Yer Elmasının Faydaları
04 Aralık 2011 Yazan Bizim Bahçe
Kategori Şifalı Bitkiler
Yer Elması: Parlak sarı renkte çiçekler açan ve toprak altında patatese benzer yumruları olan bir sebze türüdür. Besleyici bir sebze olan Yer Elması, A ve Cvitaminleri ile kalsiyum, demir ve fosfor mineralleri açısından zengindir.
Yer elması yetiştiriciliği için buraya tıklayıp teknik bilgileri okuyabilirsiniz. http://www.bizimbahce.net/bitkisel-uretim/yer-elmasi-yetistiriciligi.htm
Yer Elmasının Faydaları Nelerdir?: Vücut direncini ve cinsel gücü arttırır. İçerdiği besin değerleri ile kansızlığa iyi gelir. Anne sütünü arttırmaya yardımcı olan yer elması emziren anneler için de faydalıdır. İdrar söktürür ve kabızlığı giderir. Böbreklerin düzenli çalışmasına yardımcı olur. Göğsü yumuşatır ve öksürüğü keser. Romatizma, mafsal ve nikris ağrılarını hafifletir. Basur şikâyetlerini azaltır. Cildi güzelleştirir.
Yer Elması Nasıl Kullanılır? Yer Elmasının kökü haşlanarak yemeği yapılır ve yenir. Suyu ile saçlar yıkanırsa saç diplerini kuvvetlendirir. Ezilip lapa haline getirildikten sonra şişliklerin üzerine konursa faydası görülür. Besin değerleri yüksek kalorisi düşük bir besin olduğu için diyet yapanlar kullanabilir.
http://www.bizimbahce.net/bitkisel-uretim/yer-elmasi-yetistiriciligi.htm
Bu yazı toplamda 51656, bugün ise 542 kez görüntülenmiş
Yer Elması Yetiştiriciliği
02 Aralık 2011 Yazan Bizim Bahçe
Kategori Bitkisel Üretim
Yer Elması – Yer Elması Nedir – Yer Elması YetiÅŸtiriciliÄŸi
Yer altındaki yumruları ekim-nisan ayları arasında topraktan sökülerek kış sebzesi olarak yenilen Yerelması, Bileşikgiller familyasındandır.
Anavatanı ve yayılma Alanları
Yer elmasının anavatanı Kuzey Amerika ve özellikle Kanada’dır. Fransızların Kanada’yı keÅŸfettiÄŸi yıllarda Kuzey Amerika’da yer elmasının bulunduÄŸu ve yumrularının yendiÄŸi bildirilmektedir. 17. Yüzyılda Fransa’dan Almanya’ya ve İngiltere’ye geçen yer elması 19. yüzyılda İstanbul ve çevresinde üretimde alınmıştır. Akdeniz, Ege, Marmara ve İç Anadolu’da yer yer üretimine rastlamak mümkündür.
1,5-2 m. kadar boylanabilen yerelması bitkisi ayçiçeğine benzer; ama, yaprak ve çiçekleri daha küçüktür. Yazın açan sarı çiçekleri iri papatyaları andırır. Yer elması ekonomik açıdan fazla önemi olmayan bir sebzedir. Hayvan yemi olarak ta kullanılır. Ülkemizdeki ekim alanı yıldan yıla değişmekte olup yaklaşık 20-30 hektarlık bir alanda 650 ton civarında yer elması üretilmektedir. Yer elması için özel bir yer ayrılmaz. Bahçenin bir köşesinde veya arazinin sınır kısımların da sınır bitkisi olarak yetiştirilir. Son yıllarda ender olarak tarla tarımı şeklinde de üretimi başlamıştır. Yer elması patates gibi yüksek oranda nişasta ve şeker içerir. Kuru madde oranı %30-50 arasında değişir. Yer elması, şeker hastalarının kullandığı şeker ve ispirto yapımında geniş çapta kullanılır. Yer elmasının verim ve kalitesi toprakta kaldığı süreye bağlı olarak değişir. Toprakta ne kadar uzun süre kalırsa tadı ve kalitesi istenilen düzeye ulaşır.
