Hangi bitkilere aşı yapılabilir?

09 Ekim 2011 Yazan  
Kategori Video

Hangi bitkilere aşı yapılabilir? Video

YouTube Preview Image

Bu yazı toplamda 1970, bugün ise 2 kez görüntülenmiş

Gelen Aramalar: yutube video ile görüntülenmiş göz aşısı,açik köklü ligustrum demetler 50 şerli adettir,bi̇tki̇leri̇nde budama megepgepgep,kamkat nasıl dikilir

Bitkide aşının tutmamasının nedenleri nelerdir?

09 Ekim 2011 Yazan  
Kategori Video

Bitkide aşının tutmamasının nedenleri nelerdir?

YouTube Preview Image

Şu linkte http://www.bizimbahce.net/video/kamkat-fidanina-limon-asilama.htm T göz aşısının nasıl yapıldığını anlatan güzel bir video yayınlamıştık. Yaptığımız aşının neden tutmadığını ise bu videoda izleyerek öğrenebilirsiniz.

Bu yazı toplamda 589, bugün ise 2 kez görüntülenmiş

Gelen Aramalar: killi toprağın özellikleri

Budama teknikleri video

09 Ekim 2011 Yazan  
Kategori Video

Meyve ağaçlarında budama ve işlemlerinin nasıl yapıldığını, budama türlerini anlatan öğretici bir video.

 

Budama teknikleri video 1. bölüm

YouTube Preview Image

Budama teknikleri video 2. bölüm

YouTube Preview Image

www.bizimbahce.net video bölümündeki bu iki video ile; Budama nedir? Dikim budaması nedir? Şekil budaması nasıl yapılır? Periyodisite nedir? Budama ve ürün verimliliği nedir? Budama çeşitleri nelerdir? Budamada şekil vermenin önemi! Bir yaşındaki fidanın budaması nasıl yapılmalıdır? Dikim budaması nasıl yapılır?  2 yaşındaki fidanın budaması nasıl yapılır? sorularını cevaplamış olmaktayız.

www.bizimbahce.net

Bu yazı toplamda 1026, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Gelen Aramalar: budama teknikleri nelerdir,budama teknikleri video

kamkat fidanına limon aşılama

09 Ekim 2011 Yazan  
Kategori Video

kamkat fidanına limon aşılama

 

YouTube Preview Image

 

www.bizimbahce.net video bölümünde bugün sizlere T Göz Aşısı yöntemiyle kamkat fidanına limon aşısının nasıl yapıldığını anlatan güzel bir video yayınlamak istiyorum.

Bitkilere göz aşısı nasıl yapılır? Kamkat aşısı nasıl yapılır? Kamkata limon aşılanabilir mi? Sorularının cevabını bu videoyu izleyerek cevaplamış olmaktayız.

Kamkat bitkisi için yetiştiricilik bilgileri, bizimbahce.net üyelerinin kamkat hakkında soru ve cevapları için buraya tıklayarak forum sayfalarımıza ulaşabilirsiniz.

Bu yazı toplamda 1314, bugün ise 4 kez görüntülenmiş

Gelen Aramalar: kumkat aşısı,limon aşısı,kamkat aşılama,balkonda limon aşısı nasıl yapılır

Kurtbağrı (Ligustrum ) Yetiştiriciliği

09 Ekim 2011 Yazan  
Kategori AÄŸaclar

Kurtbağrı (Ligustrum ) Yetiştiriciliği

 

Genel Özellikleri

Yaprak döken ya da her dem yeşil, çalı veya ağaç karakterinde, 50 kadar tür bu cinsi bulunur. Asya, Avrupa, Malezya ve Avustralya’da yayılım gösterir. Yaprakları karşılıklı dizilmiş, kısa saplı, kenarları dişsizdir. Genellikle çiçekleri dal uçlarında beyaz renkli, bileşik salkım durumundadır. Beyaz ya da krem renkli çiçekler yazın dal uçlarında kümeler halinde açar ve bazıları hoş kokar. Meyveleri üzümsü meyve durumunda, morumsu-siyah, yeşilimtırak veya beyaz renkli olabilir. Ligustrumlar kolaylıkla üretilebilen, uyumlu ve hızlı büyüyen özellikte olduklarından, en ucuz ve en çok kullanılan çit bitkisidir. Ligustrumlar budamaya dayanıklı ve sağlam bitkilerdir. Bu özellik onları iyi bir çit bitkisi yapar. En iyi tam güneş alan yerlerde yetiştirilir ve kısmı gölge ve şehir şartlarına da uyum sağlayabilir. Çok soğuk aylarda her dem yeşil olan türlerde yapraklar kahverengi – yeşil renge döner. Pek çok toprak çeşidinde ve kuru yerlerde de yetiştirilebilir. En iyi gelişme nemli ve zengin topraklarda olmaktadır. Ligustrum vulgare türü yurdumuzda doğal olarak yetişmektedir. Çit, bordür, yol ağacı, grup ağaç ya da topiary olarak kullanılabilir.
Üretimleri tohum ve çelikle olur.

Fotoğraf : Ligustrum bitkisinin ( Kurt Bağrı ) genel görünüşü

Önemli Türleri

Ligustrum japonicum (Japon Kurtbağrı); Japonya ve Kore kökenlidir. Ülkemizde de yetiştirilmektedir.
 
