibi sert değildir. Budanmayı çok severler ve eğer budanırlarsa çok güzel formları olur. Budaması ilkbahardan önce yeni sürgün vermeden yapılmalıdır.

Türlerine göre kozalakları yumuşak veya sert olabilir. Tohumları küçük ve çok hafif ve elips şeklindedir.

mazı

mazı

Arsız olan mazı kirli havaya dayanıklıdır bu yüzden şehirlerde ve endüstriyel bölgelerde gelişebilirler. Her türlü toprağa uyum sağlayabilirler hatta kireçli topraklarda bile iyi gelişirler. Nisbi nem bakımında fazla seçici değildiler. Orta ve çok güneşli yerlerde iyi gelişir.

Üretilmeleri tohum, çelik ve aşı ile olur. Alıntı.

Bu yazı dizisinin forum sayfalarındaki paylaşımı için tıklayınız

Bu yazı toplamda 2784, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

Tesbih ağacı

30 Temmuz 2009 Yazan  
Kategori AÄŸaclar

Melia azaderach – Tesbih aÄŸacı – Hint leylağı

Kışın yaprağını döken, seyrek dallı, dağınık tepeli, 6-15 metre boylanabilen bir aÄŸaçtır. Vatanı Güney ve DoÄŸu Asya ve Himalayalar’dır. Türkiye’ de Akdeniz, Ege ve Marmara bölgeleri ÅŸehir ve kasabalarında yol ve park aÄŸacı olarak yetiÅŸtirilmektedir. Bu aÄŸaçtan elde edilen melia yağından ve kabuklarından yararlanılır. Odunu güzel cila tutar, özellikle öz odunu koyu renklidir. Ounu nefesli müzik aletleri yapımında kullanılır. Meyvelerinden kolye, tespih yapılır. Gri gövde çatlaklıdır.

Yazının devamını ilgili forum sayfalarında, devam etmek için tıklayınız..

Bu yazı toplamda 1554, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Paulownia (Pavlonya)

13 Temmuz 2009 Yazan  
Kategori AÄŸaclar

Paulownia (Pavlonya)

Paulownia, dünyanın en hızlı büyüyen set ağacı olarak Ülkemize giren paulownia ağacı hakkında detaylı bilgileri buraya tıtklayarak forum sayfalarında bulabilirsiniz.

Bu yazı toplamda 2015, bugün ise 4 kez görüntülenmiş

Picea pungens (Mavi Ladin)

12 Temmuz 2009 Yazan  
Kategori AÄŸaclar

Özellikle aşılısı çok değerli olan mavi ladin, görünümü ile peyzaj alanlarında göz dolduruyor. Tohumdan yetiştirildiğinde maviliğinde açılmalar olmakta, bu nedenle aşı ile üretim son zamanlarda hızla artmakta. Bu değerli bitkiyi birlikte tanıyalım.

Familya: Pinaceae
Latince İsim: Picea pungens
Türkçe: Mavi Ladin
Özellik: Yaz kuraklığından en az etkilenir. Zehirli gazlara karşı duyarlıdır.
Boyu-GeniÅŸliÄŸi: 30-50
Büyüme Biçimi: Piramidal
Yer: Doğal olarak yetiştiği yerlerde akarsu veya göl kenarlarında
Toprak: Toprak isteÄŸi fazla deÄŸildir. Kuru ve fakir topraklarda da yetiÅŸebilir
Kullanım Alanları: Park ve bahçelerde süs bitkisi olarak kullanılır. Peyzaj mimarisinde kullanırken sık dikim yapılmamalıdır. Aksi halde ağacın gölgede kalan kısımları çıplaklaşır.
Genel Dağılımı: Kuzey Amerikanın batısında 2000-3000 m ler arasında dopal olarak yetişir
Türkiye Dağılımı: Ülkemizde doğal yayılış göstermez

GENEL GÖRÜNÜM

Çoğunlukla 30 iyi yetişme yerlerinde 50 m ye kadar boylanabilen, dalları yatay yönde ilerleyen kalın dallı bir ağaçtır. Serbest büyüdüğünde konik tepeli piramidal bir ağaçtır. Hiç bir şekilde saf orman oluşturmazlar. Çoğalrılması tohum veya aşı ile yapılır.
Park ve bahçelerde kullanılan en önemli kültür formları:
P. pungens cv “Compecta” – geniÅŸ tepeli
P. pungens cv “Globosa” – Küre biçiminde bodur çalı
P. pungens cv “Pendula” – Sarkık dallı

Devamı için TIKLAYIN

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Bu yazı toplamda 1838, bugün ise 4 kez görüntülenmiş