Yer elması yumrusunun şekli ve kabuk rengine göre gruplandırılırlar. Kabuk rengine göre kırmızı ve sarı kabuklu olanların yumruları girintili ve çıkıntılı olup şekilsizdir. Yumruları genellikle ufak olup sanayide veya hayvan yemi olarak kullanılır. Sarı kabuklu olan yer elması ise daha çok yemeklik olarak kullanılır. Yumrular patatese benzer, oldukça iri ve düzgün şekillidir.
2. Morfolojik Özellikleri
2.1. Kök
2.2. Yumru
2.3. Gövde
2.4. Yapraklar
2.5. Çiçek
2.1. Kök
Toprak altında kalan yumrular veya üretim için toprağa atılan yumrular üzerinde gözler bulunur. Bu gözlerden kök ve sürgünler meydana gelir. Yumru üzerinden çıkan kökler yanlara ve derinlemesine büyür. Başlangıçta tek olan kökler daha sonra dallanarak çok köklü bir yapı kazanır. Kökler üzerinde meydana gelen şişkinliklerden yumrular oluşur. Köklerin %70-80 ni toprağın 20-30 cm, derinliğinde bulunur. Geriye kalan köklerin tamamına yakını 60-70 cm derinliğe kadar inebilir.
2.2. Yumru
Toprak altındaki kökler üzerindeki şişkinliklerden oluşan yumruların sayıları ve büyüklükleri bitkinin beslenme durumuna göre değişir. Bir yumrudan gelişen bir bitki 10-30 adet arasında yumru oluşturabilir. Yumru sayısı arttıkça yumrunun büyüklüğü azalır. Yumrular besin deposu görevi görürler. Aynı zamanda da ertesi yıl bitkiyi oluşturacak tomurcukları taşırlar.
Yumrular 10-200 gr arasında değişen ağırlığa sahiptir. Ortalama yumru ağırlığı 50-100 gr.dır. Yumruların şekli başlangıçta yuvarlak ve düzgündür. Düzgün şekilli yumrular yanında kırışık, boğumlu ve düzgün olmayan yumrular meydana gelebilir. Yumruların köke bağlandığı sağ kısmı incedir, diğer ucu kalınlaşarak bir topaç şeklini alır. Yumru üzerinde sayısı değişen büyüme noktaları (sürgün ucu) vardır. Yumruların şiş kabuk rengi kırmızı, sarı bazen beyazda olabilir. Et rengi ise beyaz ve kirli beyazdır.
2.3. Gövde
Yer elması yumruları toprağa tek tek atılmışsa sürgün sayısı her yumru için 2-3 arasında değişir. Kendi halinde bırakılmış yerlerde ise çok sayıda sürgün meydana gelir. Ocak şeklinde üretim yapılıyorsa her ocakta 10-30 arasında sürgün bulunabilir. Yumrular üzerindeki gözlerin uyanması ile oluşan sürgünler (gövde) dik olarak büyür. Başlangıçta tek olarak gelişir ve dallanma meydana getirmez. Rengi yeşil olup üzerinde yapraklar bulunur. Gövde irileştikçe dip kısımları ayçiçeği sapı gibi sertleşir ve yarı odunsu bir yapı kazanır. Gövde belli bir boya ulaştığında dallanır. Her dalın ucunda çiçek tomurcukları meydana gelir. Çiçeklerin oluşması ile bitki boyu uzaması durur. Bitkilerin boy uzunluğu 2-2.5 metre arasında değişir. Gövdenin çapı ise 1-4 cm arasındadır. Gövdenin üzeri tüylü yapıdadır.