Fotoğraf : Ligustrum japonica bitkisinin yaprak ve meyvesinden görünüş
Hafif kumlu, balçıklı bahçe toprağında iyi gelişmektedir. Toprak isteği bakımından kanaatkârdır. Kireçli, kuru, asidik ve tuzlu topraklar ile sahil arazide yetiştirmeye uygundur. Şiddetli donlardan zarar görür. – 10 0C sıcaklıklara kadar dayanıklıdır. Ilıman iklimlerde iyi yetişir. Soğuğa karşı, yaz yeşili olanlardan daha dayanıklıdır. Meyve içinde yarım küre şeklinde, 3-5 mm büyüklüğünde, iki adet, açık kahve renkli tohum bulunur. Tohumlar geç sonbaharda olgunlaşır.
Yaygın ve yayvan bir tepe oluşturur. Aynı zamanda yayvan bir kök sistemine sahiptir. Budamaya yatkındır. Çit olarak yetiştirildiği takdirde biri erken ilkbahar, diğeri yaz ortasında olmak üzere yılda iki defa budanmalıdır. Ağır budamaya dayanıklıdır. Budama yapılmadığı takdirde çiçekler yaz sonuna kadar kalır. Hızlı büyür, maksimum 5–6 m boy yapar. Işık isteği bakımından yarı gölge bitkisidir. Yarı gölge de yaprak rengi daha hoştur. Geç sonbaharda olgunlaşan drupa meyveleri, 6mm çapında, siyahımsı, yarı etli ve terminaldir. Hermafrodit çiçekleri, küçük 4 parçalı, kremsi beyaz renkli, tüpümsü, mürekkep salkım şeklinde, piramidimsi ve 6 -15 cm uzunluktadır. Temmuz – Eylül ayları arasında açan çiçekler hafif kokuludur. Her dem yeşil yaprakları 4–10 cm uzunluğunda, geniş ya da uzun yumurta biçiminde, derimsi, ucu sivri veya küttür. Yaprak kenarları tam, orta damar kırmızımsı ve belirgin olmayan 4–5 çift yan damarlıdır. Genç sürgünler ince ve tüysüzdür. İyi sürgün verir.
Tohumla üretim esastır. Tohum toplanır toplanmaz herhangi bir işleme gerek kalmadan geç sonbaharda veya erken ilkbaharda ekilir. Çimlenme yüzdesi yüksektir. İlkbaharda yeşil çeliklerle, yazın 5–10 cm uzunluktaki yarı olgun çeliklerle seralarda, geç sonbaharda 20- 30 cm uzunluktaki sert çelikler ile sera ortamında üretilebilir.
Kirli hava şartlarına dayanıklıdır. Çok iyi bir çit ve bordür bitkisidir. Kısa boylu yol ağacı olarak, tek veya gruplamalarda kullanılır. Kapta doğal drenajın olmadığı çatı, teras, balkon gibi beton zeminlerde yetiştirilebilir.
Ligustrum vulgare (Adi Kurtbağrı); Avrupa, Kuzey Afrika, Batı Asya ve ülkemizde Karadeniz kıyı şeridi ile iç bölgelerde doğal olarak yayılış gösterir. Besince zengin, çoğunlukla kireçli, ılıman ve humuslu topraklarda iyi gelişir. Ağır killi, çakıllı, kurak, kumlu ve kuru topraklar ile tuzlu topraklar ve sahil arazide yetiştirmeye uygundur. Donlara dayanıklıdır. Ilıman iklimli yerlerde en uygun gelişim gösterir. Ancak soğuk iklim şartlarına ve kuraklığa dayanıklıdır.
 
Fotoğraf : Ligustrum vulgare bitkisinin genel görünüşü
Kahve renkli tohumlar yarı küre görünümlü, ucu sivri ve 2–3 mm büyüklüğündedir. Meyve içinde cilalı görünüşlü, 2 adet tohum bulunur. Ağustos –eylül ayında olgunlaşan tohumların çimlenme yüzdesi düşüktür. Habitüsü sık görünümlü çalı durumundadır. Tepe çapı 3–4 m dir. Hızlı büyür. Maksimum 4–5 m boy yapar. Yaygın kök sistemi geliştirir.

Fotoğraf : Ligustrum vulgare bitkisinin yaprak ve çiçek görünüşü
Makaslama ve budamaya son derece yatkındır. Canlı çit oluşturmaya uygundur. Makaslanarak kolayca şekil verilebilir. Erken ilkbaharda veya çiçeklenmeden sonra, yaz sonu budanması uygundur. Işıklı ortamda çiçek ve meyve verimi artar. Ekim – aralık aylarında olgunlaşan meyveleri sürgün uçlarında, bezelye büyüklüğünde, üzümsü meyve durumunda, olgunlukta parlak siyah renkli ve bol miktardadır. Haziran –temmuz ayında açan çiçekleri hermafrodit,beyaz renkli ve keskin kokuludur. Sıcak iklimlerde yarı hep yeşil yapraklar 4–6 cm uzun, ters oval biçimli, uçları sivri veya küt, kenarları düz ve yumuşak, üst yüzü koyu, alt yüzü açık yeşil renkli ve tüysüzdür. Genç sürgünler yumuşak yeşil renkli ve tüysüzdür. Tohumla üretim esastır. Tohumlar toplandıktan sonra sonbaharda ekilebileceği gibi rutubetli kumda + 40 C de 2–3 aylık soğuk katlamadan sonra erken ilkbaharda da ekilir. Yeşil çeliklerle erken ilkbaharda, yarı olgun odun çeliklerle yazın seralarda, sonbaharda sert çelikle ısıtmalı sera ortamında üretilir.
Kirli hava şartlarına, kent iklimine ve endüstriyel yörelere dayanıklıdır. Canlı çit tesisinde ve erozyon önlemede kullanılır. Su baskınlarına dayanıksızdır. Sonbaharda yapraklar morumsu bir renk alır, ama gösterişsizdir.

Üretimi

Genel olarak ligustrum bitkileri tohum ve çelikle üretilir. Tohum ile çoğaltma; çelikle çoğaltmanın güç olduğu türlere uygulanır. Sonbaharda toplanan tohumlar 1-10 C’ de 2-3 ay katlandıktan sonra ilkbaharda ekilir. Çelikle çoğaltma; değişik yöntemler uygulanmaktadır. Haziran ayında 10- 12,5 cm uzunluğunda hazırlanan yumuşak çelikler, soğuk yastıklardaki 2 kısım kum + 1 kısım peat karışımına dikilir. Çeliklerin nemini koruyabilmek için üzerleri örtülür. Herhangi bir hormon uygulamasına gerek yoktur. Dikimden takriben 6 hafta sonra % 100 dolaylarında köklenme elde edilir. Köklenme olduktan sonra dışarıda iyi hazırlanmış geliştirme yastıklarına 25 x 25 cm mesafelerle dikilir. Kurak aylarda sulama yapılarak, sezon sonunda oldukça iyi bir forma ulaşırlar. İlkbaharda kalsiyum – amonyum nitrat gübresi ile gübrelenmelidir.
Diğer bir yöntemde, temmuz ayında hazırladığımız çelikleri gölgelendirilmiş soğuk yastıklara alınır. 12 hafta sonra köklenme elde edilir.
Diğer bir yöntemde ise Ekim ayında 25 – 30 cm uzunluğunda hazırlanan odun çelikleri açık araziye dikilir. Bu çeliklerdeki pişkinleşmemiş yeşil aksam kesilerek çıkarılır.
Hazırlanan çelikler % 0,8’lik toz IBA ile muamele edilirler. Ancak Ligustrum vulgare çeliklerinin hormon uygulamasına ihtiyacı yoktur. Bu yöntemle % 80 – 95 oranında köklenme elde edilir. Sonbaharda söküme gelir.

Peyzajda Kullanımı

Ligustrumlar kırpılmaya ve kuvvetli budanmaya dayanıklı, sağlam bitkilerdir. Bu özellik onları iyi bir çit bitkisi yapar. Çit, bordür, yol ağacı, grup ağaç ya da topiary olarak kullanılır.
 