2.4. Yapraklar
Yapraklar tek tek ve kısa bir sapla gövdeye bağlanır. Yaprakların ay çiçeği yapraklarına benzer ve parçasızdır. Yaprakların sap ve uç kısmı dar, orta kısmı ise geniştir. Yaprak kenarları dişlidir. Yaprak rengi yeşil olup üzerleri tüylüdür.

2.5. Çiçek
Yer elmasının çiçekleri gösterişli, büyük ve sarı renklidir. Her dalın ucunda tek bir çiçek tablasında çok sayıda çiçek oluşur. Bu çiçek yapısında bileşik çiçek adı verilir. Çiçekler erselik yapıdadır. Çiçeklerin gösterişli olması nedeniyle bazı yörelerimizde ev bahçelerinde süs bitkisi olarak da kullanılır.
Çiçeklenme Temmuz ayında başlar Eylül sonuna kadar devam eder. Çiçekler 1-5 cm büyüklüğünde olup ay çiçeğine çok benzer. Çanak yaprakları yeşil renklidir. Çok sayıda sarı renkli taç yapraklar bulunur. Taç yaprakları çanak topraklardan uzun ve ovaldir. Çiçeklerin orta kısmında püskül görünümünde erkek ve dişi organ topluluğu bulunur. Dişi organ erkek organ demeti arasından çıkar. Dişi organların tepesi parçalıdır. Çiçeklerde tohum oluşumu fazla görülmez. Tohumlar ancak ıslah materyali olarak kullanılır. Toprak altında oluşan yumrularla üretim yapıldığından tohum oluşumu önemli değildir.
3. Tohum ve çimlenme özellikleri
Toprak altında oluşan tohumluk yumrular hasat edildikten sonra, yetiştirme dönemine kadar depolarda saklanır. Çevre şartları elverişli hale geldiğinde yumrular toprağa dikilerek üretim yapılır. Bir yıl önce meydana gelen toprak altındaki yumrular sökülmezse ekolojik koşullar elverişli hale geldiğinde sürgünler meydana getirerek yeni bitkiler oluştururlar.
4. YetiÅŸtirilme istekleri
4.1. İklim isteği
4.2. Toprak isteÄŸi
4.1. İklim isteği
Yer elması sıcaklık isteği bakımından geniş bir adaptasyon yeteneğine sahiptir. Bu nedenle dünya üzerinde geniş bir alanda yetiştirilebilmektedir. Bitki gelişimi için optimum sıcaklık isteği 20-25 °C dir. Bitkinin toprak üstü kısımları 0 °C de donar. Toprak altındaki yumruları ise eksi 15-20 °C deki sıcaklıkları dahi donmadan atlatabilirler. Gün uzunluğu bakımından nötr yapıdadır. Gün uzunluğunun arttığı yerlerde bitki gelişimi daha güzel ve verim daha yüksektir. Kısa vegetasyon devresi olan yerlerde bitki boyu kısa kalır. Bu durumda toprak altındaki yumruların miktarı ve büyüklüğü oldukça azalır.
4.2. Toprak isteÄŸi
Toprak isteği bakımından kısmen seçicidir. Ağır vekilli topraklardan hoşlanmaz. Bu tip topraklarda yumrular düzgün gelişmez ve küçük kalır. Hafif bünyeli topraklarda yumrular düzgün şekilli ve iri olur. Yetiştiricilik için kumlu tınlı ve tınlı topraklar tercih edilmelidir. Toprakta organik maddenin yüksek olması verim ve kaliteyi olumlu yönde etkiler. 0.5-8.0 pH değerleri arası uygun değerlerdir.
5. YetiÅŸtirilme Åžekli
5.1. Toprak hazırlığı ve dikim
5.2. Çapalama
5.3. Sulama
5.4. Gübreleme
5.5. Tarımsal savaşım
5.1. Toprak hazırlığı ve dikim
Sonbaharda yer elması yetiştirilecek toprak yanmış çiftlik gübresi ile gübrelenip, pullukla derince sürülür. Tohumluk yumrular Mart ayı içinde ocak usulü veya sıravari olarak toprağın 8-10 cm derinliğine dikilirler. Pratikte tohumluk olarak 30-50 gram ağırlıktaki küçük yumrular tercih edilir.
Sıra usulü yetiştiricilikte 70 cm aralıklarla 8-10 cm derinlikte çiziler açılır. Bu çizilere 25-30 cm sıra üzeri mesafelerle yer elması yumruları dikilirler ve daha sonra bu yumruların üzeri tavlı toprakla kapatılır. İki hafta sonra yumrular sürgün meydana getirilirler ve sürgünler toprak yüzeyinde görülmeye başlar. Dekara yaklaşık 100 kg tohumluk yer elması kullanılır.
5.2. Çapalama
Gelişme dönemi boyunca 2-4 defa çapa işlemi yapılır. Sürgünler yeterli boya ulaştıklarında son çapa ile beraber boğaz doldurma yapılır. Bitkinin gelişme durumuna ve toprak yapısına göre kaymak kırma, havalandırma ve yabancı ot temizliği düzenli olarak aksatılmadan yapılmalıdır.
5.3. Sulama
Boğaz doldurma döneminde sulama karıkları da hazırlanır. Yer elması suyu seven bir bitki olarak bilinir. Ancak fazla rutubetli topraklardan hoşlanmaz. Toprakta suyun fazla olması ve toprağın devamlı ıslak olması yumruların çürümesine ve hastalanmasına neden olur. Yer elması sıra usulü yetiştiriliyorsa su karıklara verilir. Ocak usulü yetiştiricilikte ise yağmurlama veya salma sulama yapılmalıdır.
5.4. Gübreleme
Sonbaharda toprak işleme sırasında dekara 3-5 ton yanmış çiftlik gübresi verilir. Son toprak işlemede ise dekara 8-10 kg fosfor, 10-20 kg potasyum ve 3-5 kg azot verilir.
5.5. Tarımsal savaşım
Yer elması yetiştiriciliğinde hastalık ve zararlılarla ilgili fazla bilgi bulunmamaktadır. Ancak danaburnu, köstebek ve fare gibi zararlılar yumrularda önemli zararlara neden olurlar. Bu zararlılara karşı düzenli ve planlı bir mücadele yapılmalıdır.
6. Olgunluk, Hasat ve Depolama
Yer elması bitkileri Temmuz ve Eylül aylarında çok gösterişli sarı çiçekler açar. Ekim ayından itibaren bitkinin çiçek ve diğer toprak üstü dal ve yaprakları kurumaya başlar. Ekim ayı başında hasada başlanabilir. Hasada başlamadan önce birkaç ocak açılarak yumruların olgunluk durumuna bakılır. Yumrular hasat olgunluğuna gelmiş ise hasada karar verilir.
Hasada başlamadan önce toprak üstü kısımları kesilerek tarlanın bir kenarında kurumaya bırakılır. Kesilen ve kurutulan sürgünler kış aylarında yakacak olarak kullanılır. Yumruları erken hasat etmek kaliteyi düşürür. Yumrular ne kadar uzun süre toprakta kalırsa kalite o kadar artar, tat ve aromada en yüksek seviyeye çıkar.
Hasat olgunluğuna gelmiş yumruların toprak üstü kısımları tamamen temizlendikten sonra, yumrular küçük işletmelerde elle çapa veya bel kullanarak büyük işletmelerde ise pullukla veya patates hasat makinaları ile hasat edilirler. Hasat edilen yumrular havuzlarda iyice yıkanır ve temizlenir. Daha sonra yumrular havadar bir yerlerde kurutulurlar ve büyüklüklerine göre boylanarak 10-15 kg lik kasalarda veya 5-10 kg lik plastik torbalarda pazara arz edilirler.