Resim : Ligustrum bitkisinin peyzaj da iki değişik şekilde kullanımı

Karşılaşılan Hastalık ve Zararlılar

Ligustrumda görülen zararlılar arasında yaprak biti, hastalık olarak da külleme ve alterneria görülmektedir.
Kaynak :http://www.megep.meb.gov.tr

Bu yazı toplamda 1458, bugün ise 3 kez görüntülenmiş

Gelen Aramalar: kırmızı yapraklı akçaağaç,kurtbağrı,japon akçaağaç,ligustrum nasıl üretilir,japon akcaağac neden yeşile doner,ligustrum japonica habitus,ligustrum bakımı,ligustrum ekme

DoÄŸal DiÅŸ Beyazlatma

Suna Dumankaya - Doğal Diş Beyazlatma Yöntemleri

 

 

Şifalı Bitkiler ve Güzellik Uzmanı Suna Dumankaya;  ve diş beyazlığı, , nelerdir? Diş beyazlatma kürü, , nelerdir? çözümler, nasıl yapılır? nelerdir, dogal diş beyazlatma, dişleri beyazlatan bitkiler, , diş beyazlığı için diş beyazlatıcı bitki,  bitkisel dis beyazlatici, suna dumankaya diş beyazlatma yöntemleri nelerdir? Sorularının cevabı için şu iki kürü öneriyor:

 

 

- Bir tatlı kaşığı öğütülmüş adaçayı, 

- Bir çay kaşığı kabartma tozu.

Yukarıda ki malzemeleri karıştırın. Bu karışımla dişlerinizi fırçalayın.
Haftada bir kez olgun çileğe fırçanızı batırıp dişlerinizi fırçalayın.
Böylece hem ağzınız güzel kokar hem de dişleriniz parlar.

 

Dişlerim sararıyor. Bunu nasıl önleyebilirim?

1 çay kaşığı karbonat,
çeyrek limonun suyu,
2 damla zeytinyağı.

Bu malzemeler uygun bir kap içerisinde karıştırılır. Diş fırçası hazırlanan diş beyazlatıcı bu kür içine batırılıp dişler fırçalanır. Böylece sigara vb sebepler yüzünden sararan dişlerin beyazlaması sağlanır.

Bu yazı toplamda 1302, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

Gelen Aramalar: ibrahim saraçoğlu diş beyazlatma kürü,diş beyazlatma bitkisel yöntemler ibrahim saraçoğlu,doğal diş nasıl beyazlatılır ibrahim saraçoğlu

Adaçayı ve Adaçayının Faydaları

08 Ekim 2011 Yazan  
Kategori Şifalı Bitkiler

Adaçayı ve Adaçayının Faydaları

Adaçayının faydaları ve zararları nelerdir? Hangi hastalıklara iyi gelmektedir? Adaçayını kimler kullanamaz? Adaçayı nasıl demlenir? Adaçayı bitkisi bakımı ve adaçayı yetiştirme teknikleri nelerdir?  Adaçayıyla ilgili bu ve diğer sorularınızın cevaplarını bu yazı dizimizde okuyabilirsiniz.

ADAÇAYI:

Dağların tepelerinde yabanî olarak kendiliğinden yetişen adaçayı, uzun yapraklı, açık yeşil renkli, oldukça keskin kokulu bir bitkidir. Yaz başında, haziran-temmuz gibi, çiçek açınca toplanır ve kurutulur. Taze yeşil yaprakları da kullanılabilir.

Yaygın adları:

Dişotu ve meryemiye, çalba, şalba, tülüce

Morfolojisi:

 

120 cm yüksekliğe kadar erişebilen, çalı görünüşünde, çok yıllık bir bitkidir. Dalları yatık ve beyaz renkli tüylerle kaplıdır. Yapraklar saplı basit veya 1- 2 kulakçıklı, grimsi beyaz renkli ve kuvvetli kokuludur. Haziran-temmuz aylarında açan çiçekler 2- 6 tanesi bir arada ve leylak renklidir.

Adaçayının Yararları Kullanım Alanları:

Adaçayı, gece terlemelerine yol açan rahatsızlığı giderir.

Nezleyi ve boğaz ağrılarını giderir.

Özellikle boğaz ve ağız içi iltihaplarında günde birkaç defa adaçayıyla hazırlanıp soğutulmuş çayla gargara yapmak iyi gelecektir.

İştahı ve zihni açar.

Böcek sokma vakalarında sokulan yere Adaçayı yaprağının tozu dökülürse fayda sağlar.

Gaz söktürücü etkisi nedeniyle mide ve bağırsak gazlarını gidermede faydalıdır.

Sindirim sisteminin düzenli çalışmasına yardım eder.

Mide bulantısını keser.

Uyarıcı etkisi ile kan dolaşımını hızlandırır ve vücuda kuvvet ve dinçlik verir.

Göğüs açıcı ve rahatlatıcı etkisi astım hastaları için yararlıdır.

Dişleri beyazlatır ve güçlendirir.

Sinir sistemi üzerinde etkilidir.

Sakinlik verir, çok sinirli ve gerginlik içinde olanlara faydalıdır. Sinir bozukluğu, baş dönmesi, titremeye iyi gelir ve menopoz döneminde karşılaşılan terlemeyi durdurur.

Adaçayı nasıl kullanılır? 

Adaçayı özellikle çayı yapılarak içilir. Ayrıca, yemeklere ve çorbalara tat ve koku vermek için de kullanılır. Banyo suyuna katılırsa vücuda zindelik verir. Özellikle hazmettirici ve gaz söktürücü özellikleri nedeniyle yemeklerden sonra içilmesi yararlıdır. Ada çayı suyu ile ağızda gargara yapılırsa bademcik, diş eti ve boğazlarda oluşan iltihaplar kısa sürede iyileşir.

Çay olarak kullanımı: Yarım veya bir tatlı kaşığı dolusu ince kıyılmış kuru yaprak, bir su bardağı dolusu kaynar suyla haşlanır ve üstü kapalı olarak 10 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 2-3 bardak içilir. Taze bitki kullanılması durumunda 4-5 dakika demleme süresi yeterlidir.

Çalkalama/Gargara olarak kullanımı: 2-3 tatlı kaşığı kurutulmuş ve ince kıyılmış yaprak, 2 bardak soğuk suya eklenir ve ateşe konur. kaynamaya başlayınca ocaktan indirilir ve üstü kapalı olarak 15 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde pek çok kere 5-10 dakika süreli gargaralar yapılır.

U Y A R I !

Ada çayı fazla kullanıldığında tansiyon yükselebilir.

Gebelik süresince ve emziren annelere tavsiye edilmez. Annelerin süt üretimini durdurur. Dölyatağı (Rahim) kaslarını uyardığı için, gebelik sürecinde kullanılmaz.

Günde 3 fincandan fazla içilmemelidir.

YETİŞTİRME TEKNİĞİ:

 

Çok yıllık olan Adaçayı türleri bahçede ve çok küçük olmayan saksılarda yetiştirilebilir. Sıcağa ve kurağa dayanıklı olan bitkinin belirgin bir toprak seçiciliği yoktur. Tohumdan yetiştiriciliği yapılabileceği gibi bazı türlerde rahatlıkla çelikle yetiştiricilik yapılabilir. Belirli bir büyüklüğe gelen adaçaylarının tepesinin alınması dallanmanın arttırılması ile tüketilen yaprak veriminin artmasına yardımcı olacaktır.

http://www.bizimbahce.net/dogal-ve-bitkisel-saglik/adacayi-ve-adacayinin-faydalari.htm

Bu yazı toplamda 1076, bugün ise 2 kez görüntülenmiş

Gelen Aramalar: adaçayı nasıl demlenir,adaçayının zararları,çalba otunun faydaları,ada çayının zararları,adaçayı yetiştiriciliği,adaçayı zararları,adaçayı bitkisi,ada çayı zararları,saksıda adaçayı bitkisi yetiştirmek,kinoa bitkisi

Soğan ve Soğanın Faydaları

07 Ekim 2011 Yazan  
Kategori Şifalı Bitkiler

SOĞAN: A, B ve C vitaminleri ile potasyum, magnezyum, kalsiyum, sodyum, iyot, fosfor ve kükürt mineralleri bakımından oldukça zengindir.

Soğanın Faydaları: Vücut direncini arttırır ve vücuda kuvvet verir.

Zihinsel ve bedensel yorgunluğu giderir.

Bağışıklık sistemini güçlendirir.

Yüksek tansiyonu düşürür.

Soğuk algınlığı, grip, astım ve bronşit hastalıklarında faydalıdır.

Nefes yollarını açar ve öksürüğü keser.

Damar tıkanıklığını önler.

Kalp ve damar hastalıkları ile kansere karşı koruyucudur.

Kandaki şeker seviyesini ayarlayan soğan şeker hastalarına faydalıdır.

Böbrek ağrılarını hafifletir. Böbrek kumlarının ve taşların dökülmesine yardımcı olur ve tekrar oluşmalarını önler.

Mikrop öldürücü etkisi vardır.

Vücuttaki ve kandaki zararlı maddeleri vücuttan uzaklaştırır.

Yaraların daha hızlı kapanmasına yardımcı olur.

Egzama, dolama gibi cilt hastalıklarına karşı faydalıdır.

Karaciğerin çalışmasını düzenler.

Hazmı kolaylaştırır.

Kanı temizler.

Sinirleri rahatlatır, sıkıntı ve bunalıma iyi gelir.

Uyku problemi çekenlere faydalıdır.

Hafızayı güçlendirir.

Cinsel gücü arttırır.

Kemik erimesine karşı etkilidir.

Soğan Nasıl Kullanılır? Taze ve kuru soğan olarak iki şekli de tüketilir. Çiğ olarak, salatalarda ya da pişirilerek yemeklerde kullanılır.

http://www.bizimbahce.net/dogal-ve-bitkisel-saglik/sogan-ve-soganin-faydalari.htm

Bu yazı toplamda 866, bugün ise 3 kez görüntülenmiş

Tatlı Patates Yetiştiriciliği

05 Ekim 2011 Yazan  
Kategori Bitkisel Üretim

TATLI PATATES YETİŞTİRİCİLİĞİ

1. Ekonomik önemi, anavatanı ve yayılma alanları

Tatlı patates ülkemizde çok az tanına ve sadece bazı meraklı bazı kişilerce sofralık, aynı zamnda da süs bitkisi şeklinde değerlendirilen tek yıllık, bir sebzedir. Tatlı patatesin Türkiye’ye Kıbrıs’tan 1930’lu yıllarda geldiği sanılmaktadır. Ülkemizdeki üretimi ekonomik bir değer ifade etmemektedir.

Tatlı patatesin anavatanı Amerika’dır. Özellikle Meksika’nın tatlı patatesin gen merkezi olduÄŸu, buradan Avrupa ve Asya’ya daha sonrada Afrika’ya yayıldığı bilinmektedir. Bu gün Afrika ve Asya ülkelerinin çoÄŸunda yaygın olarak yetiÅŸtirilerek tüketilmektedir. Mc Collum (1968) tatlı patatesin 300 yıldır Virginia’da yetiÅŸtirildiÄŸini ve bu bitkini,n orta ve güney Amerika’’an İspanyollar kanalıyla dünyaya yayıldığını bildirmektedir. Tatlı patates yumruları %27 oranında ÅŸeker içerirler. 100 g tatlı patates 125 kalori verir.

2. Morfolojik Özellikleri

2.1. Kök

Tatlı patatesin kökleri büyük ölçüde toprağın 30-40 cm derinliğinde yayılmışlardır. Bitki çok miktarda kök meydana getirir. Kazık kökleride çok dallanmış olup yer yer depo kök haline gelerek tatlı patatesin yenilen kısmı olan patatesini oluşturur. Bazen bu kazık kökler kök uzunluğu boyunca kalınlaşarak depo halini aldıkları halde yumru oluşturmazlar. Depo kök haline gelmiş bu kazık kökler, üzerinde bol miktarda saçak kökler taşırlar.

2.2. Gövde

Tatlı patates gövdesi otsu ve sürüngen yapıda olup toprak üzerinde bir bitkiden çıkarak gelişen uzun dallar halindedir. Uygun şartlar oluştuğunda bir bitki 3-6 m boyunda birkaç daldan oluşan bir gövde meydana getirir. Bitki sürekli olarak büyüme yeteneğine sahiptir. Bu özelliği bitkiye iki avantaj kazandırır. Bunlardanbirincisi gövde parçaları alınarak bitkinin çelikle vegetatif olarak üretilmesi mümkün olur ve bit bitkiden 60-80 adet veya daha fazla çelik elde edilebilir. Bu özellik üretim maliyetini düşürür. İkinci avantaj ise vegetatif üretim sayesinde çeşit muhafazasında sorun yaşanmaz. Ayrıca bitki bu özelliği nedeniyle tarla yüzeyini tamamen kaplayarak yabancı otların gelişmesine imkan vermez. Bu özellik aynı zamanda kendinden sonraki bitkiler için iyi bir arla bırakmasını sağlar. 9:57

2.3. Yaprak

Tatlı patates bitkisi toıprak üzerinde sürünerek uzanan ve çok dallanan gövdesi üzerinde her nodyumdan bir adet 15-20 cm uzunluğunda kuvvetli bir yaprak sapı ve be sapın uç kısmında yukarıya doğru bakan, yuvarlak şekilli kenarları dişli yapıda bir yaprak meydana getirir. Yapraklar koyu yeşil renkli olup yaprak yüzeyleri tüysüz ve parlaktır. Bitki meydana getirdiği yapraklarla toprak yüzeyini tamamen örter. Her yaprak koltuğunda uyuyan bir göz bulunur. Sürgünün ucu herhangi bir şeklide zarar görür veya koparılırsa yaprak koltuklarında uyuyan gözlerde zarar gören uç kısma en yakın göz uyanarak sürgünün gelişmesine devam etmesini sağlar. Bitkinin yaprakları çok iyi bir hayvan yemi materyalidir. Ancak yem olarak soldurulmadan kullanılmalıdır.