Yer elması adi depolarda 8-10 °C sıcaklıkta ve %60-80 nemde 2-3 ay muhafaza edilebilir. Kontrollü koşullarda soğuk hava depolarında ise 1-2 °C sıcaklıkta ve %70-75 nemde 4-6 aya kadar saklanabilirler. En kolay saklama yöntemi yumruların sökülmeden toprakta bırakılmasıdır. Don tehlikesi olmayan yörelerde toprakta saklama yöntemi uygulanır.
7. Verim
Yetiştirme ve bakım şartlarına bağlı olarak iyi vasıflı tohumluk kullanılırsa dekardan ortalama 2000-2500 kg yer elması yumrusu hasat edilebilir.
8. Tohum Üretimi
Yer elmasında tohum oluşumu ve üretimi önemli değildir. Üretilen tohumlar ıslah amacıyla kullanılır. Yer elması üretiminde tohumluk olarak yumrular kullanılır. Üretimde 30-50 gr ağırlığındaki yumrular tohumluk olarak tercih edilirler. Hasat döneminde Pazar değeri olan büyük yumrular hasat edilerek satışa gönderilir. Küçük yumrular ise tohumluk materyali hasat edilerek satışa gönderilir. Küçük yumrular ise tohumluk materyali olarak ayrılırlar ve depolanırlar. Tohumlukların yüksek verimli ve sağlıklı bitkilerden alınmasına özen gösterilmelidir.
Yer elmasının faydaları nelerdir? Öğrenmek için buraya tıklayın. http://www.bizimbahce.net/dogal-ve-bitkisel-saglik/yer-elmasinin-faydalari.htm
Kaynak:
http://www.bizimbahce.net/bitkisel-uretim/yer-elmasi-yetistiriciligi.htm
Bu yazı toplamda 1956, bugün ise 7 kez görüntülenmiş
AÅŸk Merdiveni – Salon EÄŸreltisi – Nephrolepis Exaltata
05 Kasım 2011 Yazan Bizim Bahçe
Kategori Süs Bitkileri
AÅŸk Merdiveni – Salon EÄŸreltisi – Nephrolepis Exaltata
Kolay gelişen, fazla seçici olmayan ve saksı bitkisi bakımına başlayanlar için çok zarif bir çiçektir. Bütün mekânlara kolayca uyum sağlayabilmektedir.

Hızlı büyüyen, 45-75 cm boyunda, soluk yeşil küçük yaprakları olan eğrelti türü bir bitkidir. Don olmayan iklimlerde ideal bir köşe bitkisidir. Dış mekan bitkisi olarak sadece yazın düşünülmelidir.
Anavatanı Tropik ülkelerdir.
Yeterli ölçüde ışık ve rutubet ister, direkt güneş ışığı ve ısı kaynaklar zararlıdır. Çürüntü, kum ve balçık + kil ihtiva eden toprak, yeterli poroziteye sahip olmalıdır. Düzenli olarak sulanmalı, toprak asla kuru bırakılmamalıdır.
Saksı içindeki humuslu toprağa sporlar ekildikten sonra, su dolu yatay bir tabağa konan saksının üzeri camla örtülür ve çimlenmeye kadar beklenir Cam tabaka her gün ters yüz edilir İlkbaharda kök ayırma suretiyle de üretim yapılır.
Aşk Merdiveni bitkisinin yetiştirilmesi, bakımı ve sulanması:
- Yılın belirli gününde sararmış veya çürümüş yaprakları makas yardımıyla budanmalıdır.
- Doğrudan güneş ışığı istemeyen bu bitki dolaylı ışıklardan da yararlanabilir.
- Çok fazla soğuk ve sıcak havada bırakma çiçeğin yapraklarına fayda sağlamaz.
- Hava akımlarından kolay etkilenen aşk merdiveni bitkisi bu etkiden korunmalıdır.
- Her bitki gibi zamanla topraktaki vitamin ve mineralleri tüketen bitkiye yılda en az bir kere vitamin ve mineral desteği sağlanmalıdır.