2.4. Çiçek

Bitki belli bir sıcaklık toplamı olmadan çiçek meydana getirmez. Çiçekleri beyaz veya mor renkli taç yapraklara sahiptir ve birkaç tanesi bir salkım halinde bulunur. Patlıcan çiçeklerine çok benzer. Taç yapraklar birbirlerine bir perde ile bağlanmıştır. Tohum bağlarsada üretimi vegetatif yolla yapılabildiği için tohumları ıslah çalışmaları dışında kullanılmaz.

3. Tohum ve çimlenme özellikleri

Çiçekler daha sonra meyveyi geliştirerek koyu renkli köşeli yapıdaki tohumlarını oluştururlar. Tohumlar çimlenmelerini 4-5 yıl korurlar. Yetiştiricilik açısından önem taşımazlar.

4. YetiÅŸtirilme istekleri

4.1. İklim isteği

Tatlı patates iklim istekleri bakımından seçici bir bitkidir. Ilık, sıcak, subtropik ve tropik iklimlerde yetiştirilir. Bitkinin yumru oluşturması için 175 günlük donsuz geçen bir yetiştirme periyoduna ihtiyaç vardır. Bu süre erkenci çeşitlerde 120 güne kadar düşebilir. Yetiştirmenin başarılı olabilmesi için gece sıcaklıklarının 18-20 °C olması istenir. Bu şartları sağlamayan yerlerde bitki gelişmesi olsada yumru oluşumu olmaz. Ülkemizde sadece bu şartları taşıyan belli yörelerde (Güney Ege, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgesinin önemli bir kısmında yetiştirilebilir.)

4.2. Toprak isteÄŸi

Atlı patates üretimi için en uygun topraklar kumlu topraklardır. Tatlı patates yetiştirilecek toprağın iyi derene edilmiş olması istenir. Optimal toprak pH’sı 5.3 ile 6.7 arasındaki değerlerdir. Tatlı patates yetiştiriciliğnde ön bitki olarak tahılalr tercih edilmelidir.

Yüksek verim almak için iyi direne edilmiş kumlu topraklar daha uygundur.

5. YetiÅŸtirme Åžekli

5.1. Toprak hazırlığı, ekim, dikim ve bakım işleri

Tatlı patates üç şekilde üretilir:

  • Yumruları ile üretim
  • Köklü sürgünleri ile üretim
  • Çelikleri ile üretim

Her üç üretim şeklide pratikte uygulanır. Uygulanan bu üç üretim şeklinin üçündede gübreleme ve tarlanın sürülmesi işlemleri aynıdır.

Tatlı patates yetiştirilecek tarla 25-30 cm derinliği geçmeyecek şekilde sürülür. Derin sürümlerde kökler derinlere giderek yumru oluşturmazlar. Sürümlerden sonra dekara 10-12 kg N, 10 kg p2o5 ve 10-12 kg k2o gelecek şekilde yapay gübre Disk-Harrow altına olmak üzere toprağa verilir. Böylece toprak hazırlığı ve gübreleme yapılmış olur. Daha sonra yapılacak yetiştirme şekline göre toprak ekime veya dikime hazırlanır.

Yumruları ile tatlı patates üretimi : Bu üretim şeklinde tatlı patates yumruları veya üzerinde en az 2-3 gözü bulunan, kesilerek parçalar haline getirilmiş tatlı patates parçaları üretim materyali olarak kullanılır. Tavlı olarak işlenmiş ve gübrelenmiş toprakta sıra araları 80-100 cm olacak şekilde 20 cm derinliğe karıklar açılır. Dikim bu karıkların boyun noktalarına ve tavlı toprağa yapılır. Sıra üzerinde, çeşit özelliğine bağlı olarak 40-50 cm mesafe bırakılır. 6-8 cm derinliğe ocak şeklinde ve her ocağa bir adet küçük patates veya parça patates gelecek şekilde dikim yapılır. Eğer patetesler kesilerek parçalara ayrılmış ise yumuşak çürüklüğün yumru parçalarında zarar yapmaması için parçalar ekim öncesinde meşe kömürü tozuna batırılır. Tatlı patates sıcağı seven bir bitki oluşu nedeniyle çok aceleci olmamak toprak sıcaklığının 18-20 °C olmasını beklemek yararlı olur. Bu şartlarda dikilen patatesler dikimden 7-10 gün sonra toprak yüzüne çıkarak hızlı bir şekilde gelişmeye başlarlar. Bitkiler toprak üzerinde dallanmaya başlamadan bir defaya mahsus olmak üzere çapalanırlar. Esasen daha sonra bitkiler dallanarak yayılacaklarından çapa yapma imkanı ortadan kalkar.

Daha sonraki dönemde düzenli sulamaların dışında herhangi bir işlem yapılmaz. Bitkinin ülkemizde zarar yapan herhangi bir hastalığı veya önemli bir zararlısı yoktur. Tatlı patates bitkileri hızla gelişerek yeni dallar meydana getirerek toprak yüzünü tamamen örterler. Böylece tarlada hiçbir yabani otun gelişmesine imkan vermezler, iyi bir yabancı ot kontrolüde yapılmış olur.

Sonbaharda yumruların olgunlaştığı, yaprakların yeşil renkten kızıl kahve rengine dönmesi ile anlaşılır. Bu dönemde tarlanın birkaç yerinden söküm yapılarak yumruların yeterli büyüklüğe ulaşıp ulaşmadığı belirlenir ve buna göre hasada karar verilir. Hasadın gecikmesi yumruların irileşmelerine olumlu etki yapmakla birlikte hasat çok gecikirse yumrularda kalite kayıpları başlar, yumrular iç boşaltırlar ve koflaşırlar. Bu nedenle hasadın zamanında yapılması gereklidir.

Hasat pullukla veya elle yapılabilir. Pullukla hasat da sürüm yapılarak toprak yüzüne çıkan yumrular toplanır. Elle hasat yapmak yüksek maliyetli bir işlem olduğu için ve geniş alanlarda uygulama imkanı bulunmadığından pek kullanılmaz.

Köklü sürgünleri ile tatlı patates üretimi : Bu metodla yetiştirme yapılabilmesi için önce köklü sürgünlerin üretilmesi gerekir. Bunun için daha önceden ayrılmış bulunan tatlı patatesler bir ılık yastık içine yere yatay olarak toprağın 10-12 cm derinliğine birbirinden 30-40 cm sıra arası, 10-15 cm sıra üzeri mesafelerle dikilirler. Bu patateslerin her birindne en az patates üzerindeki göz sayısı kadar. Sürgün meydana gelir ve bu sürgünler gözün hemen üzerinden itibaren köklenirler. Havaların soğuk olduğu ve son riskinin bulunduğu dönemde yastık içinde gelişen bu köklü sürgünler don riski ortadan kalkıncaya kadar bekletilir. Toprak dikim sıcaklığına ulaşınca (18-20 °C) sürgünler patates yumrularından ayrılarak daha önceki yöntemde belirtildiği şekilde hazırlanan karıkların boyun noktalarına çapa ile dikilir. Can suyu verilir. Bu yöntemle yetiştirmede toprak tavı çok önemli değildir. Dikimde kullanılan sıra arası ve sıra üzeri mesafeler aynııdır. Bu şekilde dikilen köklü tatlı patates sürgünleri hemen gelişmeye başlarlar. Bitki gelişmesine bağlı olarak 2. Veya 3. Sulamadan sonra bir çapalama yapılır. Bitkinin gelişme ve hasat dönemindeki bütün işlemler birinci üretim şeklinde olduğu gibi sürdürülür. Bu yöntemde, diğer iki yönteme göre birkaç günlük erkencilik sağlanır

Çelikleri ile tatlı patates üretimi : En çok kullanılan üretim yöntemlerinden birisidir. Bu yöntemle üretimde kullanılan üretim materyali olan çeliklerin üretimi için diğer yöntemle üretimde kullanılan üretim materyali olan çeliklerin üretimi için diğer yöntemlerde olduğu kadar patates materyaline gereksinim duyulmaz. Ancak bu yöntemde hasadın 10-15 gün gecikmesi gibi bir sakınca vardır. Çeliklerin köklenerek gelişmesi için kullanılan bu zaman bu metodun en önemli sakıncasını oluşturur.

Bu yöntemde sadece bir yumrudan 50-60 hatta daha fazla çelik dolayısıyla bitki elde edilebilir. Yetiştirme için ihtiyaç duyduğumuz çelik miktarı daha önceden hesaplanarak sonbaharda kış döneminde oluşabilecek çürümeleride dikkate alarak yeteri kadar yumru ayrılır. Bu yumrular ılık yastıklara köklü sürgün elde edildiğinde olduğu gibi ancak iki katı aralıklarla dikilirler. Bitkiler ilk gelişmelerini yastık içinde yaparlar. Soğukların etkisi kalkınca yastıklar açılır bir dahada kapanmaz. Gövde dallanarak yastık dışına taşar. Bu dallar daha sonra üretim materyali olarak kullanılacak olan çelikleri oluşturacağından düzgün şekilli olarak gelişmeleri sağlanır. Dalların çiğnenmemesine özen gösterilir.

Dikim öncesinde çeliklerin dikime hazırlanması gereklidir. Bunun için dallar dikkatli bir şekilde yumrunun hemen üzerinden kesilerek alınırlar. Yapraklar gövdenin üzerinde 1-2 cm yaprak sapı kalacak şekilde gövdeden kesilerek atılırlar. Kalan gövde, üzerinde 3-4 yaprak koltuğu kalacak şekilde 15-20 cm uzunluğunda parçalara ayrılır. Bu parçalar üretimde kullanılacak olan çeliklerdir.

Toprak sıcaklığı 18-22 °C’ye ulaşıldığında aynen diğer üretim yöntemlerinde olduğu gibi önce karıklar dikime hazırlanır. Yine çeşide ve tarla özelliklerine bağlı olarak değişmek üzere karıklar arasında 80100 cm mesafe verilir. Sıra üzerinde ise yine çeşide, dikim zamanına ve tarlanın verimlilik özelliklerine göre 25-30-40 cm arasında değişen aralıklar bırakılır.

Dikim esnasında bir gözün toprak altında diğer gözlerin ise toprak üstünde kalmasına özen gösterilir. Dikim karıklara su verildikten sonra karıkların boyun noktasına, çelikler karık sırtına doğru hafif meyilli olacak şekilde yapılmalıdır.

Çelikleri oluşturan gövde bitkinin gelişme döneminde yaprakların altına gölgede kaldığı için güneşe karşı hassastır. Çelikler dikimden sonra korunmazsa güneşten kolayca zarar görür ve kururlar. Bu nedenle tarlaya dikilen çeliklerin üzerine gölgelemeyi sağlayacak şekilde bir tutam kuru ot veya saman konulmalıdır. Böylece çeliklerin güneşli ortamdan zarar görmeden kök ve sürgün meydana getirmeleri sağlanmalıdır. Çelikle üretimde bu uygulama başarıda önemli rol oynar.

Bu şekilde dikilerek güneşten korunan çelikler bir hafta içinde toprak üstündeki yaprak koltuklarından sürgün meydana getirmeye başlarlar. Dikimden sonraki 15 gün içinde 3-4 yaprak oluştururlar. İşte bu dönemde bitkiler bir defaya mahsus olmak üzere çapalanırlar. Bundan sonra yapılan işlem sadece düzenli aralıklarla bitkilerin sulanmasıdır. Tatlı patatesler daha sonra hızla gelişirler toprak üstünü örterek yabancı ot gelişmesine engel olurlar. Hasat diğer metotlarda olduğu gibi yapılır.

5.2. Tarımsal savaşım

Daha öncede belirtildiği gibi hastalık ve zararlılar açısından sorunlu bir sebze değildir. Ancak kadı lokmasının çok bulunduğu tarlalarda yetiştirme yapmaktan kaçınılmalıdır. Köstebekte tatlı patateste önemli zararlara yol açabilmektedir.

6. Olgunluk hasat ve depolama

Tatlı patateste olgunluğun ilk işareti yaprak renklerinin koyulaşarak kahverengi görüntü almasıdır. Belli dönemden sonra örnek birkaç söküm yapılarak çeşidin büyüklüğünü kazanıp kazanmadığı tespit edilerek hasada başlanır veya hasat bir süre geciktirilir.