- Aşk Merdiveni bitkisi bulunduğu ortamda başka cisimlerle temasta bulunmamalıdır.
Sulamada en önemli unsurlar;
- Kış aylarında bitki aşırı soğuktan korunarak susuz bırakılmamasına dikkat edilmelidir.
- Yaz aylarında ise bitkinin suya olan ihtiyacını tamamen gidermek için günde en az iki kere sulanmalıdır.
- Su bitkinin her bölümüne ulaştırılmalıdır.
- Sulanmadan sonra bitkinin tabağında su kalmamasına çok dikkat edilmelidir.
- Bitkiyi sularken kullanılan kap her sulamada aynı ölçüde olmalıdır.
- Sulamalar aynı günde ve aynı miktarlarda su ile yapılmalıdır.
- Aşk merdiveninde çok büyük bir değişiklik görülmediği sürece sulanmada kullanılan kap, ölçü ve su miktarı değiştirilmemelidir.
- Aşk merdiveni bitkisini yetiştirmede en önemli kural kış aylarında oda sıcaklığının 12 °C nin altında olmaması gerektiğidir.
- Bitkiye kış aylarında musluktan aldığımız soğuk çeşme suyunu vermemeliyiz. Verdiğimiz su oda sıcaklığında olmalıdır.

Aşk Merdiveni Bitkisinin Çoğaltılması:
- Aşk merdivenin çoğaltılması bitkinin köklerinden ayırma yöntemiyle olabilir.
- Bitkinin kökünden çıkarak üst kısımlara uzanan ince kısımlar bitkiye benzeyen yeni bitkiler oluşturur.
- Bu yeni bitkileri alıp başka saksılara dikerek yeni aşk merdivenleri oluşturabiliriz.
- Bu yöntem hem kolay hem de zahmetsizdir.
Bu yazı toplamda 1094, bugün ise 5 kez görüntülenmiş
Lavanta Yağının Faydaları
05 Kasım 2011 Yazan Bizim Bahçe
Kategori Şifalı Bitkiler
Lavanta Yağının Faydaları
Aromatik yağların en güzel kokanlarından biri de şüphesiz lavantadır. Lavanta yağının 1-2 damlası aklınıza gelmeyen yerlerde küçük mucizeler gösterebilir. Sağlıktan güzelliğe, ev temizliğine kadar pek çok yerde lavanta yağı kurtarıcımız olabilir. İşte lavanta yağının bazı faydaları;

Kuru ve çatlak deri lavanta yağı ile ovulursa nemlenir ve çatlakları kapanır.
Koltukaltına sürülen 1 damla lavanta yağı tüm dedorantlardan daha etkilidir ve gün boyu kalıcıdır.
Saç kepeğinde, kafa derisini lavanta yağı ile ovmak kepekleri giderir.
Çatlayan dudaklara 1 damla lavanta sürmek çoğu zaman yeterlidir.
Soğuktan olan uçuklara 1 damla lavanta yağı sürün.
Yanıklarda bir damla lavanta yağı acıyı azaltacaktır.
Ağrıyan ayakları içine 2 damla lavanta yağı eklenmiş bir leğende dinlendirmek yorgunluğunu alacaktır.
Kesik ve yaralarda bir kaç damla damlatılması bakterileri öldürür ve yarayı temizler.
Böcek ve arı sokmalarında şişme ve kaşınmayı azaltmak için üzerine 1-2 damla lavanta yağı koyulur.
Burun kanamasını durdurmak için bir beze birkaç damla lavanta yağı damlatılarak bir küp buza sarılarak burna dıştan koyulması yeterlidir.
Lavanta yağı damlatılan bir bezi sıkma esnasında çamaşır makinesine koyduğunuzda hem yumuşatacak hem de hoş koku verecektir.