Tatlı patateslerde hasat makine ile yapılmalıdır. Hasat edilen yumrular iriliklerine göre gruplandırılır. Küçük yumruklar tohumluk materyali olarak ayrılır.

Tatlı patatesler depolanabilirler. Depolama tahta kasalarda %85 nemli depolarda ve 10-12 °C sıcaklıkta yapılırsa 6 aya kadar saklama mümkün olur. Muhafaza sırasında meydana gelen kaybın düşük olması için yumruların tam olgunlaşmaları, hasat edilirken yaralanmamaları ve depoya koymadan önce iyice kurumuş olmaları sağlanmalıdır.

kaynak:http://bahceziraati.com/sebzeler/tatli_patates.html

Bu yazı toplamda 1442, bugün ise 2 kez görüntülenmiş

Gelen Aramalar: tatlı patates tohumu,meksikanıntatlı,tatlı patates yetiştiriciliği,tatlı patates tarımı,tatlı patates fidesi,tatlı patates üretimi,tatli patates nasil yetistirilir,tatli patates kibris,patates yetiştiriciliğinde,patates yetiştiriciliği balkonda

Biberiye Yetiştiriciliği ve Faydaları

02 Ekim 2011 Yazan  
Kategori Şifalı Bitkiler

1. TAKIM: Tubiflorales

2. FAMİLYA: Lamiaceae

3. CİNS: Rosmarinus

4. TÜR: Rosmarinus Officinalis L.

5. MAHALLİ ADLARI: Kuşdili, Hasaban, Lacivert Gül, Itırların Prensi

6. BİTKİ HAKKINDA GENEL BİLGİ VE ÜLKEMİZDEKİ YAYILIŞI:

Dünyanın birçok yerinde kültürü yapılmaktadır. BaÅŸta Türkiye olmak üzere özellikle Akdeniz’e kıyısı olan ülkelerde 1500-1700 m yüksekliklere kadar yetiÅŸme ortamı bulmuÅŸtur. Çok sayıda varyete ve forma sahiptir. Akdeniz havzası baÅŸta olmak üzere ılıman ve sıcak iklim bölgelerinde kültüre alınmıştır.

 Akdeniz ülkelerinde yabani olarak yetiÅŸir. Yayıldığı ülkeler Portekiz, Yugoslavya, Fransa, İspanya, Tunus, Fas, Cezayir ve İtalya’dır.

Ülkemizin batı ve güney kıyılarında yabani olarak yetişir. Park ve bahçelerde yetiştirilir. Baharat v.b. Amaçlarla kültürü yapılamaz. Baharat olarak da fazla kullanılmaz.

Uçucu yağ üretimi yok denecek kadar azdır. Bunun yanında, birçok ülkede doğal yetişen biberiye toplanmakta ve

değerlendirilmektedir. Ancak istatistiği tutulmamaktadır. Bu nedenle rakamla ekonomik önemi belirtilememektedir.

7. BİTKİSEL ÖZELLİKLERİ:

Çalımsı karakterli bir bitkidir. Sapı lifsi yapıda, ince, narin, çok dallı ve diktir. Genç dalları dört köşelidir. Yaprakları karşılıklı, sapsız ve kulakçıksızdır. Yaprakları çam yapraklarına benzer. Yaprak ayası uzunca, oldukça etli, üst tarafı tüysüz, koyu renkli; alt tarafı ise çok tüylü ve beyazımtrak yeşil renklidir.

Yaprak kenarları alt tarafa doğru kıvrık olup kışın yapraklarını dökmez. Yaprakları dil şeklinde, 2-3 cm uzunlukta, 2-4 mm genişliktedir. Yaprak ayası derimsi, dar, şeritsi veya mızraksıdır. Yaprak ucu küttür. Taban kısmı çok kısa sap şeklinde daralmıştır.

Çiçekleri, dalların ucunda ve yaprak koltuklarında küçük topluluklar halindedir. Bütün sene çiçeklidir. Ve çiçekleri bir eksen üzerinde salkım şeklindedir. Çanak yaprakları tüp şeklinde, iki dudaklı ve çok tüylüdür. Taç yaprakları da tüp şeklinde ve iki dudaklıdır.

Çiçekleri mavimsi beyaz, mor ve eflatun renklidir. Üst dudakta iki dar lop, alt dudakta üç dar lop bulunur. Alt dudağın orta lobu diğerlerinden daha büyük ve çukurdur. Stamerler iki tanedir.

Flament, korolla tüpünden daha uzun, kıvrık, mor renklidir ve tabanında küçük bir diş yapısında çıkıntısı vardır. Dişi organ iki karperli, stilusu uzun ve kıvrık, stigması iki parçalıdır. Çiçeklerinde nektarium bulunur.

Meyvesi esmer, küçük fındıksı yapıdadır. Yapraklarında %8 tanen, %1-2 uçucu yağ ve acı madde bulunur.

8. FAYDALANMA YÖNLERİ:

En ucuz baharatlardandır. Mutfakta et, sebze, omlet,çorba, sos ve salatalar da, hemen hemen her türlü gıdada sevilerek tüketilir. Gıda sanayinde baharat ve yan ürünleri başta olmak üzere, alkolsüz içecek, çeşni ürünü ve etlerde, ayrıca şekerleme, dondurma ve fırın ürünlerinde kullanılır. Gıda sanayinin kullanımının dışında, son zamanlarda sentetikler kadar etkili biberiye antioksidanları üretilmekte ve değerlendirilmektedir. Ayrıca parfümeri, kozmetik ve eczacılıkta kullanılır. Özellikle spazm çözücü, romatizma, gargara, tavman, burkulmalara karşı fiziksiyon, idrar söktürücü, tenter, ateş düşürücü, astım ve birçok hastalığa karşı faydalıdır.

9. YETİŞTİRİLMESİ:

İKLİM VE TOPRAK İSTEKLERİ: Yetiştiği yerler yazları kurak, kışları yağışlı geçen bölgelerdir. 1500-1700 m yüksekliğe kadar yayılmasında iklim değişikliklerine dayanıklı olması ve serin iklim koşullarında da rahatlıkla üretilebilmesi etkendir.
Toprak isteği yönünden fazla seçici bir bitki değildir. (İLİSULU -1992)

EKİM-DİKİM: Kendisi doğal olarak yetişmekte olan bir bitkidir. Tohumlarını saçarak koloniler oluşturmaktadır. Tohumları ekilerek kolay üretilebildiği gibi, çok koku yayan biberiye bitkileri vejetatif olarak çelik alma yoluyla da üretilebilir. Bahçelerde,tarlalarda ve kısmen gölgelik yerlerde rahatlıkla yetiştirilir.

BAKIM: Kendisi ürediği için bakımı hakkında yeterli bilgimiz yoktur. Fakat, bakımında fazla zorluk çekilmeyeceği anlaşılmaktadır. (İLİSULU-1992)

HASAT-TOPLAMA: Biberiye, akdeniz kıyılarında işlenmemiş bölgelerde bütün yıl çiçek açan bir bitkidir. Bu bitkinin bütün yıl çiçek açan dalları toplanır, demet yapılır ve gölgede kurutulur. Böylece her zaman kullanılır. (İLİSULU-1992

10. VERİM:
Doğadan toplandığı için dekara verimini söylemek isabetli olmaz. Ancak sık ekilmiş bir biberiye kolonisinden bir kişi filizleri kırarak günde 400-700 kg yaş drog toplayabilir 5-7 kg yaş drogtan ise 1kg kuru drog elde edilir. (İLİSULU- 1992)

11. MUHAZAFA -PAZARLAMA:
Elde edilen yaş filizli, çiçekli droglar gölgede kurutulurlar. Kutularda tarla ve çuvallarda saklanır, pazarlanır. Satın alınırken iyi saklanmış olmasına, kokusunun azalıp azalmamasına, böçek ilacı yapılmamış olmasına dikkat edilmelidir. (İLİSULU-1992)

Kaynak: Keşap Tarım İlçe Müdürlüğü Çiftçi Yetiştiricilik Bilgileri
Yazının devamı forum sayfalarında, buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Biberiye Çayının Faydaları.Biberiye Faydaları Nelerdir?

Ballıbabagillerden familyasından olan ve Kuşdili olarak da bilinen biberiye bitkisinin anavatanı akdeniz bölgesidir. Ülkemizde yabani olarak batı ve güney kıyılarında yetişmektedir.  Biberiye süs bitkisi olarak da yetiştirilmektedir.

Bileşiminde 1,8 cineol, pinen, campfer, borneol, bornylasetat, verbenon vardır. Flavonoid yapısında tanen, acı madde ve triterpen asit yer alır.

Biberiye yağı çiçekli dalların su buharı destilasyonuyla elde edilir.

Taze ya da kurutulmuş yapraklar ve bunlardan hazırlanan etkili dozda preparatlar kullanılır.

Biberiye ve Biberiye Çayının Faydaları Nelerdir?

• Antispazmodik etkisi vardır.

• Biberiye otu sindirim sistemi sorunlarına karşı kullanılır. Mide ve bağrısakları uyarır.

• Kronik dolaşım problemlerinde kullanılan bir bitkidir. Biberiye yağı koku sinirini  ve trigeminus duyu siniri uçlarını uyararak refleks yolla solunum ve dolaşımı uyarırıcı etki gösterir.

• Phytotherapy Research 2010 Ağustos sayısında yayınlanan bir çalışmada biberiyenin dolaşım sistemini uyarıcı etkisi tespit edilmiştir.

• Sabah yorgunluğundan ve üşümekten şikayet eden kişiler biberiye preparatlarından yararlanabilirler.

• Oxford Journals, 2002 şubat sayısında yayınlanan çalışmaya göre biberiyedeki  carnosol maddesi  anti-kanserojen özelliğe sahip.

• 2007 yılında Onkology Reports adlı bilimsel dergide yayınlanan bir hücre çalışmasının sonucuna göre biberiye ekstresinde bulunan ‘carnasol’ adlı madde meme kanseri hücrelerinin üremesini engellemiştir.

• 2007′de Kanada’da yapılan bir çalışmada biberiye ekstresinin farklı kanser hücre kültürleri üzerindeki etkisi incelenmiş ve insan lösemi ve meme kanseri hücreleri üzerinde deneysel olarak etkili olduğu saptanmıştır.

• Romatizma ağrılarına karşı biberiye yağı haricen kullanılabilir.

• Baş ağrısı ve migreni hafifletebilir.

• Kan şekerini düşürücü ve kanı sulandırıcı etkisi vardır.

• Saç dökülmesini önleyici ve saçı besleyicidir. Yağlı saçların temizlenmesi için biberiyeden yararlanılabilir. Biberiye özlü şampuan ve saç kremleri mevcuttur.

• Hafızayı güçlendirir. 144 sağlıklı insan üzerinde yapılan bir bilimsel çalışmada, biberiye uçucu yağının öğrenme ve algılama fonksiyonlarına olan etkisi araştırılmış ve biberiye  yağının hafızayı güçlendirici etkisi saptanmıştır (koklama ya da masaj şeklinde kullanımı)

• Almanyadaki E Komisyonu biberiye yaprağının hazımsızlık, düşük tansiyon, fonksiyonel dolaşım şikayetleri, kas ağrısı ve yumuşak doku romatizmasında(banyo) kullanılabileceğini belirtmiştir.

Biberiye Nasıl Kullanılır?

Sıvı ekstre, kapsül, tentür ve çay olarak kullanılabilir. Uçucu yağı sadece haricen kullanılmalıdır.

?

Biberiye Çayı : 2 çay kaşığı ince kıyılmış biberiye 1 bardak kaynar suyla haşlanır ve 10 dk demlendikten sonra süzülerek içilir. Günlük olarak 2-3 bardak içilebilir.

Biberiye Banyosu : 50 gr biberiye 1 litre suda kaynama derecesine kadar ısıtılır. 25-30 dk demlenir süzüldükten sonra banyo suyuna eklenir. Uyarıcı etkisi nedeniyle geceleyin yapılması tavsiye edilmez.

Biberiye Zararları Varmıdır?

• Biberiye tansiyon yükselmesine neden olabileceğinden yüksek tansiyon sorunu olanlara tavsiye edilmez.

• Hamileler kullanmamalıdır. Biberiye bitkisinde yer alan oleanolic asit düşük yapma riskini fazlalaştırır.

• Biberiye yağı dahilen kullanılmamalıdır. Düşük dozları böbrek mide proplemlerine yüksek dozu ise zehirlenmeye yol açar.

http://www.bizimbahce.net/dogal-ve-bitkisel-saglik/biberiye-yetistiriciligi-ve-faydalari.htm

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Bu yazı toplamda 1209, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

Gelen Aramalar: biberiye çayı nasıl yapılır ibrahim saraçoğlu,biberiye çayı nasıl demlenir,biberiye çayı nasıl yapılır,taze biberiye çayı nasıl demlenir,ibrahim saraçoğlu biberiye çayı,biberiye nerelerde kullanılır,ahmet maranki biberiye çayı,biberiye çayı nasıl kullanılır,biberiye çayı nasıl içilir,ahmet maranki biberiye nasıl demlenir

« Önceki Yaz?larSonraki yaz?lar »