Spreyli bir şişeye doldurulan suyun üzerine 5-6 damla lavanta yağı ekleyerek eve sıkmak mikropları öldürür ve evin hoş kokmasını sağlar.
Keten kumaşların arasına lavanta yağı damlatılmış bir peçete koyulması böceklenmesini engeller.
Göz yaşarması sıklığında burun üstünün lavanta yağıyla ovulması yeterlidir.
Bir kaç damla lavanta yağı karıştırılmış su güneş yanıklarına iyi gelir.
Taşıt tutmalarında kulak arkası ya da göbek deliği çevresine lavanta yağı bulantıyı engelleyecektir.
Egzama ve dermatitte sorunlu alanın lavanta yağı ile ovulması sorunu hafifletir.
1-2 damla lavanta yağı damlatılmış bir yastık uyku sorunlarını hafifletir.
www.bizimbahce.net
Bu yazı toplamda 589, bugün ise 6 kez görüntülenmiş
Mandalinanın faydaları
04 Kasım 2011 Yazan Bizim Bahçe
Kategori Şifalı Bitkiler
Mandalinanın faydaları

Kış aylarının vazgeçilmez meyvesi olan olan mandalinanın faydalarını biliyor musunuz? Mandalinanın yararları nelerdir? Bu yazı dizimizde okuyabilirsiniz. Ayrıca bizimbahce.net forum sayfalarında mandalina yetiştiriciliği hakkında bilgiler bulabilirsiniz.
Mandalina yüksek oranda C vitamini içerir. Soğuk algınlığına, gribe, nezleye karşı vücudun direncini artırır.
Sinirsel bozukluklarda sinirlerin yatışmasına yardımcıdır.
Mandalina kanın temizlenmesinde yardımcıdır.
Antioksidan maddeler içerdiğinden kansere karşı vücudun direncini artırır.
Mandalina damar sertliğine karşı çok yararlıdır.
Mandalinaya turuncu rengini veren madde karaciğer hastalıklarını azaltır.
Küçük bir mandalinada büyük bir portakaldan daha fazla vitamin vardır.
Mandalina şeker hastalığını önler.
Mandalina yağı derinin üzerindeki porus adını verilen gözeneklerin açılmasında, tonik olarak ve aknelerin giderilmesinde kullanılır.
Mandalina aromatik yağı, tatlı portakal ve limon kokusunda, psikolojik rahatsızlıklarda sakinleştirici, uykusuzlukta, idrar retansiyonunda, aşırı huzursuzlukta, yara izinde kullanılır.
Akşam yemeğinden sonra yenecek 1-2 mandalina uykusuzluk çekenlere faydalıdır.
Bu yazı toplamda 836, bugün ise 2 kez görüntülenmiş
aşı makası video
30 Ekim 2011 Yazan Bizim Bahçe
Kategori Balkon Bahçeciliği
Aşı makası videosu izle, aşı makası ile aşı nasıl yapılır, Omega aşı makası ile aşı nasıl yapılır, aşı makası nasıl kullanılır, Omega aşı makası nedir, Aşı makası due buoi du-3000 3, aşı makası çeÅŸitleri, Blacklion Aşı Makası, aşı makinası…
Bu yazı toplamda 2189, bugün ise 10 kez görüntülenmiş
Aşılama hakkında Temel Bilgiler
30 Ekim 2011 Yazan Bizim Bahçe
Kategori Balkon Bahçeciliği
Aşılama hakkında temel bilgilerin anlatıldığı, Levent Özdemir’ in  hazırlayıp sunduÄŸu Tarım Sözlüğü adlı Bereket tv programı.
Bu yazı toplamda 1098, bugün ise 3 kez görüntülenmiş
Yüksek tansiyon için nar suyu kürü
29 Ekim 2011 Yazan Bizim Bahçe
Kategori İbrahim Saraçoğlu
Yüksek tansiyon için nar suyu kürü

İbrahim Saraçoğlu yüksek tansiyon şikayetleri olan, özellikle yüksek tansiyona yeni yakalanmış hastalarda tedavi için mükemmel bir destekleyici olarak nar suyunu tavsiye ediyor.
Yüksek tansiyon hastalarının hergün bir su bardağı taze sıkılmış nar suyu içmelerinde büyük fayda var.
Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu Yüksek tansiyon şikayeti yeni başlamış kişilerde bir kaç hafta içerisinde tedavi olmadıkları taktirde hipertansiyonun kalıcı olabileceğini, nar suyunun da yüksek tansiyon şikayeti yeni başlayan hastalarda yüksek tansiyonun yerleşmesine karşı güçlü bir etki yaparak tansiyonu düzenlediğini belirtiyor.
Kaynak:http://mucizeiksirler.blogspot.com
Bu yazı toplamda 1010, bugün ise 3 kez görüntülenmiş
Kolesterolü düşürmek için nar çiçeği kürü
29 Ekim 2011 Yazan Bizim Bahçe
Kategori İbrahim Saraçoğlu
Kolesterolü düşürmek için nar çiçeği kürü

İbrahim Saraçoğlu kolesterolü düşürmek için nar çiçeği kürünü öneriyor;
Malzemeler:
- 1 su bardağı su
- 1,5 yemek kaşığı nar çiçeği
Bu yazı toplamda 1072, bugün ise 5 kez görüntülenmiş
İğdenin Faydaları
29 Ekim 2011 Yazan Bizim Bahçe
Kategori Şifalı Bitkiler
İğdenin Faydaları – İğde Faydaları
iğdenin faydaları iğde faydaları igdenin faydalari iğdenin yararları iğde faydalari
iğde yaprağının faydaları iğdenin faydası idenin faydaları igde nin faydalari iğde nin faydaları

Anadolu’da, türkülere konu olan iÄŸde aÄŸacının meyvesi, ishal, idrar yolları ve bağırsak rahatsızlıklarına iyi gelirken, kokusunun ise zihni açtığı belirtiliyor.
İğde, halk arasında başta bağırsak bozuklukları ve ağız pasını gidermek için kullanılırken, ishali de önlüyor. Bu lezzetli meyvenin çiçeklerinin kaynatılıp balla tatlandırılarak içilmesinin egzama, öksürük ve bağırsak bozukluklarına iyi geldiği belirtiliyor. İğde ağaçlarının ayrıca, haziran ayı başlarında açtığı çiçeklerini koklamak da zihne kuvvet ve açıklık verdiği kaydediliyor.
İğdenin Faydaları Nelerdir?
- İshal: İğde yenirse ishal durur.
- Vücud kuvvetlendirici: İğde meyvelerei balla macun yapılıp yenir.
- İdrar Tutamama: İğde meyvesi yemek idrar tutamayanlara etkili olur.
- Bağırsak Bozukluğu: İğde meyvesi yenmeye devam edilir. İğde çiçekleri kaynatılıp balla tadlandırılarak içilmeye devam edilir.
- Zihin Açıcı: İğde çiçeği koklamak zihni açar
- Kusma: İğde meyvesi yemek kusmayı ve mide bulantısını önler.
- Öksürük: İğde çiçekleri kaynatılıp balla tadlandırılarak içilmeye devam edilir.
- Egzama: İğde çiçekleri kaynatılıp balla tadlandırılarak içilmeye devam edilir.
İğde İğde meyvesi kabızlık yapar. Telafisi: 1 çay bardağı sıcak bal şerbeti içilir. İlkbaharda açan iğde çiçekleri hertarafa kokusu dağılır. Meyvesi vitamin ve besin bakımından güçlüdür. Kışın çerez olarak iğdeyi deneyin.
İçindekiler: Organik asitler, Vitaminler, Flovan Glikozidler, Uçan yağ, Tanen
Bu yazı toplamda 1038, bugün ise 7 kez görüntülenmiş



